Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

BİYOYATDER: Türkiye biyometanda büyük fırsatı kaçırıyor

BİYOYATDER Başkanı Cemil Direkçi, Türkiye’nin yıllık 5 milyar metreküp biyometan üretim potansiyeline sahip olduğunu, sektörün önünde 1,5 milyar euroluk yatırım fırsatı bulunduğunu söyledi.

YENİLENEBİLİR ENERJİ 07.09.2026 10:37 Beyza Kum 202 okuma Okuma Süresi: 7 dk
BİYOYATDER: Türkiye biyometanda büyük fırsatı kaçırıyor
Paylaş:
N

Türkiye’de biyogaz tesislerinin YEKDEM sürelerinin sona ermeye başlaması, bazı tesislerde üretimin düşmesine ve faaliyetlerin durmasına yol açarken sektör çıkış yolunu biyometanda arıyor. Organik atıkların enerjiye dönüştürülmesi, doğal gaz ithalatının azaltılması ve mevcut tesislerin ekonomik olarak ayakta kalabilmesi açısından biyometanın önem kazandığı bu süreçte Biyogaz Yatırımlarını Geliştirme Derneği (BİYOYATDER) Başkanı Cemil Direkçi, Enerji Haber’e sektörün mevcut durumunu, yatırım potansiyelini ve 2030-2035 dönemi için üretim hedeflerini anlattı. Direkçi, Türkiye’de yılda yaklaşık 100 milyon ton organik atığın biyogaz tesislerinde değerlendirilebileceğini, biyometanda ise yıllık 5 milyar metreküplük üretimin ulaşılabilir olduğunu söyledi.

Cemil Direkçi, Türkiye’de tarım, hayvancılık ve gıda endüstrisi başta olmak üzere çok farklı kaynaklardan çıkan organik atıkların biyogaz tesislerinde işlenebildiğini, elde edilen biyogazın saflaştırılmasıyla da biyometan üretilebildiğini belirtti.

100 MİLYON TON ORGANİK ATIK BİYOGAZDA DEĞERLENDİRİLEBİLİR

Direkçi, 2024 yılında düzenledikleri çalıştayda akademisyenlerin üzerinde mutabık kaldığı verilere göre Türkiye genelinde yıllık yaklaşık 200 milyon ton organik atık oluştuğunu söyledi.

Bu miktarın yaklaşık yarısının toplanarak biyogaz tesislerinde değerlendirilebilecek durumda olduğunu belirten Direkçi, “Sürdürülebilir atık yönetimi açısından baktığımızda Türkiye genelinde yılda yaklaşık 200 milyon ton organik atık üretiliyor. Bunun kabaca yarısı, yani 100 milyon tonluk bölümü toplanarak biyogaz tesislerinde değerlendirilebilir” dedi.

Mevcut biyogaz tesislerinin yıllık yaklaşık 10 milyon ton organik atık işleyebilecek kapasiteye sahip olduğunu aktaran Direkçi, ekonomik koşullar nedeniyle fiili kapasitenin bunun altında kaldığını belirtti.

Cemil Direkçi, “Mevcut biyogaz tesislerimizin kapasitesi yıllık 10 milyon ton organik atık işlemeye uygun olmakla birlikte ekonomik gerekçelerle tesislerimiz yılda yaklaşık 5 milyon ton atık işleyebiliyor. YEKDEM mekanizmasının sona ermesi ve biyometan konusunda kayda değer ilerleme sağlanamaması halinde kapasite kullanım oranları daha da düşecektir” ifadelerini kullandı.

web_1788766572526

“5 MİLYAR METREKÜP GERÇEKÇİ BİR ÜRETİM POTANSİYELİ”

Türkiye’de biyometanın doğal gazın tamamlayıcı kaynaklarından biri haline gelebileceğini belirten Direkçi, 2030 ve 2035 hedeflerini kapsayan bir program oluşturulması gerektiğini söyledi.

Direkçi, “Türkiye’de biyometan için gerçekçi üretim potansiyelini yıllık 5 milyar metreküp olarak değerlendirmek gerekir. Bu da Türkiye’nin doğal gaz tüketiminin yaklaşık yüzde 10’u demektir” dedi.

Biyometanın yerli ve yenilenebilir bir kaynak olduğuna dikkat çeken Direkçi, “Türkiye’nin dört bir tarafına dağılmış, sürekli sisteme gaz vermeye hazır, kaynağı bizde olan iyi bir tamamlayıcı yeşil ve yerli gaz üretebiliriz” ifadelerini kullandı.

BİYOMETANDA 1,5 MİLYAR EUROLUK YATIRIM POTANSİYELİ

Biyometanın doğal gaz şebekesine verilmesine olanak sağlayacak mevzuatın oluşturulmasının sektör açısından önemli bir dönüşüm başlatacağını belirten Direkçi, şebekeye uzak tesislerde BioCNG ve BioLNG üretiminin de desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Direkçi, biyometan mevzuatının tamamlanması, şebekeye gaz verilmesinin mümkün hale gelmesi ve BioCNG ile BioLNG üretiminin makul desteklerle ekonomik hale getirilmesi durumunda mevcut biyogaz tesisleri ve çöp gazı sahalarının saflaştırma yatırımlarıyla biyometana dönüştürülebileceğini ifade etti.

Mevcut tesislerin dönüşümü için gerekli yatırım miktarına ilişkin Direkçi, “Biyogaz tesisleri ve çöp gazı sahalarında yapılacak ilave tesis yatırımları için, önemli bir kısmı yerli tedarik olmak üzere yaklaşık 400 milyon euroluk bir yatırım söz konusu olacaktır” dedi.

Yeni tesislerin de devreye alınması halinde yatırım hacminin daha yüksek seviyelere çıkabileceğini belirten Direkçi, “Yeterli destek verilmesi durumunda mevcut atık potansiyeli de düşünüldüğünde, biyogaz ve çöp sahalarına yapılacak yeni tesis yatırımlarıyla birlikte toplam yatırım rakamı yaklaşık 1,5 milyar euroya ulaşabilir” ifadelerini kullandı.

Direkçi ayrıca Avrupa’ya ihracat yapan firmaların, yeşil ekonomiye yönelik dönüşümün ve Türkiye’nin atık potansiyelinin yabancı ortaklı şirketleri biyometan üretimi için Türkiye’ye çekebileceğini söyledi.

web_1788766558482

“SON BEŞ YILDA ÜLKEMİZDE BİYOGAZ TESİSİ YAPILMIYOR”

Yeni biyogaz ve biyometan yatırımlarının önündeki sorunlara değinen Direkçi, YEKDEM desteklerinin sona ermesi, yeni sistemde yatırım geri dönüş sürelerinin uzaması ve biyometan mevzuatının henüz yürürlüğe girmemesinin sektörü zorladığını belirtti.

Direkçi, 2021 yılı Haziran ayında kabulü sona eren elektrik alım garantisine dayalı YEKDEM kapsamında daha önce kabulü yapılmış bazı tesislerde desteğin 2030 yılı sonuna kadar sürdüğünü, bazı tesislerde ise 10 yıllık sürenin tamamlanmasıyla desteğin sona erdiğini söyledi.

YEKDEM desteği sona eren tesislerin ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Direkçi, “Ekonomik koşullar nedeniyle YEKDEM desteği sona eren tesislerin çoğu faaliyetini durdurmuş durumda” dedi.

2021 sonrasında uygulanan yeni YEKDEM mekanizmasında proje geri ödeme sürelerinin 10 yılın üzerine çıktığını belirten Direkçi, “Şu anda mevcut 133 dolar/MWh seviyesindeki YEKDEM desteğinde bile tesisler ekonomik olarak zorlanıyor. Bu nedenle son beş yılda ülkemizde biyogaz tesisi yapılmıyor” ifadelerini kullandı.

Biyometan tarafında ise mevzuat eksikliğine işaret eden Direkçi, “Biyometan üretimi mevzuat henüz yürürlüğe girmediği için şu anda yapılmıyor. Beklediğimiz yasal düzenleme ve ikincil mevzuatla birlikte biyometan üretimine verilecek destekler çerçevesinde yeni tesislerin kurulmasını muhtemel görüyoruz” dedi.

“BİYOMETAN DÖNÜŞÜMÜ TEK ÇIKIŞ YOLU”

Biyogaz tesislerinin elektrik üretiminden biyometan üretimine yönelmesi gerektiğini savunan Direkçi, özellikle YEKDEM sürelerinin sona ermesiyle elektrik üretimine dayalı mevcut ekonomik modelin sürdürülebilirliğinin zorlaştığını belirtti.

Güneş ve rüzgar gibi kaynaklardan daha düşük maliyetlerle elektrik üretilebildiğini ifade eden Direkçi, YEKDEM desteği sona eren ve elektrik üretiminden yeterli gelir sağlayamayan bazı biyogaz tesislerinin faaliyetlerini durdurduğunu söyledi.

Direkçi, “Doğal gaz arzında yerli kaynaklardan üretim değerlerimiz hala yüzde 5 seviyelerinde. Biyogazın elektrik üretimi yerine doğal gaz eşdeğeri biyometan olarak kullanılması enerji verimliliği açısından da daha doğru olacaktır” dedi.

Sektörün geleceği açısından biyometan dönüşümünün önemine dikkat çeken Direkçi, “Sürdürülebilir atık yönetimi, organik atıkların bertaraf edilebilmesi ve biyogaz tesislerinin sağlıklı bir ekonomik yapıyla faaliyetlerini sürdürebilmesi için biyometan dönüşümü tek çıkış yolu olarak görünüyor” ifadelerini kullandı.

web_1788766592833

HAYVANSAL ATIKLAR ENERJİYE VE TOPRAĞA KAZANDIRILABİLİR

Büyükbaş ve kanatlı hayvan atıklarının anaerobik fermantasyon yöntemiyle işlenmesinin döngüsel ekonomi ve emisyonların azaltılması açısından en uygun yöntemlerden biri olduğunu belirten Direkçi, hayvansal atıkların biyogaz teknolojisiyle işlenmesinin sürdürülebilir atık yönetimi açısından gerekli olduğunu söyledi.

Direkçi, “Hayvansal atıkları işleyerek çevre açısından zararlı atıkları yalnızca bertaraf etmiyoruz, aynı zamanda dönüştürüyoruz. Zararlı olan atıkları toprağa faydalı bir forma sokuyoruz” dedi.

Aynı süreçte doğal gaz eşdeğeri biyometan üretilebildiğine dikkat çeken Direkçi, “Ülkemizin en önemli açıklarından biri olan doğal gazın eşdeğeri biyometanı da üretebiliyoruz. Yıllık 5 milyar metreküp doğal gaz eşdeğeri biyometan üretimi 2035 yılı için ulaşılabilecek bir hedeftir” ifadelerini kullandı.

Direkçi, söz konusu üretimin cari fiyatlarla parasal karşılığının yaklaşık 5 milyar dolar olduğunu belirterek, biyometanın ithal bağımlılığını azaltacağını, cari dengeyi iyileştireceğini ve enerji ithalatının düşürülmesine katkı sağlayacağını söyledi.

ORGANİK GÜBREDE PAZAR OLUŞTURULAMADI

Biyogaz üretiminin ardından ortaya çıkan fermente ürünlerin organik gübreye dönüştürülmesi konusunda da değerlendirmelerde bulunan Direkçi, Türkiye’de bu ürünler için yeterli pazarın oluşmadığını belirtti.

Türkiye gübre pazarında büyük ve baskın firmaların bulunduğunu ifade eden Direkçi, biyogaz tesislerinin yerleşik piyasada rekabetçi olamadığını söyledi.

Direkçi, Tarım Bakanlığının fermente ürünlerin kullanımı ve organik gübre konusunda daha proaktif olması gerektiğini belirterek, “Sektöre yeterli destek verilmedi. Sektördeki firmalar münferit çabalar içerisine girdi ancak piyasa şartlarıyla rekabet edemedi. Önemli bir potansiyelimiz var ve Tarım Bakanlığının çözüm üretmesini bekliyoruz” dedi.

Devlet üretme çiftliklerini örnek gösteren Direkçi, “Ülkemizde 37 adet devlet üretme çiftliği var. Bu tesislerde bile katı-sıvı fermente ürün veya organik gübre uygulaması yok” ifadelerini kullandı.

2030 İÇİN 1,6 MİLYAR, 2035 İÇİN 5 MİLYAR METREKÜP

Türkiye’nin önümüzdeki dönemde biyometan için somut üretim hedefleri belirlemesi gerektiğini söyleyen Direkçi, yerli ve yenilenebilir doğal gaz kapsamında biyometan, BioCNG ve BioLNG üretiminde 2030 yılı için yıllık 1,6 milyar normal metreküp, 2035 yılı için ise 5 milyar normal metreküplük üretimin gerçekleştirilebilir olduğunu belirtti.

Tesis sayısına ilişkin de değerlendirme yapan Direkçi, “2030 için mevcut yaklaşık 200 çöp ve biyogaz tesisiyle birlikte 50 civarında yeni biyometan tesisinin devreye girmesi gerçekçi olacaktır” dedi.

web_1788767310970

“2030’A KADAR OLAN SÜRE ÇOK ÖNEMLİ”

Türkiye’nin biyometan alanında kaçırdığı fırsata ilişkin konuşan Direkçi, YEKDEM desteği sona eren biyogaz tesisleri ile çöp gazı sahalarında üretimin ciddi oranda düştüğünü veya tesislerin kapandığını söyledi.

Bu durumun organik atık yönetimini de doğrudan etkilediğini belirten Direkçi, “YEKDEM’i biten biyogaz tesisleri ve çöp gazı sahalarında maalesef ya üretim ciddi oranda düşüyor ya da tesisler kapanıyor. Sonuç olarak Türkiye’nin organik atık yönetimi sürdürülemez hale geliyor” dedi.

Biyometanın Türkiye’nin net sıfır emisyon hedeflerine katkı sağlayabilecek yeşil bir yakıt olduğunu belirten Direkçi, Avrupa’nın da biyometan alanında önemli mesafe kaydettiğini söyledi.

Direkçi, Avrupa’nın 2030 yılı için 35 milyar metreküplük biyometan hedefine ulaşabilmek amacıyla Türkiye gibi atık potansiyeli yüksek ülkeleri sisteme dahil etmek isteyebileceğini, sınırda karbon uygulamasından etkilenen ihracatçı firmalar açısından da biyometanın önemli bir alternatif olabileceğini ifade etti.

Direkçi, “Bu nedenle 2030’a kadar olan süre çok önemli. 2030’a kadar bütün biyogaz tesislerinin YEKDEM süreleri sona erecek. Bu tesislerin hızlı şekilde biyometan dönüşümüne girerek ayakta kalması, sıfırdan yapılacak biyometan tesisleri açısından da çok önemli” dedi.

Mevcut yatırımcıların sistemde tutulmasının yeni yatırımlar açısından belirleyici olacağını vurgulayan Direkçi, “Eğer YEKDEM’i sona eren biyogaz tesisleri kapanırsa biyometan üretecek mevcut tesis altyapısını kaybedeceğiz. Bu durum yeni yapılacak biyometan tesislerinin de önünü kapatacaktır” ifadelerini kullandı.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi Muhabir: Beyza Kum
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Türkiye elektrik üretiminde kömürün payını azaltacak
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Türkiye elektrik üretiminde kömürün payını azaltacak
WhatsApp
İhbar Hattı