Elektriğin ulaşım, binalar ve sanayide daha geniş kullanılması, küresel enerji sisteminde yalnızca emisyonları değil, ülkelerin ithal enerjiye ödediği faturayı da değiştirebilir. Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) yeni analizi, elektrifikasyonun hızlandırılması halinde enerji ithalatçısı ülkelerin yıllık ithalat maliyetlerinde 2026 fiyatlarıyla 500 milyar doların üzerinde düşüş sağlanabileceğini gösteriyor.
Türkiye ve Avustralya'nın talebi üzerine COP31 sürecine katkı sağlamak amacıyla hazırlanan “Elektrifikasyon” özel raporunda, elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payının 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarılmasına yönelik hedef mercek altına alındı. IEA, bugün yaklaşık yüzde 23 olan payın mevcut teknolojiler ve uygun ekonomik koşullar altında yüzde 33 seviyesine kadar maliyet etkin biçimde çıkarılabileceğini hesaplıyor.
EN BÜYÜK DÖNÜŞÜM POTANSİYELİ ULAŞIMDA
Elektrifikasyon açısından en geniş potansiyel ulaşım sektöründe görülüyor. Lityum iyon batarya fiyatlarında 2010'dan bu yana yaşanan yaklaşık yüzde 90'lık gerileme, elektrikli araçların petrol kullanılan kara yolu ulaşımının daha büyük bölümünde ekonomik bir alternatif haline gelmesini sağladı.
Binalarda küresel alan ısıtma talebinin yaklaşık yarısı, sanayide ise düşük ve orta sıcaklık gerektiren uygulamalardaki enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40'ı, mevcut teknolojilerle maliyet etkin şekilde elektriklendirilebilecek alanlar arasında gösteriliyor.
PETROL TALEBİNDE MİLYONLARCA VARİLLİK ETKİ
Elektrikli otomobil, motosiklet, kamyon ve otobüslerin halihazırda günlük yaklaşık 2,3 milyon varil petrol talebinin oluşmasını engellediği hesaplanıyor.
Mevcut politikalar altında bu etkinin 2035'te günlük yaklaşık 10 milyon varile ulaşabileceği öngörülüyor. Elektrifikasyonun daha hızlı ilerlediği senaryoda ise petrol talebindeki azalış günlük 18 milyon varile kadar yükselebiliyor.
Bu dönüşüm enerji ithalatçısı ülkelerin faturalarına da doğrudan yansıyor. Yüksek Elektrifikasyon Senaryosu'nda ithalat maliyetlerinin 2025'e kıyasla yaklaşık dörtte bir oranında, yıllık 400 milyar dolar azalabileceği hesaplanıyor. 2026'daki daha yüksek enerji fiyatları dikkate alındığında yıllık tasarruf 500 milyar doların üzerine çıkıyor.
YÜZDE 35 HEDEFİ ŞEBEKELERİ DE BÜYÜTECEK
Elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 35'e ulaşması, elektrik sisteminde çok daha hızlı bir büyümeyi beraberinde taşıyacak.
IEA analizine göre küresel elektrik talebindeki yıllık artışın 2035'e kadar yaklaşık 1.400 teravatsaate ulaşması söz konusu. Bu hız, son 10 yılda görülen yıllık talep artışının yaklaşık iki katına karşılık geliyor.
Artan talebin güvenli ve uygun maliyetli biçimde karşılanabilmesi için elektrik üretim kapasitesinin artırılması tek başına yeterli olmayacak. Şebekeler, enerji depolama sistemleri ve esneklik yatırımlarının da üretim yatırımlarıyla eş zamanlı ilerlemesi gerekecek. IEA ve COP31 kapsamında yapılan görüşmelerde de hızlı şebeke genişlemesi ve enerji depolama, elektrifikasyonun temel gereklilikleri arasında gösteriliyor.
Yüksek Elektrifikasyon Senaryosu'nda elektrik şebekelerinin 2035'e kadar, son 10 yıldaki genişleme hızına kıyasla yaklaşık yüzde 40 daha hızlı büyütülmesi ve modernize edilmesi gerekiyor.
ELEKTRİFİKASYONA YATIRIM 1 TRİLYON DOLARA ÇIKABİLİR
Dönüşümün yatırım tarafındaki ölçeği de dikkat çekiyor. Nihai kullanım elektrifikasyonuna yönelik küresel yatırımların 2035'e kadar yaklaşık üç katına çıkarak yıllık 1 trilyon dolar seviyesine ulaşabileceği hesaplanıyor.
Elektrikli teknolojilerin daha yüksek enerji verimliliği ise tüketici tarafında farklı bir sonuç ortaya çıkarıyor. Analize göre ortalama hane enerji faturaları bugünkü seviyelere kıyasla yaklaşık yüzde 15 azalabilir.
Mevcut politikaların devam etmesi halinde elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payının 2035'te yaklaşık yüzde 30'a çıkması bekleniyor. COP31 kapsamında değerlendirilen yüzde 35 seviyesine ulaşılması için ise üretim ve şebeke yatırımlarının hızlandırılması, finansmana erişimin geliştirilmesi ve elektrikli teknolojilerin yaygınlaşmasını destekleyecek politikaların güçlendirilmesi gerekiyor. COP31 Başkanlığı ve IEA, elektrifikasyonu Antalya'daki zirve öncesindeki enerji gündeminin temel başlıklarından biri olarak değerlendiriyor.