Yenilenebilir enerji yatırımlarında yaşanan hızlı büyüme, sigorta sektöründe de yeni bir dönemi başlatıyor. Enerji Haber’e değerlendirmelerde bulunan Feridun Kemal Leventoğlu, hibrit enerji tesisleri ve batarya depolama sistemlerinin sigorta anlayışını değiştireceğini belirterek, yeni teknolojilere uygun risk yönetimi modellerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Dünyada enerji dönüşümünün hız kazandığını ifade eden Leventoğlu, güneş ve rüzgâr enerjisindeki üretim değişkenliğinin depolama sistemlerini zorunlu hale getirdiğini vurguladı.
Leventoğlu, "Yenilenebilir enerjinin lokomotifi olan güneş ve rüzgâr enerjisinde arz-talep dengesizliği, enerji depolama sistemlerini artık vazgeçilmez bir unsur haline getiriyor. Özellikle hibrit sistemler, hem enerji yönetimi hem de şebeke dengesi açısından stratejik bir konuma sahip" değerlendirmesinde bulundu.
TÜRKİYE'DE 33 GW'LIK DEPOLAMA YATIRIMI YOLDA
Türkiye’de enerji depolama yatırımlarının hızla arttığına dikkat çeken Leventoğlu, ön lisans sürecindeki projelerin sigorta sektörü açısından da yeni bir pazar oluşturduğunu söyledi.
Türkiye’de 33 GW seviyesini aşan depolama bağlantılı yatırım sürecinin bulunduğunu belirten Leventoğlu, bu projelerin büyük bölümünün güneş ve rüzgâr santralleriyle entegre hibrit yapılardan oluştuğunu ifade etti.
"Her yeni megavat kurulu güç, sigorta sektörü açısından hem önemli bir fırsat hem de doğru analiz edilmesi gereken yeni bir risk kategorisi anlamına geliyor" diyen Leventoğlu, enerji depolama yatırımlarının klasik sigorta yaklaşımlarıyla değerlendirilemeyeceğini belirtti.
BATARYA SİSTEMLERİ YENİ RİSKLERİ BERABERİNDE GETİRİYOR
Batarya teknolojilerinin geleneksel enerji tesislerinden farklı riskler taşıdığına dikkat çeken Leventoğlu, özellikle termal kaçış, siber güvenlik ve operasyonel risklerin sigorta süreçlerinde dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Leventoğlu, "Batarya depolama sistemlerinde sektörün daha önce karşılaşmadığı yeni risklerle karşı karşıyayız. Termal kaçış olayları, siber tehditler ve iklim kaynaklı fiziksel etkiler, sigorta şirketlerinin yeni bir uzmanlık alanı geliştirmesini zorunlu kılıyor" ifadelerini kullandı.
Sigorta şirketlerinin enerji depolama teknolojileri konusunda teknik bilgi seviyesini artırması gerektiğini vurgulayan Leventoğlu, yatırımcıların da yalnızca poliçe düzenleme aşamasına odaklanmaması gerektiğini belirtti.
SİGORTA ARTIK PROJENİN BAŞLANGIÇ NOKTASINDA YER ALACAK
Hibrit enerji yatırımlarında sigortanın projenin son aşamasında ele alınan bir konu olmaktan çıkacağını ifade eden Leventoğlu, risk yönetiminin yatırım sürecinin temel parçalarından biri haline geleceğini söyledi.
"Doğru sigorta ortağı, yalnızca hasar sonrası ödeme yapan değil; proje tasarımından işletme dönemine kadar yatırımcıya rehberlik eden bir çözüm ortağı olmalı" değerlendirmesinde bulunan Leventoğlu, teknik inceleme ve güvenlik danışmanlığı hizmetlerinin önemine dikkat çekti.
Leventoğlu, "Hibrit enerji tesisleri ve müstakil batarya depolama yatırımlarında teknolojiye hâkim, deneyimli ve riskleri doğru analiz edebilen sigortacılarla çalışmak artık bir tercih değil, yatırım güvenliği açısından bir zorunluluk haline geliyor" dedi.
Enerji dönüşümünün sigorta sektöründe de yeni kavramları beraberinde getireceğini belirten Leventoğlu, gelecekte sigortanın yalnızca oluşan zararı karşılayan bir mekanizma değil, enerji yatırımlarının finansmanı ve sürdürülebilirliği açısından temel unsurlardan biri olacağını ifade etti.