Akkaya'nın özel haberinde, Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçilerinin yıllardır devam eden alacak sorunu mercek altına alındı.
İşçilerin Ankara’da sürdürdüğü eylemler ödeme görüşmelerinde yeni bir aşamaya gelirken dosya, “Devlet işverene ceza kesebiliyorsa işçinin parasını neden doğrudan tahsil edemiyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
ŞİRKETE 23,5 MİLYON LİRAYI AŞAN CEZA
Haberde yer alan bilgilere göre Doruk Madencilik’e 2023 yılında toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan bazı alacakların ödenmemesi nedeniyle 3 milyon 284 bin 946 lira idari para cezası uygulandı.
2025 yılında ücretlerin düzenli ödenmemesi ve toplu iş sözleşmesi ihlalleri gerekçesiyle şirkete 20 milyon 292 bin 142 liralık yeni ceza kesildi.
Böylece iki yılda uygulanan idari para cezalarının toplamı 23,5 milyon lirayı aştı.
Ancak cezaların uygulanması işçilerin alacaklarının doğrudan ödenmesini sağlamadı.
CEZA HAZİNE’YE, İŞÇİ ALACAĞI İŞÇİYE
Akkaya'nın görüştüğü iş hukuku avukatı Eren Değirmenci, idari para cezalarının kural olarak Hazine’ye ödendiğine dikkat çekti.
İşçinin ücret, kıdem tazminatı veya diğer işçilik alacakları ise ayrı bir hukuki borç niteliği taşıyor. İşveren borcunu kendiliğinden ödemezse işçinin zorunlu arabuluculuk, dava ve gerektiğinde icra süreçlerine başvurması gerekebiliyor.
Bu nedenle devletin işvereni mevzuata aykırılık nedeniyle cezalandırması, işçinin alacağının aynı anda hesabına yatırılması anlamına gelmiyor.
PROTOKOL YAPILDI, İŞÇİLER YENİDEN ANKARA’YA GELDİ
Doruk Madencilik işçileri nisan ayında Eskişehir’den Ankara’ya yürürken 24 Nisan’da şirket tarafından 36 milyon liralık kısmi ödeme yapıldığı açıklandı.
10 Haziran’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar madencilerle görüştü. Ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın girişimleriyle yürütülen görüşmeler sonucunda 16 Haziran’da işçi alacakları için ödeme protokolü imzalandı.
Buna rağmen işçiler temmuz ayı sonunda yeniden eyleme başladı. Ağustos ayında ise madencilerin bir bölümü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde eylemlerini sürdürdü.
186 RUHSAT İPTAL EDİLDİ
Haberde TBMM kayıtlarından aktarılan verilere göre şirkete bağlı 186 ruhsat iptal edildi, 59 sahada faaliyet durduruldu.
Yunus Emre Termik Santrali de kapasite mekanizmasının dışında bırakıldı.
Bu yaptırımlar kamu otoritesinin şirket üzerinde önemli idari araçlara sahip olduğunu gösterirken, ruhsat iptali veya faaliyet durdurma kararlarının işçi alacaklarını doğrudan tahsil eden mekanizmalar olmadığına dikkat çekildi.
ENERJİ SEKTÖRÜNDE BÜYÜK BİR YATIRIM
Doruk Madencilik, 2022 yılında Yunus Emre Termik Santrali ve maden sahalarını kapsayan Adularya Enerji varlıklarının ihalesini 3 milyar 155 milyon liraya kazandı.
İhale bedelinin yaklaşık 3 milyar 154 milyon liralık bölümü şirketin elindeki rehinli alacaktan mahsup edilirken TMSF’nin nakit tahsilatı yaklaşık 1 milyon 104 bin lira oldu.
Haberde, bu işlemin santralin 1,1 milyon liraya satın alındığı anlamına gelmediği özellikle belirtildi.
Yunus Emre Termik Santrali daha sonraki dönemde TEİAŞ kapasite mekanizmasından da yararlanırken Eylül 2024 döneminde santral için 6 milyon 738 bin liralık kapasite ödemesi kayıtlara geçti.
“DEVLET CEZALANDIRABİLİYOR, ANCAK PARA OTOMATİK OLARAK İŞÇİYE GİTMİYOR”
Yıldızlar SSS Holding temsilcisi Ali Vahit Atıcı ise 25 Ağustos’ta yaptığı açıklamada eylemdeki çalışanların tüm yasal alacaklarının ödendiğini savundu. Atıcı, dava süreci tamamlanan bazı alacakların da en kısa sürede ödeneceğini söyledi.
İşçi tarafı ise ödenmemiş alacaklarının bulunduğunu belirtiyor.
Doruk Madencilik dosyasının ortaya çıkardığı temel sorun şöyle:
Devlet işvereni denetleyebiliyor, idari para cezası uygulayabiliyor, ruhsat iptal edebiliyor ve faaliyeti durdurabiliyor. Ancak bu yaptırımlar işçinin ücret ve tazminat alacağının doğrudan tahsil edilmesi anlamına gelmiyor.
İşveren ödeme yapmadığında işçinin hakkını alabilmek için ayrıca hukuki takip yürütmesi gerekebiliyor.