Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından hazırlanan Türkiye Rüzgâr Enerjisi Sanayisi Envanter Araştırması, sektörün üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini ortaya koydu. Araştırmaya göre rüzgâr sanayisi, gelecek üç yıllık dönemde yeni yatırımlar ve artan istihdamla büyümeye hazırlanıyor.
KAPASİTE ARTIŞI YATIRIMLARI ÖNE ÇIKIYOR
Araştırmaya katılan şirketlerin yaklaşık yüzde 70’i gelecek üç yıl içerisinde yeni yatırım yapmayı planlıyor. Şirketlerin yüzde 74’ü ise aynı dönemde istihdamını artırmayı hedefliyor.
Yatırım planlarında kapasite artışı öne çıkarken, araştırmaya katılan şirketlerin yaklaşık yüzde 61’inin geçerli Yatırım Teşvik Belgesi’ne sahip olduğu belirlendi. AR-GE merkezine sahip şirketlerin oranı ise yaklaşık yüzde 39 olarak kaydedildi.
Türkiye’de rüzgâr enerjisine yönelik üretim, ana türbin bileşenlerinden özel ekipmanlara kadar geniş bir alana yayılıyor. Kule ve kule iç aksamı en yaygın üretim alanı olurken kanat ve alt aksamları, jeneratör, güç elektroniği ve temel bileşenler de başlıca üretim kalemleri arasında bulunuyor.
AVRUPA İLE GÜÇLÜ TİCARİ BAĞLANTILAR
Almanya, İspanya, Portekiz ve Fransa, Türkiye rüzgâr sektörünün başlıca ihracat pazarları arasında yer alıyor. Avrupa dışındaki önemli pazarlardan biri olarak ise Çin öne çıkıyor.
Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 52’si rüzgâr enerjisi faaliyetlerinden 500 milyon liranın altında ciro elde ederken, yüzde 39’u 1 milyar lira ve üzerindeki ciro grubunda bulunuyor.
Şirketlerin yüzde 74’ü 500 milyon liranın altında ihracat geliri bildirirken, yüzde 26’sının ihracat geliri 1 milyar lira ile 5 milyar lira arasında değişiyor.
İSTİHDAMDA ARTIŞ BEKLENTİSİ
Katılımcıların yüzde 52’si doğrudan rüzgâr enerjisine yönelik faaliyetlerinde 49 kişiye kadar istihdam sağlıyor. Şirketlerin yüzde 21’i ise 500 ila 999 kişilik istihdam aralığında yer alıyor.
TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden, araştırmanın Türkiye rüzgâr sanayisinin ulaştığı noktayı ve önündeki fırsatları birlikte gösterdiğini belirtti.
Erden, “Sanayimizin farklı alanlarda üretim yapabilmesi ve ihracat pazarlarında yer alması önemli bir birikim oluşturuyor. Araştırmada gördüğümüz yatırım ve istihdam beklentileri de sektörün önümüzdeki döneme güvenle baktığını gösteriyor. Bundan sonraki süreçte hedefimiz, bu üretim gücünü daha yüksek yerli katma değer, daha fazla teknoloji ve daha güçlü bir ihracat yapısıyla geliştirmek.” ifadelerini kullandı.