Avrupa alüminyum sanayisi, yüksek elektrik ve doğal gaz fiyatları ile geri dönüştürülebilir hammaddeye erişimde yaşanan sorunlarla karşı karşıya. Özellikle Almanya'daki üreticiler, artan maliyetler nedeniyle uluslararası pazarda rekabet etmekte zorlanırken Avrupa'dan her yıl 1,2 milyon tondan fazla alüminyum hurdasının ihraç edilmesi sektördeki baskıyı artırıyor. Üreticiler, mevcut koşulların devam etmesi halinde bazı tesislerin faaliyetlerini durdurabileceğini ve istihdam kayıpları yaşanabileceğini belirtiyor.
AVRUPA'DAN YILDA 1,2 MİLYON TON HURDA ÇIKIYOR
Avrupa'da toplanan alüminyum hurdasının önemli bir bölümünün bölge dışındaki pazarlara gönderilmesi, geri dönüşüm tesislerinin hammaddeye erişimini zorlaştırıyor.
Aluminium Deutschland Başkanı ve HAI Üst Yöneticisi Rob van Gils, her yıl 1,2 milyon tondan fazla alüminyum hurdasının Avrupa dışına ihraç edildiğini belirtti.
Sektörün bu durumu "hurda sızıntısı" olarak tanımladığını ifade eden Van Gils, ihracatın mevcut düzeyde sürmesinin özellikle Alman üreticilerin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini söyledi.
Avrupalı üreticiler, bölgede toplanan geri dönüştürülebilir malzemenin üretim süreçlerinde daha fazla kullanılmasını istiyor.
GERİ DÖNÜŞÜMDE YÜZDE 95 ENERJİ TASARRUFU
Alüminyumun geri dönüştürülmesi, yeni metal üretimine kıyasla daha düşük enerji tüketimi gerektiriyor.
Almanya'nın Saksonya eyaletinde bulunan Novelis Nachterstedt tesisi, Avrupa'nın büyük alüminyum geri dönüşüm merkezleri arasında yer alıyor. Tesiste yılda yaklaşık 400 bin ton hurda alüminyum işleniyor.
Toplanan metal atıklar, yaklaşık 700 derece sıcaklıktaki fırınlarda eritilerek yeniden üretim süreçlerine kazandırılıyor.
Tesis yetkililerinin aktardığı bilgilere göre hurda alüminyumun geri dönüştürülmesi, boksit cevherinden birincil alüminyum üretimine kıyasla yaklaşık yüzde 95 daha az enerji gerektiriyor. Karbondioksit emisyonları da benzer oranda azaltılabiliyor.
Bu nedenle geri dönüşüm kapasitesinin korunması, Avrupa'nın hem sanayi üretimi hem de emisyon azaltım hedefleri açısından önem taşıyor.
ALMANYA'DA ENERJİ MALİYETLERİ ÜRETİMİ ZORLUYOR
Avrupa alüminyum sektörünün karşılaştığı bir diğer sorun ise enerji fiyatları.
Alüminyum üretiminde elektrik ve doğal gazın önemli maliyet kalemleri arasında yer alması, enerji fiyatlarındaki yükselişin şirketler üzerindeki etkisini artırıyor.
Aluminium Deutschland Başkanı Rob van Gils, Almanya'daki elektrik fiyatlarının dünyanın bazı bölgelerine göre yaklaşık iki kat yüksek olduğunu belirtti. Doğal gaz fiyatlarında ise farkın zaman zaman daha fazla olduğunu ifade etti.
Bu maliyet farkı, Alman üreticilerin daha düşük enerji giderleriyle faaliyet gösteren ülkelerdeki rakipleri karşısında zorlanmasına neden oluyor.
ALÜMİNYUM ÜRETİCİLERİNDEN AB'YE İHRACAT ÇAĞRISI
Avrupalı alüminyum üreticileri, hurda ihracatına yönelik yeni düzenlemeler yapılmasını talep ediyor.
European Aluminium Genel Direktörü Paul Voss, Avrupa'da toplanan hurdaların farklı çevre standartları ve üretim koşullarına sahip ülkelere gönderilmesinin rekabet eşitsizliği oluşturduğunu savundu.
Voss, Çin ve Hindistan gibi ülkelerde uygulanan düzenlemelere benzer şekilde alüminyum hurdası ihracatına harç veya kısıtlama getirilmesini isteyen üreticilerin bulunduğunu belirtti.
Sektör temsilcileri, geri dönüştürülmüş alüminyumun Avrupa'nın elektrifikasyon ve karbon emisyonlarını azaltma hedefleri açısından önemli bir kaynak olduğunu vurguluyor.
FABRİKA KAPANMALARI VE İSTİHDAM KAYBI GÜNDEMDE
Avrupa Birliği, uluslararası ticaret anlaşmalarına ilişkin görüşmeler nedeniyle alüminyum hurdası ihracatına kısıtlama getirilmesi seçeneğini şimdilik erteledi.
Geri dönüştürülmüş malzemeler Avrupa'nın toplam alüminyum arzının yaklaşık yüzde 40'ını oluştururken hurda ihracatının sürmesi, bölgedeki tesislerin hammadde ihtiyacını karşılamasını güçleştiriyor.
Sektör temsilcileri, yüksek enerji maliyetleri ile hammadde sıkıntısının devam etmesi halinde bazı fabrikaların üretimi durdurmak zorunda kalabileceği görüşünde.
Bu durumun gerçekleşmesi halinde özellikle Almanya'daki alüminyum sanayisinde on binlerce kişinin istihdamının risk altına girebileceği ifade ediliyor.