Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

COP31'de hedef yüzde 35: Elektrifikasyon için ortak adım

IEA Başkanı Fatih Birol, COP31'de elektrifikasyonun ana gündem olmasının önerildiğini açıkladı. Hedef, elektriğin enerji tüketimindeki payını 2035'te yüzde 35'e çıkarmak.

COP31 25.10.2026 08:32 Sibel Eyüpoğlu Okuma Süresi: 3 dk
COP31'de hedef yüzde 35: Elektrifikasyon için ortak adım
Paylaş:
N

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31 kapsamında küresel elektrifikasyon hedefinin ele alınmasını istediklerini söyledi. Elektriğin toplam enerji tüketimindeki payının yüzde 23 seviyesinde olduğunu belirten Birol, bu oranın 2035 yılına kadar yüzde 35'e çıkarılmasını amaçlayan uluslararası bir taahhütname hazırlanmasını önerdiklerini açıkladı. Birol, söz konusu belgenin çok sayıda ülke tarafından imzalanmasının hedeflendiğini ifade etti.

COP31'İN ANA GÜNDEMİNE ELEKTRİFİKASYON ÖNERİSİ

İstanbul Finans Merkezi'nde gerçekleştirilen “COP31'e Doğru Yatırım Zirvesi: Uluslararası Yeşil Yatırımları Harekete Geçirmek” programına videokonferans yöntemiyle katılan Fatih Birol, Antalya'daki iklim zirvesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

COP31'in Türkiye ve dünya açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Birol, zirvenin somut bir uluslararası taahhütle sonuçlanması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Birol, ulaştırma, ısıtma ve sanayi gibi alanlarda elektrik kullanımının yaygınlaştırılmasının enerji politikalarında öncelik kazandığını belirterek COP31'in ana gündem maddesi olarak elektrifikasyonu önerdiklerini açıkladı.

2035 İÇİN YÜZDE 35 ELEKTRİFİKASYON HEDEFİ

Fatih Birol, dünyada elektriğin toplam enerji tüketimindeki payının yaklaşık yüzde 23 olduğunu ifade etti.

Bu oranın 2035'e kadar yüzde 35'e yükseltilmesini hedefleyen bir taahhütname hazırlanmasını önerdiklerini belirten Birol, ülkelerin geniş katılım sağlayabileceği ortak bir hedef oluşturmak istediklerini söyledi.

Birol, önerinin gerekçesini şu sözlerle açıkladı:

“Çünkü elektrifikasyon olunca hem enerji güvenliği artacak hem de emisyonlar azalacak.”

IEA Başkanı, ülkelerin farklı enerji politikalarına sahip olduğu bir dönemde elektrifikasyonun geniş uluslararası destek bulabilecek alanlardan biri olduğunu dile getirdi.

Ancak söz konusu hedef henüz ülkeler tarafından kabul edilmiş bir COP31 kararı değil. Taahhütnamenin zirvedeki görüşmeler sonucunda ortaya çıkması amaçlanıyor.

ENERJİ GÜVENLİĞİNDE YENİ POLİTİKALAR ÖNE ÇIKIYOR

Küresel enerji piyasalarındaki gelişmelere de değinen Birol, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin enerji ticaretini ve dünya ekonomisini etkilediğini söyledi.

Batı Sibirya'dan Avrupa'ya uzanan enerji hatları ile Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan petrol ve doğal gaz sevkiyatının küresel enerji arzında önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.

Enerji güvenliğine yönelik risklerin hükümetleri, şirketleri ve yatırımcıları yeni kararlar almaya yönelttiğini ifade eden Birol, ülkelerin alternatif enerji kaynaklarına ve yeni ticaret ortaklarına yöneldiğini aktardı.

Geçmişte yaşanan petrol şoklarının nükleer enerji yatırımları ve enerji verimliliği politikaları üzerinde etkili olduğunu hatırlatan Birol, mevcut gelişmelerin de enerji politikalarında yeni adımları beraberinde getirdiğini söyledi.

BİROL: 2027'DE ENERJİ PİYASALARINDA NORMALLEŞME BEKLEMİYORUM

Mevcut enerji koşullarının kısa sürede tamamen düzelmesini beklemediğini belirten Fatih Birol, 2027 yılına ilişkin değerlendirmesinde de temkinli konuştu.

Birol, “İyimser bakmaya çalışsam bile kendimi ikna edebilecek bir argümanla gelemiyorum. Yani 2027’de bence bu durum şu ya da bu şekilde devam edecek. Hala bu krizin en azından yaralarını dünya sarmaya çalışacak” dedi.

Enerji güvenliğini güçlendirmeye yönelik yeni politikaların önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanabileceğini ifade etti.

“ANTALYA, PARİS ANLAŞMASI GİBİ ANILABİLİR”

COP31'in başarısını değerlendirmek için iki temel ölçüt bulunduğunu söyleyen Birol, bunlardan ilkinin zirveye katılan ülkelerin sayısı ve temsil düzeyi olduğunu belirtti.

Uluslararası temaslarında Antalya'daki zirveye yönelik katılım beklentisinin olumlu olduğunu aktaran Birol, ikinci ölçütün ise elektrifikasyon taahhütnamesinin kabul edilmesi olacağını ifade etti.

Birol, “Mesela şu anda 2015 yılında imzalanan Paris Anlaşması nasıl anılıyorsa inşallah Antalya da bu elektrifikasyonla anılacak. Tabii bunu çıkartabilir miyiz, çıkartamaz mıyız bilmiyorum ama bunun için çok çalışıyoruz” dedi.

ELEKTRİFİKASYON TAAHHÜDÜ YATIRIMLARI NASIL ETKİLEYECEK?

Fatih Birol, elektrifikasyon konusunda uluslararası bir anlaşmaya varılmasının yatırımcılara enerji sektörünün yönüne ilişkin güçlü bir mesaj verebileceğini söyledi.

Olası taahhütnamenin güneş, rüzgâr ve nükleer enerji yatırımlarının yanı sıra elektrik iletim altyapısının geliştirilmesini de destekleyebileceğini belirtti.

Elektrikli araçlar, ısı pompaları ve sanayide elektrik kullanımının yaygınlaştırılması da Birol'un işaret ettiği yatırım alanları arasında yer aldı.

Birol, ülkelerin elektrifikasyon konusunda ortak hedef benimsemesinin hem enerji güvenliğinin güçlendirilmesine hem de emisyonların azaltılmasına katkı sağlayabileceğini vurguladı.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Bakan Kurum: "Bu zirve BM zirvesi ile eş değerde"
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bakan Kurum: "Bu zirve BM zirvesi ile eş değerde"
WhatsApp
İhbar Hattı