Yenilenebilir enerji teknolojilerinde yeni bir deneme, okyanusun derinliklerinde gerçekleştirildi. ABD merkezli Endurance Energy, Pasifik Okyanusu'ndaki aktif Axial Seamount deniz altı yanardağı yakınlarında kurduğu jeotermal sistemle net elektrik üretmeyi başardığını duyurdu. Yaklaşık üç hafta süren test çalışmasında, 100 kilovat nominal kapasiteye sahip Adélie prototipi 8,7 saniye boyunca kendi tüketiminden fazla elektrik üretti. Şirket, deniz tabanındaki jeotermal kaynaklardan ticari ölçekte elektrik üretmek için çalışmalarını sürdürüyor.
OKYANUSUN 1.524 METRE DERİNLİĞİNDE ENERJİ DENEMESİ
Endurance Energy, eylül ayında ABD'nin Oregon kıyılarından yaklaşık 483 kilometre uzaklıktaki Axial Seamount bölgesinde deniz altı jeotermal enerji testi gerçekleştirdi.
Yaklaşık 1.524 metre derinlikte yürütülen çalışma kapsamında deniz tabanında sondaj yapıldı ve bölgedeki yüksek sıcaklığa sahip hidrotermal kaynaklara ulaşıldı.
Üç hafta süren çalışmada şirket, deniz altında 16 metre derinliğinde bir jeotermal kuyu açtı. Kuyudan çıkan akışkanın sıcaklığı 260 derece olarak ölçüldü.
8,7 SANİYE BOYUNCA TÜKETTİĞİNDEN FAZLA ELEKTRİK ÜRETTİ
Şirketin geliştirdiği Adélie adlı prototip santral, yaklaşık 3 ton ağırlığında ve 100 kilovat nominal üretim kapasitesine sahip.
Deniz tabanına yerleştirilen sistem, hidrotermal kaynaklardan elde edilen ısıyı kullanarak türbin ve elektrik jeneratörü aracılığıyla enerji üretiyor.
27 Eylül'de gerçekleştirilen denemede türbin yaklaşık 26 bin devir/dakika hıza ulaştı.
Prototip, 8,7 saniye boyunca kendi tüketiminden daha fazla elektrik üretti. Bu süre içinde ortalama net güç yaklaşık 2 kilovat, en yüksek net güç ise 16,5 kilovat olarak kaydedildi.
Deneme, şirketin deniz tabanında jeotermal elektrik üretimine yönelik ilk bütünleşik sistem testi olarak duyuruldu.
SİSTEMDE TEKNİK SORUNLAR YAŞANDI
Deniz altındaki test, başarılı enerji üretimine rağmen planlanan süre boyunca devam edemedi.
Şirketin açtığı jeotermal kuyudan sağlanan akışkan debisi, santralin çalışması için yeterli olmadı. Bunun üzerine prototip, yaklaşık 281 derece sıcaklığındaki doğal hidrotermal çıkışa bağlandı.
Net elektrik üretimi sırasında bataryanın aşırı akım koruma sistemi devreye girerek çalışmayı durdurdu.
Yaklaşık 10 dakika sonra yeniden başlatma girişiminde ise soğutucu akışkan pompasına enerji sağlayan kabloda arıza meydana geldi. Bu nedenle test sonlandırıldı.
DENİZ ALTI JEOTERMAL ENERJİSİ NASIL ÇALIŞIYOR?
Deniz altı jeotermal sistemleri, okyanus tabanındaki yüksek sıcaklığa sahip yer altı kaynaklarından yararlanmayı hedefliyor.
Bu yöntemde hidrotermal akışkandan elde edilen ısı, bir güç çevrimi aracılığıyla türbini çalıştırmak için kullanılıyor. Türbine bağlı jeneratör de elektrik üretiyor.
Deniz altında soğuk suya erişimin mümkün olması, sistemlerin soğutulması açısından avantaj sağlayabiliyor.
Ancak yüksek basınç, aşırı sıcaklık, ekipman dayanıklılığı, deniz tabanında sondaj ve bakım işlemleri teknolojinin karşılaştığı mühendislik sorunları arasında bulunuyor.
2027'DE İLK TİCARİ PROJE HEDEFLENİYOR
Endurance Energy, elde edilen test sonuçlarını kullanarak daha yüksek güçte ve uzun süreli üretim sağlayacak yeni bir sistem geliştirmeyi planlıyor.
Şirket, 2026-2027 kış döneminde Gentoo adı verilen geliştirilmiş prototipi yeniden denemeyi hedefliyor.
Ayrıca Leopard adıyla 2 megavat kapasiteli ticari bir jeneratör üzerinde çalışılıyor.
İlk ticari projenin ise 2027 yılında Güney Pasifik'teki Tonga Krallığı'nda devreye alınması hedefleniyor.
Tonga'da elektrik üretiminde kullanılan ithal dizel yakıtın payının azaltılması, projenin amaçları arasında yer alıyor.
DENİZ ALTI ENERJİSİNDE YENİ BİR ALAN AÇILABİLİR
Endurance Energy'nin gerçekleştirdiği çalışma, deniz tabanındaki jeotermal ısının elektrik üretiminde kullanılabileceğine ilişkin ilk teknik sonuçlardan birini ortaya koydu.
Ancak 100 kilovatlık nominal kapasiteye sahip prototip, bu gücü sürekli olarak üretmedi. Denemede yalnızca 8,7 saniyelik net pozitif üretim sağlandı.
Teknolojinin ticari kullanımına geçilebilmesi için üretimin uzun süre boyunca sürdürülebilmesi, sistemin güvenilirliğinin artırılması ve ekonomik uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi gerekiyor.