Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde, dünyanın farklı kömür bölgelerinde faaliyet gösteren 50 çevre ve sivil toplum kuruluşundan ortak çağrı geldi. Türkiye ve Avustralya'ya kömürden çıkış konusunda bağlayıcı taahhütler verme çağrısında bulunan kuruluşlar, yeni termik santral ve kömür madeni projelerinin durdurulmasını talep etti.
4 Kasım 2026 tarihli ortak mektup, COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile COP31 Müzakereler Başkanı ve Avustralya İklim ve Enerji Bakanı Chris Bowen'a gönderildi. Kuruluşlar, iki ülkenin kömürden çıkış politikalarında diğer ülkelere örnek olabilecek adımlar atmasını istedi.
50 KURULUŞTAN KÖMÜRDEN ÇIKIŞ İÇİN ÜÇ TALEP
Türkiye, Avustralya, Kanada, ABD ve farklı ülkelerden kuruluşların imzaladığı mektupta, kömür kullanımının aşamalı olarak sonlandırılmasına yönelik üç talep öne çıktı.
Kuruluşlar, yeni kömürlü termik santral projelerine ve mevcut santrallerin kapasite artırımlarına izin verilmemesini istedi. Kömürden elektrik üretiminin planlı biçimde azaltılarak sona erdirilmesi gerektiği belirtildi.
Yeni kömür madenlerinin açılmasının ve mevcut madenlerin genişletilmesinin durdurulması da talepler arasında yer aldı.
Mektupta ayrıca COP31 başkanlarının kömürden çıkış için uluslararası iş birliğini somut ulusal ve uluslararası taahhütlerle hızlandırması çağrısı yapıldı.
KÖMÜR BÖLGELERİNDE ADİL GEÇİŞ VURGUSU
Ortak açıklamada, kömürden çıkış sürecinin yalnızca santrallerin ve madenlerin kapatılmasıyla sınırlı kalmaması gerektiği ifade edildi.
Kuruluşlar, kömür bölgelerinde yaşayan insanların geçim kaynaklarını, çalışanların haklarını ve yerel ekonomileri koruyacak adil geçiş planlarının hazırlanmasını talep etti.
Bu yaklaşımın hem küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefini destekleyeceği hem de kömür bölgelerinin ekonomik geleceğine katkı sağlayacağı savunuldu.
AFŞİN-ELBİSTAN'DAN COP31 BAŞKANLIĞINA ÇAĞRI
Afşin-Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformundan Mehmet Dalkanat, bölgede yıllardır devam eden kömür faaliyetlerinin çevresel etkilerine işaret etti.
Yeni kömürlü termik santral projesinin ÇED kararının iptal edilmesini değerlendiren Dalkanat, bu gelişmenin yerel topluluklar açısından önemli olduğunu söyledi.
Dalkanat, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Afşin-Elbistan’da 40 yıldır kömürle yaşayan insanlar, ağır kirliliğin ve kömürün bedelini yeterince ödedi. Yeni kömürlü termik santral projesinin ÇED kararının iptal edilmesi, yerel toplulukların yıllardır verdiği mücadelenin büyük bir zaferi ve kömürsüz bir geleceğe dair güçlü bir umut. Bölge artık kömürün yükünden kurtulmak, temiz, sağlıklı ve adil bir geleceğe kavuşmak istiyor. Bu ses yalnızca Afşin-Elbistan’ın değil, dünyanın dört bir yanındaki kömür bölgelerinin sesi. COP31 Başkanlığı, bu yerel zaferden güç alarak kömürden çıkışı hızlandırmalı ve adil geçişi hayata geçirmeli.”
ÇANAKKALE'DEKİ KÖMÜR PROJELERİNE ELEŞTİRİ
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneğinden Süheyla Doğan, Çanakkale'de yapılması planlanan yeni bir termik santral projesine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Türkiye'nin COP31 Başkanlığı ile yeni kömür yatırımlarının birbiriyle çeliştiğini savunan Doğan, Türkiye ve Avustralya'nın kendi ülkelerinde somut adımlar atması gerektiğini belirtti.
Doğan, “Çanakkale’de yeni bir santral yapılmak istenmesi Türkiye’nin COP31 Başkanlığı ile açık bir çelişki oluşturuyor. Kömür bölgelerinde yaşayan insanlar artık daha fazla kirlilik ve daha fazla kömür istemiyor; temiz, sağlıklı ve adil bir gelecek istiyor. Türkiye ve Avustralya, kömürden çıkış konusunda dünyaya liderlik etmek istiyorsa bunu önce kendi ülkelerinde göstermeli. COP31, yeni kömür projelerinin önünü açan değil, kömür çağını geride bırakacak somut taahhütlerin verildiği bir zirve olmalı.” dedi.
AVUSTRALYA'DAN MADEN GENİŞLETMELERİNE MORATORYUM TALEBİ
Avustralya'nın Yeni Güney Galler bölgesinde faaliyet gösteren People for the Plains, kömür madenlerinin genişletilmesi ve faaliyet sürelerinin uzatılması için verilen izinlerin durdurulmasını istedi.
Kuruluş, mevcut madenlerin kapanış tarihlerini esas alan planlı bir dönüşüm sürecinin başlatılması gerektiğini belirtti.
Sydney Knitting Nannas and Friends temsilcileri de yeni kömür madenlerine izin verilmemesi ve mevcut işletmelerin kapasitelerinin artırılmasına yönelik onayların durdurulması çağrısında bulundu.
Her iki kuruluş da kömürden çıkış sürecinin bölge ekonomileri ve yerel topluluklar dikkate alınarak yürütülmesini talep etti.
COP31'DE SOMUT TAAHHÜT BEKLENTİSİ
Ortak mektupta, kömürden çıkışa ilişkin uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi ve politikaların somut taahhütlerle desteklenmesi gerektiği vurgulandı.
Kuruluşlar, Türkiye ve Avustralya'nın COP31 kapsamındaki görevlerini kömürden çıkış yönünde adımlarla desteklemesini istedi.
Açıklamada yer alan talepler, çevre ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çağrısını oluşturuyor. Türkiye ve Avustralya'nın bu talepler doğrultusunda yeni bir karar aldığına ilişkin bilgi paylaşılmadı.