Bugun...



AYÇEP:Jeotermal sahaları yeterince denetlenmiyor
Tarih: 28-11-2016 13:00:00 Güncelleme: 28-11-2016 15:07:59 + -


Aydın Çevre Kültür Derneği (AYÇEP) Başkanı Mehmet Vergili ve AYÇEP üyeleri, Efeler merkezindeki Atatürk Kent Meydanı’nda basın toplantısı düzenleyerek, jeotermal kuyu ve santrallerin yeterince denetlenmediğini düşündüklerini ve yetkililerden yasaların uygulanmasını, yeterli denetimlerin yapılmasını istediler.

facebook-paylas
Tarih: 28-11-2016 13:00

AYÇEP:Jeotermal sahaları yeterince denetlenmiyor


AYÇEP’İN düzenlediği basın toplantısına destek vermek için; Efeler Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri, CHP Gençlik Kolları üyeleri, TEMA Aydın İl Temsilciliği Yönetim Kurulu üyeleri, birçok sivil toplum örgütü ve vatandaşlar katıldılar.

 


Aydın Valiliği, Tarım ve Enerji Bakanlığı’na çağrıda bulunan AYÇEP Derneği Başkanı Mehmet Vergili; “Mevcut 14 santral ve 400’e yakın kuyunun çevreye ve canlı yaşama verdiği zararlar ortadayken, yeni jeotermal kuyu ve santral ihaleleri yapılmasın, yapılanlar da iptal edilsin. İhaleler devam ederse kimsenin bu coğrafyada yaşama şansı kalmayacağını söylüyoruz.” dedi.

 


Vergili açıklamasında ayrıca şunları söyledi; “Dünyanın en eski teknolojilerini kullanan şirketlerin 2007 yılında çıkartılan yasa ve 2012 yılındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin yaptığı düzenleme ve verdiği imtiyazlar şehrimizin kent meydanlarına, yerleşim yerlerinin dibine kadar santral kurmuşlar ve kuyu açmışlardır. Son olarak da ADÜ Tıp Fakültesi’nin hemen bitişiğinde Kalfaköy ve Mahkemesi devam eden Yılmazköy Mahallesi’ne göz dikmişlerdir. 

 


AYDIN’DA NORMAL ÖLÜM DAHİ OLMAMAKTA”


“Bu kuyular açılırken şirket sahipleri mevcut çıkartılan yasalara dahi uyma gereğini duymamışlardır. Ağır metal içeren akışkanları toprağa ve çıkan hidrojen sülfürlü gazları havaya bırakarak, havamızı, suyumuzu, toprağımızı kirletmek yetmiyormuş gibi, her gün akşam saat:20.00’den sabah saat:08.00’a kadar saldıkları sülfürlü gazlarla binlerce insanımızı zehirleyerek en önemli insan haklarından olan yaşam hakkımızı elimizden almaktadırlar.
Şehir halkı kapılarını ve pencerelerini dahi havalandırmak için açamamaktadır. Çünkü soluyacağı temiz bir hava kalmamıştır. Artık Aydın’ımızda normal ölüm dahi olmamakta, ölen insanlarımızın % 80’i kanıksanan kanser ve dolaşım sistemi bozukluklarından ölmektedir.

 


İnsanlarımızın dışında 10 tane arıcının dört bine yakın arı kovanı içindeki arılar, bırakılan gazlardan zehirlenerek ölmüştür.

 


Bölgemizin Umurlu Mahallesi’nde toplu büyük baş hayvan ölümleri artmıştır.”

 


“SANTRALLER YETERİNCE DENETLENMİYOR”

 


“Mevcut açılan jeotermal kuyu ve santrallerin yeterince denetlenmediği kanısındayız. Yetkililerden yasaların uygulanmasını ve yeterli denetimlerin yapılmasını istiyoruz.

 

 


Buradan Aydın Valiliği, Tarım ve Enerji Bakanlığı’na çağrı yapıyoruz. Mevcut 14 santral ve 400’e yakın kuyunun çevreye ve canlı yaşama verdiği zararlar ortadayken, yeni jeotermal kuyu ve santral ihaleleri yapılmasın, yapılanlar da iptal edilsin. İhaleler devam ederse kimsenin bu coğrafyada yaşama şansı kalmayacağını söylüyoruz.

 


Açılmış olan santrallerle, bölge insanı topraksızlaştırılmakta ve sağlığını yitirerek üretimden koparılırken, mevcut enerji şirketleri kârlarına kâr katmaktadırlar. Bölge insanıysa can derdine düşmektedir.
Bizler diyoruz ki; yasada da var olduğu şekliyle arazi sahipleri sera için bedelsiz olarak bu jeotermal ısıtmadan faydalandırılmalıdır.

 


Bölge insanına %50 ucuz elektrik kullanma hakkı sağlanmalıdır.
Jeotermal ısıtmada imtiyaz hakkı belediyelere verilmeli ve bu ısıtma doğalgaz yerine kullanılmalıdır.
Bundan sonra açılacak her kuyu ve santral bölgenin tarıma dayalı yapısını yok edeceğinden, Tarım Bakanlığı bütün Aydın bölgesini büyük ova olarak tanımlayarak koruma altına almasını istemekteyiz.

 


Aydın tarım bölgesidir. Türkiye’nin ve dünyanın ayakta kalmış sayılı bölgelerindendir. Tarım bölgesi olarak kalmalıdır. Elektrik enerjisi bir şekilde diğer kaynaklardan elde edilebilir. Ama toprak kaybedilirse yeniden kazanılması yüzyıllar sürer. Bu da bizleri ve çocuklarımızı açlığa terk etmek anlamına gelmektedir.
5 Aralık’ta Yılmaz Köy’de Efkan Çetin’in enerji şirketine karşı açmış olduğu davanın keşfi ve bilirkişi incelemesi bulunmaktadır. Davanın takipçisiyiz sizleri de takipçi olarak yanımızda görmek istiyoruz.
Son söz olarak diyoruz ki, hava olmadan, su olmadan, toprak olmadan yaşanır mı?
Havama, suyuma, toprağıma, yaşamıma dokunma diyoruz.”

 




Kaynak: mucadele.com.tr



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER JEOTERMAL Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
VİDEO GALERİ
  • SOCAR TÜRKİYE 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
    SOCAR TÜRKİYE 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
  • İzlanda jeotermal enerji şirketi Kanal Alterra Power'in Çalışmaları 2
    İzlanda jeotermal enerji şirketi Kanal Alterra Power'in Çalışmaları 2
  • İzlanda jeotermal enerji şirketi Kanal Alterra Power'in Çalışmaları
     İzlanda jeotermal enerji şirketi Kanal Alterra Power'in Çalışmaları
  • Bir dağın tepesine nasıl büyük rüzgar türbini getirilir ?
    Bir dağın tepesine nasıl büyük rüzgar türbini getirilir ?
  • İBRADI GES - Şebekenden bağımsız (OffGrid 50kWp)
    İBRADI GES - Şebekenden bağımsız (OffGrid 50kWp)
  • Dudgeon Offshore Wind Farm : AÇIK DENİZ RÜZGAR ENERJİSİ ( STATOİL )
    Dudgeon Offshore Wind Farm : AÇIK DENİZ RÜZGAR ENERJİSİ ( STATOİL )
  1. SOCAR TÜRKİYE 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
  2. İzlanda jeotermal enerji şirketi Kanal Alterra Power'in Çalışmaları 2
  3. İzlanda jeotermal enerji şirketi Kanal Alterra Power'in Çalışmaları
  4. Bir dağın tepesine nasıl büyük rüzgar türbini getirilir ?
  5. İBRADI GES - Şebekenden bağımsız (OffGrid 50kWp)
  6. Dudgeon Offshore Wind Farm : AÇIK DENİZ RÜZGAR ENERJİSİ ( STATOİL )
VİDEO GALERİ
YUKARI kusadasi escort