Yapay zeka, bulut bilişim ve yüksek performanslı bilgi işlem uygulamalarının hızla yaygınlaşması, veri merkezlerini küresel elektrik talebinin önemli unsurlarından biri haline getiriyor. Uluslararası Gaz Birliği’nin (IGU) 2026 Küresel Gaz Raporu’na göre veri merkezlerinin elektrik tüketimi 2025’te 557 teravatsaate yükseldi.
IGU verilerine göre dünya genelindeki veri merkezi sayısı 2025 sonunda yaklaşık 7 bine, toplam kurulu elektrik kapasitesi ise 141 gigavata yükseldi. Küresel veri merkezi kapasitesi böylece beş yıl öncesinin iki katını aşarken, yapay zeka yatırımlarının büyümeyi daha da hızlandırması öngörülüyor.
ELEKTRİK TÜKETİMİ 557 TERAVATSAATE ULAŞTI
Rapordaki verilere göre veri merkezlerinin elektrik tüketimi 2020’de 145 teravatsaat seviyesindeyken 2025’te 557 teravatsaate çıktı.
Böylece küresel veri merkezlerinin elektrik tüketimi beş yıllık dönemde yaklaşık dört katına çıkarken, bu tesislerin dünya elektrik talebindeki payı da yüzde 1,9’a ulaştı.
Artışta yapay zeka uygulamalarının yanı sıra bulut bilişim, dijital hizmetler ve yüksek performanslı bilgi işlem altyapısının yaygınlaşması belirleyici oluyor.
2030’A KADAR KAPASİTE 500 GİGAVATI AŞABİLİR
IGU’nun değerlendirmesine göre yapımı devam eden, planlanan veya açıklanan projelerin tamamı dikkate alındığında küresel veri merkezi kapasitesinin 2030’a kadar 500 gigavatı aşma potansiyeli bulunuyor.
Bu proje havuzunun yaklaşık yüzde 64’ünün doğrudan yapay zeka uygulamalarına yönelik olması bekleniyor. IGU, yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarındaki hızlı büyümenin gelecekteki enerji tüketiminin öngörülmesini daha zor hale getirdiğine dikkat çekiyor.
ŞEBEKE YATIRIMLARI VERİ MERKEZLERİNE YETİŞEMİYOR
Veri merkezlerindeki hızlı büyümenin enerji sistemi açısından en önemli sorunlarından biri, tesislerin inşa süresi ile gerekli elektrik altyapısının devreye alınma süresi arasındaki fark olarak ön plana çıkıyor.
IGU’ya göre büyük ölçekli bir veri merkezi yaklaşık 1 ila 3 yıl içinde kurulabilirken, yeni elektrik şebekesi altyapısının planlanması, izin süreçlerinin tamamlanması ve devreye alınması 5 ila 15 yılı bulabiliyor.
Bu zaman farkı, özellikle büyük veri merkezi kümelerinin bulunduğu bölgelerde şebeke bağlantısı ve güvenilir elektrik arzı üzerinde yeni baskılar oluşturuyor.
YAPAY ZEKA ENERJİ PLANLAMASINI DEĞİŞTİRİYOR
Veri merkezlerinin elektrik ihtiyacı yalnızca daha fazla üretim kapasitesi gerektirmiyor. Aynı zamanda günün 24 saati kesintisiz çalışabilen tesisler için güvenilir ve gerektiğinde devreye alınabilen enerji kaynaklarına duyulan ihtiyacı da yükseltiyor..
IGU, enerji planlamasında veri merkezleri, soğutma ihtiyacı ve yapay zeka kaynaklı talebin daha yüksek senaryolarının dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Raporda şebeke yatırımlarının güçlendirilmesi, güvenilir üretim kapasitesinin artırılması ve talep esnekliğinin geliştirilmesi gerektiğinin altı çiziliyor.
DOĞAL GAZ VE YERİNDE ÜRETİM ÖN PLANDA
Elektrik şebekesine erişimin sınırlı olduğu veya kesintisiz enerji ihtiyacının yüksek olduğu bölgelerde veri merkezi işletmecileri yerinde üretim seçeneklerine de yöneliyor.
IGU, özellikle yapay zeka odaklı veri merkezlerinin kesintisiz elektrik ihtiyacının doğal gaz gibi gerektiğinde devreye alınabilen kaynaklara yönelik talebi artırabileceğini değerlendiriyor. Kurumun ocak ayında yayımladığı ayrı çalışmada da veri merkezlerinin elektrik tüketiminin 2030’a kadar 800-1000 teravatsaat seviyesine ulaşabileceği, bu büyümenin daha fazla güvenilir ve esnek üretim kapasitesi gerektireceği ifade edilmişti.
ENERJİ SİSTEMİNİN YENİ BÜYÜK TÜKETİCİSİ
Veri merkezlerindeki büyüme, artık yalnızca teknoloji sektörünün değil enerji sektörünün de temel planlama konularından biri haline geliyor.
IGU, yapay zeka ve veri merkezlerindeki hızlı genişlemenin elektrik talebi, şebeke altyapısı, üretim kapasitesi ve enerji güvenliği üzerinde giderek daha belirleyici hale geleceği değerlendirmesinde bulunuyor. Kuruma göre önümüzdeki yıllarda temel sorun yalnızca ne kadar elektriğe ihtiyaç duyulacağı değil, bu elektriğin yeterince güvenilir ve zamanında sağlanıp sağlanamayacağı olacak.