Bugun...



"Enerji kaynağı azaldıkça savaşlar artıyor"
Tarih: 14-12-2017 10:58:06 + -


TMMOB adına Elektrik Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen ve 3 gün sürecek 11. Enerji Sempozyumu başladı

facebook-paylas
Tarih: 14-12-2017 10:58


Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) adına Elektrik Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen 11. Enerji Sempozyumu, 14 Aralık Perşembe günü Adana Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi'nde açılış konuşmalarıyla başladı. Açılışta enerjinin temel ve vazgeçilmez bir insan hakkı olduğu, kamusal bir anlayışla üretilip, sunulması gerektiği anlatıldı. Enerjinin Geleceği ana teması kapsamında ise enerji savaşlarına karşı demokrasi ve kamusal fayda vurgusu yapıldı.

 

BÜLENT DAMAR: ENERJİ TASARRUFU 40 YILIN EN ÖNEMLİ ÇALIŞMA ALANI

 

TMMOB 11. Enerji Sempozyumu Düzenleme Kurulu ve Yürütme Kurulu Başkanı Nedim Bülent Damar, açılış konuşmasında enerji alanında var olan sorunların ve çözüm önerilerinin tartışılabileceği bir zemin yaratma hedefiyle düzenlenen sempozyumun hazırlık süreci ve programı hakkında bilgi verdi. "Bugünün dünyasında enerji insanın çağdaş yaşam sürdürebilmesi için vazgeçilemez bir unsur durumundadır ve bu nedenle TMMOB enerjiyi insanların yaşamı için bir insan hakkı olarak kabul etmektedir" diyen Damar, enerji kaynaklarını kullanmaya yönelik endüstriyel faaliyetlerin hem kısıtlı olan bu kaynakları hızla tükettiğine, hem de doğayı belli ölçülerde kirlettiğine dikkat çekti. Bu nedenlerle çevre kirliliği ve iklim değişikliği, doğaya zarar vermeyen teknolojiler ve yenilenebilir enerji kaynakları, enerji tasarrufu konularında yapılan araştırmaların son 30-40 yılın en önemli çalışma alanını oluşturduğunu belirtti.

 

Damar, enerjinin temin ve kullanımına sunumunun bir kamu hizmeti anlayışı içerisinde sürdürülmesi gerekliliğine vurgu yaparken, bunun da topluma yeterli, sürekli, kaliteli, çevresine zarar vermeyen ve ekonomik gücünü zorlamayan fiyatla enerji temin edilmesi ile mümkün olabileceğini kaydetti.

 

MEHMET MAK'TAN HASAN BALIKÇI'YA SELAM

 

EMO Adana Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mak, 1 yıldır sürdürdükleri yoğun çalışmanın sonunda bu sempozyumun gerçekleştirildiğini anlatırken, toplumda yaratılan duyarsızlığa, enerji alanının yarattığı korkuya dikkat çekti. Mak, ülkenin içinde bulunduğu sorunlu alanlara kısaca değindiği konuşmasında, Adana'nın bereketli toprakların yanında değerli insanların yetiştiği bir bölge olduğuna dikkat çekti. "Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Abidin Dino, Yılmaz Güney" isimlerini sayan Mehmet Mak, kaçak elektriğe karşı verdiği mücadelede katledilen EMO Üyesi TEDAŞ çalışanı Hasan Balıkçı'yı da anarak, "Hasan Balıkçı da bir bereketti burada. Hasan Balıkçı'yı katlettiler" dedi. Genç nüfusta artan işsizlik sorununa vurgu yapan Mak, "Ama bir gün bir patlama olur. Böyle ülke yönetilmez" diye konuştu. Eskiden yapılan din savaşları yapılırken, bugün enerji savaşları yapıldığını belirten Mehmet Mak, "Enerji, su gibi, ekmek gibi bir hak. Kaynak azaldıkça da bunu elde etmek için büyük savaşları görüyoruz. Enerji kaynakları tükendikçe bunun savaşları da artıyor" diye konuştu. EMO Adana Şube Yönetim Kurulu Başkanı TMMOB'nin ilkelerini sıralayarak konuşmasını tamamladı.

 

HÜSEYİN ÖNDER: TMMOB, ENERJİ SEMPOZYUMUNUN AYRICALIKLI YÜZÜ

 

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Önder, EMO'nun enerji sempozyumunu düzenlemeye başladığı 1996 yılında Türkiye'de başka enerji sempozyumu düzenleyen kurumun neredeyse bulunmadığını anımsattı. Bugün ise sayıları artan sempozyumların enerji alanı içinde birbirine rakip olarak piyasada var edilen çeşitli kesimlerin güdümünde gerçekleştirildiğine, firmaların lobicilik faaliyetlerini yürüttükleri platformlar olarak işlev gördüğüne dikkat çekti. Oysa TMMOB enerji sempozyumlarının daha amacına bakıldığında bile nasıl bir farklılığa sahip olduğunun görüleceğini belirten Önder, şöyle devam etti:

 

"Enerjinin ekonomik sektörlerin ana girdisi olduğu bilinciyle tüm ülkemiz için; yine enerjinin günlük hayatın vazgeçilmez parçası olarak temel bir insan hakkı olduğundan hareketle tüm halkımız için ve bu alanda faaliyet yürüten tüm meslektaşlarımız için en akılcı ve bilimsel yöntemlerle planlanması, yönetilmesi ve denetlenmesini istiyoruz. İşte bu nedenle enerjide faaliyet alanlarını oluşturan üretim, iletim ve dağıtım ayaklarını bir bütün olarak görüyor; enerji kaynaklarının ülkemizin gerçek ihtiyaçlarından yola çıkarak verimli şekilde kullanılmasını esas alıyoruz. Yani ne kömürcüyüz, ne nükleerciyiz, ne rüzgarcı, ne güneşçi, ne HES'çiyiz. Ne dağıtımcının karına ne üreticinin karına öncelik veriyoruz. Önceliğimiz halka ucuz, kesintisiz ve kaliteli enerji sunumunun sağlanmasıdır. İşte bu ana amaçla çelişildiği noktada TMMOB ve EMO'nun kafa karışıklığı yoktur. Ne dağıtıcıların karı için, ne nükleercilerin karanlık pazarlıkları için bu amaçtan vazgeçeriz. Ne de 'Bunlar nasıl mühendis, bir enerji kaynağına karşı çıkıyorlar, teknolojiye karşı çıkan mühendis olur mu?' gibi bizim söylediklerimizi anlamayı bırakın, dinlemekten bile uzak sığ bakış açılarına teslim oluruz. Durduğumuz nokta açıktır: Teknoloji insanlığın yararı için geliştirilmeli ve insanlığın yararı için kullanılmalıdır. Bu bağlamda ne TMMOB'nin yandaş medya eliyle itibarsızlaştırılma çabaları, ne TMMOB Kanunu'nda değişiklik yapılarak, işlevsiz kılınmak istenmesi ne de Kimya Mühendisleri Odamızın Yönetim Kurulu hakkında yargı eliyle görevden alma kararları bu gerçeği değiştirmez."

 

DOĞALGAZDA YİNE KRİZ SİNYALİ...

 

Doğalgazda da planlamanın rafa kaldırıldığı, serbestleşmenin kutsandığı politikalar sonucunda elektrikteki krize doğalgazın da eklendiğini belirten Önder, geçen kış BOTAŞ'ın santrallara verdiği doğalgazı kestiğini ve sanayi bölgelerinin yer aldığı İstanbul, Kocaeli gibi illere elektrik verilemediğini, borsada kilovat saat başına elektrik fiyatının 2 TL'lere dayandığı fahiş rakamların oluştuğunu anlattı. Bu yıl da BOTAŞ'ın santrallara, ihtiyaçları olan doğalgazın yalnızca yüzde 40'ını sağlayacağını bildirerek, geçen yıl Aralık ve Ocak aylarında yaşanan krizin ilk sinyalini verdiğini belirtti.

 

EMİN KORAMAZ: ENERJİDE YEGANE YOL; KAMUSAL FAYDA ANLAYIŞIDIR

 

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, TMMOB etkinlikleri hakkında bilgi verirken; doğal kaynakların insan ihtiyaçları doğrultusunda dönüştürülmesi çabasının, mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki faaliyetlerinin ortak unsuru olduğunu; bu çabanın da dünya ve insanlığın ortak geleceğini güvenceye alacak biçimde sürdürülmesinin TMMOB'nin en önemli önceliklerinden birisi olduğunu kaydetti.

 

Enerjinin hem mesleki faaliyetlerin temelini oluşturması, hem de ekonomik ve toplumsal gelişmelere yön verebilme kapasitesiyle büyük bir yere sahip olduğunu, insan yaşamının vazgeçilmezi olduğunu anımsatan Koramaz, Sanayi Devrimi'nden itibaren enerjiye olan gereksinimin giderek artması ve enerji kaynakları üzerinde hakimiyet kurma çabalarının da şiddetle iç içe geçtiğini anlattı. Özellikle Ortadoğu'da devam eden çatışmaların temelinde büyük oranda bölgenin zengin enerji kaynakları üzerinde söz sahibi olma mücadelesinin yattığına işaret eden Koramaz, enerjiye sahip olabilmek için ülke coğrafyalarının parçalanabildiğini, insanların göç yolarında yaşamını kaybettiğini, gericiliğin tırmandırıldığını, IŞİD'in ülkemize ve dünyanın başına bela edildiğini söyledi.

 

Petrol, doğalgaz, kömür, hidrolik, jeotermal, rüzgâr, güneş, biyoyakıt vb. enerji sektörlerinde konunun uzmanları ve meslek örgütlerinin de katılımıyla hazırlanacak bütünleşik strateji belgeleri ile geleceği güvence altına alan bir enerji politikasının ortaya çıkartılması gerektiğini vurgulayan Koramaz, "Bu enerji politikasının temelinde ise rant değil, toplumsal fayda, kamusal çıkar olmalıdır" diye konuştu.

 

İBRAHİM ÖZDİŞ: "ENERJİNİN GELECEĞİ DEMOKRASİDEN AYRI TUTULAMAZ"

 

Açılış konuşmaları kapsamında kürsüye gelen CHP Adana Milletvekili İbrahim Özdiş, ülkenin sıkıntılı bir dönemden geçtiğini, enerjinin geleceğinin de demokrasiden ayrı tutulamayacağını ifade etti. Özdiş, şunları söyledi:

 

"Maalesef demokrasiyi içselleştirmeyenler, bunu bir yaşam biçimi olarak değerlendirmeyenler, 15 Temmuz Darbesi sonuçlarından faydalanarak, ikinci bir darbeyi dayattılar, demokrasiyi rafa kaldırdılar. İyi, kötü ağır aksak, topal da olsa işleyen demokrasimizi rafa kaldırdılar. İktidardakiler, AKP Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı ve Başbakan 3 ay için OHAL durumundan söz ettiler, 17 ay dolmak üzere. Bu toplumun çok büyük kesimlerinin sesinin kısılması demektir. Ekosistemi yerle yeksan eden HES'lerin durumu, fosil enerjilerle ilgili ülkenin yatırımları, bu konuyla ilgili ülkenin bilim adamları, uzmanları seslerini çıkartamazlar, çıkarttırmazlar. Korku imparatorluğunu, korku iklimini yerle yeksan etmek durumundayız. Aksi takdirde enerjimizin geleceğinde geniş halk kitleleri lehine çözüm olarak ortaya çıkmaz."

 

NAZIM ÇULHA: İSKENDERUN KÖRFEZİ'Nİ TEHDİT EDEN ENERJİ TESİSLERİ

 

Hatay Arsuz Belediye Başkanı Nazım Çulha da enerji, demokrasi, hukuk ve insan hakları mücadelesi konusunda dik duruşuyla her zaman önde olan EMO'nun mücadelesini selamlayarak konuşmasına başladı. Çulha, ülkemizde enerjinin dışa bağımlılığı, enerjide yerli kaynakların ve yenilenebilir kaynakların çok dikkate alınmamasından dolayı büyük sıkıntılar yaşandığını belirtti. Nazım Çulha, İskenderun Körfezi'ni ilgilendiren enerji tesisleriyle ilgili sorunları şöyle anlattı:

 

"Özellikle enerji üretimi konusunda çevre faktörünün, ekosistemin göz ardı edilerek, santral kurulması düşünülen bölgedeki sosyal durumu etüt etmeden, bölge halkının görüşünü dikkate almadan yapılan üretimler bölgede çok ciddi sıkıntılar yaratmaktadır. Hatay, Adana ve Mersin sahilinin, kısaca İskenderun Körfezi'yle çok ilgileniyoruz. Hali hazırda bu körfezde 2 bin 400 MW kurulu güçte 2 tane termik santral vardır. 16 tane daha termik santral lisans almak üzeredir, 4 tane de ön lisans başvurusu vardır. Bu 200 kilometrelik, Adana, Hatay ve Mersin şeridinde 1 nükleer, geri kalanı termik olmak üzere 35 adet termik santral yapımı planlanmaktadır. Var olan termik santralların gerek bacadan yayılan küllerin, çevreye yaydığı ağır metaller, insan sağlığı üzerindeki kanserojen etkisi, gerekse tarımı yok ettiği bilinmektedir. Ayrıca termik santrallar su marifetiyle soğutulmaktadır. Bu soğutmada kullanılan suyun denize deşarjıyla, deniz suyunu ısıttığı, oradaki florayı bozduğu bilinmektedir. İskenderun Körfezi'nde ciddi balık üretimi yapılmaktadır, ülkemizin birçok yerinde bu balık üretimi olmamaktadır. Bu balıkların da neslinin tüketilmesine sebep olunmaktadır. Yaşanmaz bir bölge ortaya çıkaracak bu santralların mutlak suretle azaltılması gerekmektedir."

 

ZEYDAN KARALAR: ODALARIN ÖNÜ AÇILMALI

 

Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar, emperyal güçler aracılığıyla Türkiye'nin ihtiyacı olan yatırımlar yerine borçlandırılarak işlevsiz yatırımlara yönlendirildiğini, oysa daha temel yatırımlara ihtiyaç bulunduğunu anlatırken, şunları söyledi:

 

"Yatırımlara karşı çıkmıyor aydınlar. Üretimi artırmalı, ihracatı artırmalıyız, dolayısıyla bağımsızlığı artırmalıyız. Ondan sonra başınıza çuval geçirirler, Suriye'de masaya oturtmazlar, şeklen görüşürler, Kudüs'ü başkent ilan ederler, karşı çıkarsınız ama ciddi bir tavır koyamazsınız. Ancak ABD'ye 3 gün önce müthiş bir işadamı diye ilan ettiğiniz bir adama, sizin aleyhinize ötecek diye korkunuzdan nota verirsiniz. İç işlerimize, yatak odamıza giren emperyal devletlere tavır koymayı bir kenara bırakmış, bir vatandaş için bir ülkeye nota verir hale gelmiştir. Maalesef ülkemizin durumu bu."

 

Meslek odalarının çevre, kent sistemleri, sanayileşme, iş güvenliği, iş kazalarıyla ilgili olağanüstü çalışmalar yaptıklarını, bunun da birilerini ürküttüğünü anlatan Karalar, şöyle konuştu:

 

"Dünyanın geleceğini sıkıntıya sokmayan, insanın gelişimin anlatan, onu düşünen çalışmalar yaptığı için birilerini rahatsız ediyor. Çok para kazanmak isteyen sermayeyi rahatsız ediyor. Birileri paralarına para katarken 3 gün sonra ne olacağını bilmiyor. Oysa en önemli şeyin su, toprak ve temiz hava olacağını bilmeyen var mı? Odaların onların önünde direnç oluşturan çalışmalarına şiddetle karşı çıkıyor ve engellemeye çalışıyorlar. Odaların tam tersine önünün açılması, gelirlerinin kısılmaması, bilimsel çalışmaların teşvik edilmesi gerektiğini söylüyorum."

 

MURAT YETKİN KONUŞTU

 

3 gün sürecek enerji sempozyumunda açılış konuşmalarının ardından "Enerji ve Savaş" konulu özel oturum yapıldı. TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Göltaş`ın başkanlığında gerçekleşen oturuma, Gazeteci-Yazar Murat Yetkin "Petrol Çağı Biterken Uluslararası Siyaset" konulu sunumuyla konuk oldu. Sempozyuma Türkiye Elektrik İletim AŞ Bölge Müdürü Yılmaz Eğerci,TMMOB Adana İKK Sekreteri  Ali Kuzu, TMMOB'ye bağlı odaların Adana Şube Başkanları, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC) Başkanı Cafer Esendemir, belediye meclis üyeleri, sivil toplum örgütleri temsilcileri, KESK, DİSK, Tabip Odası başkan ve yöneticileri ile çok sayıda davetli katıldı.






FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
VİDEO GALERİ
  • SOCAR TÜRKİYE 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
    SOCAR TÜRKİYE 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
  • İzlanda jeotermal enerji şirketi Kanal Alterra Power'in Çalışmaları 2
    İzlanda jeotermal enerji şirketi Kanal Alterra Power'in Çalışmaları 2
  • İzlanda jeotermal enerji şirketi Kanal Alterra Power'in Çalışmaları
     İzlanda jeotermal enerji şirketi Kanal Alterra Power'in Çalışmaları
  • Bir dağın tepesine nasıl büyük rüzgar türbini getirilir ?
    Bir dağın tepesine nasıl büyük rüzgar türbini getirilir ?
  • İBRADI GES - Şebekenden bağımsız (OffGrid 50kWp)
    İBRADI GES - Şebekenden bağımsız (OffGrid 50kWp)
  • Dudgeon Offshore Wind Farm : AÇIK DENİZ RÜZGAR ENERJİSİ ( STATOİL )
    Dudgeon Offshore Wind Farm : AÇIK DENİZ RÜZGAR ENERJİSİ ( STATOİL )
  1. SOCAR TÜRKİYE 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
  2. İzlanda jeotermal enerji şirketi Kanal Alterra Power'in Çalışmaları 2
  3. İzlanda jeotermal enerji şirketi Kanal Alterra Power'in Çalışmaları
  4. Bir dağın tepesine nasıl büyük rüzgar türbini getirilir ?
  5. İBRADI GES - Şebekenden bağımsız (OffGrid 50kWp)
  6. Dudgeon Offshore Wind Farm : AÇIK DENİZ RÜZGAR ENERJİSİ ( STATOİL )
VİDEO GALERİ
YUKARI kusadasi escort