Küresel enerji sisteminde yenilenebilir kaynakların payını artırmaya yönelik dönüşüm hız kazanıyor. Dünya Doğayı Koruma Vakfının (WWF) yayımladığı 2026 Yaşayan Gezegen Raporu, güneş enerjisi ve elektrikli ulaşım teknolojilerindeki büyümeyi ortaya koydu. Rapora göre dünya genelinde güneş enerjisinin kurulu gücü her üç yılda ikiye katlanırken yenilenebilir enerji teknolojileri giderek daha ekonomik hale geliyor. Ancak fosil yakıt kullanımının devam etmesi ve ülkeler arasındaki farklılıklar, enerji dönüşümünün önündeki başlıca sorunlar arasında gösteriliyor.
GÜNEŞ ENERJİSİ KURULU GÜCÜ ÜÇ YILDA İKİYE KATLANIYOR
WWF'nin "Umut Bilimi" başlıklı 2026 Yaşayan Gezegen Raporu'nda, güneş enerjisinin gelişimi enerji sektöründeki dönüşümün önemli örneklerinden biri olarak değerlendirildi.
Raporda, geçmişte daha çok uydu ve hesap makineleri gibi sınırlı alanlarda kullanılan güneş enerjisi teknolojilerinin bugün birçok ülkede yeni elektrik üretim kapasitesi oluşturmak için en düşük maliyetli seçeneklerden biri haline geldiği belirtildi.
Dünya genelinde güneş enerjisinin kurulu gücünün yaklaşık her üç yılda iki katına çıktığı vurgulandı.
Bu gelişmede kamu politikalarının, teknoloji yatırımlarının ve yaklaşık 50 yıldır devam eden araştırma çalışmalarının etkili olduğu ifade edildi.
YENİ OTOMOBİL SATIŞLARINDA ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN PAYI ARTIYOR
Raporda enerji dönüşümünün ulaşım sektöründeki etkilerine de yer verildi.
WWF'nin aktardığı verilere göre 2024 yılında dünya genelindeki yeni otomobil satışlarının yüzde 25'ini elektrikli araçlar oluşturdu.
Öte yandan yüksek gelirli ülkelerde kömür kullanımının gerileme eğiliminde olduğu belirtildi.
Güneş ve rüzgâr enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir kaynakların, geçmiş yıllardaki beklentilerden daha hızlı yaygınlaştığı kaydedildi.
ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE OLUMLU EŞİK AŞILDI
WWF, küresel enerji sistemindeki değişimi "olumlu eşik noktası" kavramıyla değerlendirdi.
Raporda bu kavram, bir teknolojinin yaygınlaşmasıyla maliyetlerin düşmesi ve ekonomik avantajların yeni yatırımları teşvik etmesi sonucunda dönüşümün kendi kendini hızlandırması olarak açıklandı.
Yenilenebilir enerji teknolojilerinde bu sürecin başladığı belirtilirken ilerlemenin bütün ülkelerde ve sektörlerde aynı hızda gerçekleşmediğine dikkat çekildi.
WWF, mevcut dönüşümün olumlu bir gelişme olmasına rağmen iklim hedeflerine ulaşılması için yeterince hızlı ilerlemediğini vurguladı.
KÜRESEL EMİSYONLARIN YAKLAŞIK DÖRTTE ÜÇÜ ENERJİDEN KAYNAKLANIYOR
Raporda kömür, petrol ve doğal gazın elektrik üretimi, ulaşım, konutlar ve sanayide kullanılmasının iklim üzerindeki etkileri de ele alındı.
Fosil yakıtların enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla yakılmasının, küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık dörtte üçünden sorumlu olduğu belirtildi.
Bu emisyonların yol açtığı iklim değişikliğinin doğal yaşam alanları ve biyolojik çeşitlilik üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi.
Raporda enerji sisteminin karbonsuzlaştırılmasının, yalnızca emisyon azaltımı değil, ekosistemlerin korunması açısından da önem taşıdığına işaret edildi.
FOSİL YAKITLARA YAKLAŞIK 7 TRİLYON DOLARLIK DESTEK
WWF'nin değerlendirmesinde fosil yakıtlara küresel ölçekte sağlanan desteklerin büyüklüğü de gündeme geldi.
Raporda söz konusu desteklerin yaklaşık 7 trilyon dolar düzeyinde olduğu belirtildi.
Enerji dönüşümünün hızlandırılması için finansal kaynakların çevresel açıdan sürdürülebilir faaliyetlere yönlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Uzun vadeli ve öngörülebilir politikaların yenilenebilir enerji yatırımlarını destekleyebileceği ifade edildi.
WWF'ye göre güneş enerjisindeki hızlı büyüme ve elektrikli araçların yaygınlaşması dönüşümün mümkün olduğunu gösterse de fosil yakıtlardan uzaklaşma sürecinin hızlandırılması gerekiyor.