Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) gündemi büyük ölçüde netleşti.
Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, konferansın 12 tematik gün üzerine kurulduğunu belirterek, COP31’in yeni kurallar oluşturmaktan çok daha önce verilen taahhütlerin uygulamaya geçirilmesine odaklanacağını söyledi.
İLK GÜN GIDA VE SAĞLIK, İKİNCİ GÜN ENERJİ
COP31’in ilk gününde “Gıda, Tarım ve Sağlık” başlığı ele alınacak. İkinci gün ise enerji güvenliği, elektrifikasyon ve şebeke altyapısının yer aldığı “Enerji ve Ulaşım” teması gündeme gelecek.
11-12 Kasım’daki Liderler Zirvesi’nde “Sıfır Atık” ve “Dirençli Şehirler” konuları görüşülecek.
Program daha sonra “Finans ve Ticaret”, “Çocuklar, Gençlik ve Eğitim”, “Bilim ve Sanayi”, “Okyanus, Denizler, Doğa ve Arazi Kullanımı”, “İnsan ve Sosyal Kalkınma” ve uygulamayı güçlendirmeye ayrılan “İmece” günüyle devam edecek.
Son gün ise nihai müzakerelere ayrılacak.
“VERİLMİŞ SÖZLERİ HAYATA GEÇİREN BİR KONFERANS”
COP31’in programını değerlendiren Kurnaz, şu ifadeleri kullandı:
“Ortaya çıkan tablo bize COP31'in yeni kurallar yazan değil, verilmiş sözleri hayata geçiren bir konferans olarak konumlandırıldığını söylüyor. Önceliklerin sıralaması da anlamlı, insanın sofrası ve sağlığı ile başlayıp enerjiyle devam eden bir program, iklim meselesini gündelik hayata bağlamaya çalışıyor.”
Kurnaz, sıfır atığın tek başına bir güne ayrılmasını, atık ve metan konularının daha fazla öne çıkmasını ve yapay zeka, turizm ile kültürel miras başlıklarının programda açık şekilde yer almasını da önemli bulduğunu belirtti.
YAKLAŞIK 100 GÜNDEM MADDESİ GÖRÜŞÜLECEK
Kurnaz’a göre Antalya’daki teknik müzakerelerde BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Paris Anlaşması kapsamında yaklaşık 100 gündem maddesi ele alınacak.
Uyum hedefi, adil dönüşüm, finansman ve emisyon azaltımı en önemli başlıklar arasında bulunuyor.
Haziran ayında yapılan Bonn görüşmelerinde küresel uyum hedefi konusunda ilerleme sağlanamadığını hatırlatan Kurnaz, uyum finansmanının üç katına çıkarılmasına ilişkin bağlantının kurulamadığını ve başlığın Antalya’ya kaldığını ifade etti.
ADİL DÖNÜŞÜM MEKANİZMASI GÜNDEMDE
Belem’de kararlaştırılan adil dönüşüm mekanizmasının ayrıntılarının da COP31’in önemli müzakere konuları arasında olması bekleniyor.
Kurnaz, gelişmekte olan ülkelerin bu mekanizmadan büyük ölçekli finansman talep ettiğini, gelişmiş ülkelerin ise finansmanın mekanizmanın görev tanımı içinde olmadığını savunduğunu aktardı.
2035’e kadar yıllık 300 milyar dolarlık finansman hedefi ile uyum finansmanının üç katına çıkarılmasına ilişkin yol haritasının konferansın en tartışmalı konuları arasında yer alacağını söyledi.
LİDERLERİN ERKEN KATILIMI FIRSAT OLABİLİR
Kurnaz, önceki COP toplantılarından farklı olarak COP31 Liderler Zirvesi’nin ilk haftanın ortasında yapılmasının teknik müzakereler açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Teknik müzakerecilerin sonuç metninin yaklaşık yüzde 90’ını hazırladığını, kalan bölümün ise siyasi karar gerektirdiğini belirten Kurnaz, liderlerin erken katılımının müzakerecilere daha fazla hareket alanı sağlayabileceğini söyledi.
Bununla birlikte liderlerin mesajlarının müzakere metnine yansımaması halinde iki hafta arasında kopukluk oluşabileceği uyarısında bulundu.
COP31 SONUNDA DÖRT BAŞLIK ÖNE ÇIKABİLİR
Kurnaz, zirve sonunda küresel uyum göstergelerinin uygulanmasına ilişkin net bir karar çıkmasını beklediğini belirtti.
Bunun yanında adil dönüşüm mekanizmasının bütçe ve takvimle işler hale getirilmesi, uyum finansmanının üç katına çıkarılması için yıllara yayılan bir yol haritası hazırlanması ve ülkelerin ulusal katkı beyanlarını güçlendirmesine yönelik yeni bir sürecin ortaya konulması beklenen başlıklar arasında yer alıyor.
TÜRKİYE İÇİN ARABULUCULUK VURGUSU
Kurnaz, Türkiye’nin uluslararası iklim müzakerelerindeki konumunun farklı taraflar arasında hareket alanı sağlayabileceğini belirtti.
“Türkiye, ne Avrupa Birliği üyesi ne gelişmekte olan ülkeler grubunun parçası ne petrol ihracatçısı ne de küçük ada devleti. Bu durum Türkiye'ye taraflar arasında arabuluculuk yapabilecek bir esneklik veriyor ki başkan olarak en büyük kazanım, uzlaşmayı sağlayan ülke olarak hatırlanmak olur.” dedi.
TÜRKİYE İÇİN ÜÇ SOMUT ÖNERİ
Kurnaz, Türkiye açısından COP31’de üç alanın öne çıkabileceğini söyledi.
Bunların ilkini 2053 net sıfır hedefi doğrultusunda ara hedeflerin ve sektör bazlı yol haritalarının netleştirilmesi olarak sıraladı.
İkinci başlıkta belediyeler, sanayi ve tarım sektörlerinin yatırıma hazır projelerinin uluslararası finans kuruluşlarıyla buluşturulmasını önerdi.
Üçüncü başlıkta ise Akdeniz’in iklim değişikliği karşısındaki kırılganlığına dikkat çekerek, su güvenliği ve uyum odaklı bölgesel bir işbirliği girişiminin başlatılabileceğini ifade etti.