İran’daki Buşehr Nükleer Güç Santrali’nde personelin tahliye edilmesi sonrası gözler nükleer güvenlik risklerine çevrildi. Konuya ilişkin Enerji Haber’e değerlendirmelerde bulunan Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Ahmet Kağan Mercan, tahliye kararının doğrudan bir sızıntı anlamına gelmediğini söyleyerek, “Reaktörde bakım, onarım ve rutin işlemleri yapan yüzlerce personel bulunmaktadır ancak bunların sahada reaktör korunun olmadığı bölgelerde çalışıyor olması ister istemez bir saldırıda risk altına girmelerine sebep olacağından tahliye edilmiş olabilir” dedi.
REAKTÖR KAPATILDIĞINDA SIZINTI RİSKİ DÜŞÜK
Mercan, olası bir kriz anında reaktörlerin devre dışı bırakıldığını vurgulayarak, “Reaktör bir olay anında kapatılır ve güvenlik sistemleri artık ısıyı çekmek için kullanılır” ifadelerini kullandı.
Sızıntı riskine ilişkin ise “Reaktörün elektrik altyapısında bir bozulma olmadıktan sonra reaktörden fiziki bir hasar olmadıkça sızıntı olmayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
GÜVENLİK SİSTEMLERİ ÖNEMLİ
Santralin teknik altyapısına dikkat çeken Mercan, “Buşehr NGS santrali 3. nesil reaktör şartlarını taşıyan aktif ve pasif güvenlik sistemlerine, koruma kabına ve uzun süre elektrik sağlayabilecek dizel jeneratör ve bataryalara sahiptir” dedi.
Fakat olası yoğun saldırı senaryolarına da işaret ederek, “Reaktör koruma kapları uçak çarpmalarına dahi dayanacak şekilde tasarlanmaktadır ancak yoğun müdahalede hasar alma ihtimali bulunmaktadır” uyarısında bulundu.
HEDEF ALINAN BÖLGE RİSKİ BELİRLİYOR
Saldırının etkisinin hedeflenen bölgeye göre değişeceğini belirten Mercan, kontrol sistemlerinin önemine dikkat çekerek, “Kontrol odasının erişilebilir olması ve altyapısının zarar görmemesi ihtiyaç anında operatör müdahalesi yapılabilmesi için kritik önemdedir” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE İÇİN OLASI RİSKLER
Olası bir sızıntı senaryosuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mercan, “Olası bir salımda Türkiye'nin etkilenme ihtimali rüzgar yönlerine ve hızlarına bağlı olarak bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.
Mercan Türkiye’nin izleme kapasitesine de değinerek , bu risklerin TENMAK bünyesindeki RADİSA sistemi ile takip edildiğini söyledi.
ULUSLARARASI HUKUK VE NÜKLEER GÜVENLİK
Nükleer tesislerin hedef alınmasının uluslararası sonuçlarına değinen Mercan, “Cenevre Sözleşmelerinde sivil elektrik altyapısına zarar vermek adına yapılan herhangi bir müdahale savaş suçu sayılmaktadır” dedi.
Sürecin UAEA tarafından da yakından takip edildiğini vurguladı.
BÖLGESEL ETKİ KÜRESEL SONUÇ DOĞURABİLİR
Mercan nükleer risklerin yalnızca yerel olmadığını vurgulayarak, “Nükleer santrallerde olabilecek bir salım riski sadece o ülkeyi değil bölge ülkelerini hatta ve hatta ABD'ye gidecek ürünleri dahi etkileyebileceğinden bu reaktörün bütünlüğüne zarar verilmesi güvenlik protokollerinin en önemli kriterlerinden biridir” dedi.