Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

20 yıllık enerji vaadi ile nükleer uydu fırlatıldı

City Labs’ın geliştirdiği trityum tabanlı nükleer pil taşıyan BOHR uydusu, SpaceX’in Falcon 9 roketiyle alçak Dünya yörüngesine gönderildi.

NÜKLEER 12.07.2026 09:50 Beyza Kum 207 okuma Okuma Süresi: 3 dk
20 yıllık enerji vaadi ile nükleer uydu fırlatıldı
Paylaş:
N

ABD merkezli City Labs, ticari amaçla geliştirilen nükleer enerjili bir yük taşıyan ilk uydusunu başarıyla uzaya gönderdi. BOHR adı verilen uydu, SpaceX’in Falcon 9 roketiyle gerçekleştirilen Transporter-17 görevi kapsamında alçak Dünya yörüngesine yerleştirildi.

Uydu, City Labs tarafından geliştirilen trityum tabanlı betavoltaik güç sisteminin uzay koşullarındaki performansını test edecek.

NÜKLEER ENERJİ UZAYDA İLK KEZ KULLANILMIYOR

Nükleer güç sistemlerinin uzay görevlerinde kullanımı yeni değil. ABD, 1961 yılında Transit navigasyon uydularında nükleer enerji teknolojisini test etmişti.

Soğuk Savaş döneminde ABD ve Sovyetler Birliği, özellikle güneş panellerinin yetersiz kaldığı askeri, meteorolojik ve radar keşif görevlerinde nükleer enerji kaynaklarından yararlandı.

Ancak güneş panellerinin verimliliğinin artması ve elektronik sistemlerin daha az enerji tüketmeye başlamasıyla birlikte nükleer güç kaynaklarının kullanımı 1990’lı yıllardan sonra büyük ölçüde derin uzay görevleriyle sınırlı kaldı.

SAVUNMA PROJELERİ TİCARİ NÜKLEER SİSTEMLERİN ÖNÜNÜ AÇIYOR

ABD Savunma Bakanlığı son yıllarda askeri uydular için güneş ışığına daha az bağımlı, uzun ömürlü ve daha güvenli enerji çözümleri üzerinde çalışıyor.

Bu doğrultuda geliştirilen BOHR projesi, City Labs’ın teknolojisini uzay ortamında doğrulamayı ve gelecekte ticari nükleer güç sistemlerinin kullanımına yönelik düzenleyici süreci hızlandırmayı hedefliyor.

Uzmanlara göre bu tür projeler, nükleer enerji kaynaklarının küçük uydularda ve ticari uzay görevlerinde daha yaygın kullanılmasının önünü açabilir.

BOHR UYDUSU 6 KİLOGRAMDAN DAHA HAFİF

BOHR, ağırlığı 6 kilogramın altında olan bir CubeSat olarak tasarlandı. Uydunun ana sistemleri güneş panelleriyle çalışırken, test edilen nükleer yük bağımsız bir enerji kaynağına sahip.

Bu yük, City Labs’ın NanoTritium Betavoltaic adı verilen nükleer pil teknolojisiyle besleniyor.

Sistem, geçmişte kullanılan uranyum veya plütonyum tabanlı enerji kaynaklarından farklı olarak hidrojenin radyoaktif izotopu trityumdan yararlanıyor.

WhatsApp Image 2026-07-12 at 09.52.37

TRİTYUM TABANLI NÜKLEER PİL NASIL ÇALIŞIYOR?

NanoTritium sistemi, trityumun doğal beta bozunması sırasında ortaya çıkan enerjiyi doğrudan elektriğe dönüştürüyor.

Voyager 2 gibi derin uzay araçlarında kullanılan radyoizotop termoelektrik jeneratörler önce ısı üretip ardından bu ısıyı elektriğe çevirirken, betavoltaik sistemlerde elektrik doğrudan elde ediliyor.

Bu nedenle teknoloji, düşük güç üreten ancak çok uzun süre çalışabilen bir nükleer pil olarak değerlendiriliyor.

20 YILDAN UZUN SÜRE ENERJİ SAĞLAYABİLİYOR

Sistemin ürettiği enerji miktarı yüksek değil. Ancak teknolojinin en büyük avantajı, uzun çalışma ömrü sunması.

Trityumun yaklaşık 12,3 yıllık yarı ömrü sayesinde NanoTritium güç sisteminin 20 yıldan uzun süre kesintisiz enerji üretmesi bekleniyor.

Bu özellik, bakım veya yeniden şarj imkânının bulunmadığı uzay görevlerinde önemli bir avantaj sağlıyor.

WhatsApp Image 2026-07-12 at 09.52.56

CITY LABS GÜVENLİK RİSKİNİN DÜŞÜK OLDUĞUNU SAVUNUYOR

Şirket, kullanılan beta parçacıklarının insan derisini geçemeyecek kadar düşük enerjiye sahip olduğunu belirtiyor.

Ayrıca trityum gazı, katı metal hidrit folyo içerisinde depolanıyor. Bu yöntem sayesinde sızıntı ve patlama riskinin azaltıldığı ifade ediliyor.

City Labs, sistemin düşük ağırlığı ve çalışma prensibi nedeniyle geçmişte yaşanan nükleer uydu kazalarıyla aynı seviyede risk taşımadığını savunuyor.

KOSMOS 954 KAZASI NÜKLEER UYDULARI TARTIŞMALI HALE GETİRMİŞTİ

Uzaydaki nükleer sistemler, geçmişte yaşanan kazalar nedeniyle uzun yıllardır tartışılıyor.

Sovyetler Birliği’ne ait Kosmos 954 uydusu, 24 Ocak 1978’de kontrolsüz şekilde atmosfere girmiş ve Kanada üzerinde geniş bir alana radyoaktif parçalar saçmıştı.

Yaklaşık 31 kilogram yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum-235 taşıyan uydu, büyük bir temizlik operasyonuna ve iki ülke arasında diplomatik krize neden olmuştu.

City Labs ise BOHR uydusunun çok daha düşük kütleye sahip olduğunu ve ağır radyoaktif elementler yerine trityum kullandığını vurguluyor.

TİCARİ UZAYDA YENİ DÖNEM BAŞLAYABİLİR

BOHR görevinin başarılı olması halinde trityum tabanlı nükleer piller; iletişim uyduları, savunma sistemleri, sensörler ve uzun süreli bilimsel görevlerde kullanılabilir.

Düşük güç tüketen sistemlere yıllarca enerji sağlayabilen bu teknoloji, ticari uzay sektöründe güneş panellerine alternatif veya tamamlayıcı bir enerji kaynağı haline gelebilir.

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
ABD’den petrol piyasasını sarsan veri
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ABD’den petrol piyasasını sarsan veri
WhatsApp
İhbar Hattı