Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

“Bu işin kalbi hücre”: Bataryada düğüm burada çözülüyor

Türkiye’de yenilenebilir enerji kapasitesi büyürken enerji depolama ihtiyacı da artıyor. Sektörde yatırımların 10-12 GWh seviyesine ulaşabileceği öngörülürken, yerli batarya hücresi üretiminin önündeki en büyük engel maliyet olarak gösteriliyor.

ENERJİ DEPOLAMA 24.09.2026 15:55 Beyza Kum 366 okuma Okuma Süresi: 4 dk
“Bu işin kalbi hücre”: Bataryada düğüm burada çözülüyor
Paylaş:
N

Türkiye’nin güneş ve rüzgar kapasitesindeki büyüme, elektrik sisteminde enerji depolamanın önemini artırırken batarya üretimindeki dışa bağımlılık sorunu büyümeye devam ediyor. Batarya sistemlerinin birçok bileşeni Türkiye’de üretilebilse de sistemin en önemli parçası olan hücre halen ağırlıklı olarak yurt dışından tedarik ediliyor.

Ankara CerModern’de düzenlenen 4. ePLUS Enerji Depolama Zirvesi’nde Enerji Haber’in sorularını yanıtlayan YEO Teknoloji İş Geliştirme ve Satış Direktörü Atılay Koyaş, Türkiye’de batarya hücresi üretiminin önündeki engellerden depolama yatırımlarının geleceğine, batarya maliyetlerinden lityum ve sodyum teknolojilerindeki rekabete kadar sektörün gündemindeki başlıkları değerlendirdi.

“BU İŞİN KALBİ HÜCRE”

Koyaş, batarya sistemlerinde yerliliğin önündeki temel sorunun hücre olduğunun altını çizdi. Türkiye’de konteyner, soğutma ve yangın sistemleri gibi birçok bileşenin yerlileştirilebileceğini ancak hücre tarafında halen ithalata ihtiyaç duyulduğunu anlatan Koyaş, “Bu işin kalbi hücre. Batarya hücresi şu anda depolamanın en önemli bileşeni. Hücrede maalesef yerli üretim yok. Dolayısıyla yerli hücre bulamıyoruz. Çin’den geliyor hücreler” sözleriyle mevcut durumu aktardı.
Koyaş, konteynerden soğutma ve yangın sistemlerine kadar kalan aksamın Türkiye’de üretilebileceğine işaret ederek, hücrenin bataryanın en önemli bileşeni olması nedeniyle mevcut koşullarda yüksek bir yerlilikten söz etmenin güç olduğunu vurguladı.

YERLİ HÜCRENİN ÖNÜNDEKİ İLK ENGEL MALİYET

Türkiye’de batarya hücresi üretiminin önündeki ilk engelin teknoloji veya mevzuattan önce maliyet olduğunu belirten Koyaş, “Bu maliyeti aşmak için devlet teşviklerinin belirlenmesi gerekiyor” dedi.

Koyaş, Çin’in çok daha yüksek üretim hacimlerine ve düşük maliyetlere sahip olduğunu dile getirdi. Uluslararası pazarda fiyat rekabetinin yerli üreticiler açısından önemli bir baskı oluşturduğunu anımsatan Koyaş, benzer durumun geçmişte güneş paneli hücresi üretiminde de yaşandığına dikkat çekti.

HÜCRE FABRİKASI İÇİN TEKNOLOJİ TRANSFERİ PLANI

YEO Teknoloji İş Geliştirme ve Satış Direktörü Koyaş, maliyet kadar teknoloji bilgisinin de önemli olduğunun altını çizdi. Batarya hücresindeki Ar-Ge sürecine sıfırdan başlamanın Türkiye'ye zaman kaybettirebileceğini aktaran Koyaş, bu nedenle deneyimli bir hücre üreticisinden know-how transferinin değerlendirilebileceğini ifade etti. Koyaş, şirketin planını şu sözlerle açıkladı: 

“Türkiye’de hücre üretim tesisi planımız var. Bunu da yine Çinli bir firmayla birlikte, onlardan teknoloji transferi alarak yapmayı düşünüyoruz.”
Koyaş, teknolojinin tamamen sıfırdan geliştirilmesi durumunda küresel rekabette geride kalma riski bulunduğunu söyledi.

TUZLA’DA 5 GWH’LİK ÜRETİM KAPASİTESİ

Batarya tarafındaki mevcut üretim faaliyetlerine ilişkin de bilgi veren Koyaş, REAP Battery’nin İstanbul Tuzla-Orhanlı’da kurduğu fabrikanın 5 GWh kapasiteye sahip olduğunu ve Aralık 2025 itibarıyla üretime başladığını söyledi. Koyaş, “Tesiste yurt içi ve yurt dışındaki projeler için 0,5C ve 1C ürünlerin üretiliyor. Sistemlerin sahaya gönderilmesi ve devreye alınması süreçleri de yürütülüyor.” diye konuştu.

YEO Teknoloji enerji tarafındaki faaliyetlerinin daha geniş bir alanı kapsadığını ifade eden Koyaş, şirketin güneş ve rüzgar santrallerinin kurulumunun yanı sıra elektrifikasyon, otomasyon, yüksek gerilim trafo merkezleri ve enerji iletim hatlarında anahtar teslim çözümler sunduğunu kaydetti.

TÜRKİYE’DE DEPOLAMA 10-12 GWH’YE ULAŞABİLİR

Koyaş’ın dikkat çektiği diğer önemli başlık, Türkiye’nin önümüzdeki yıllardaki enerji depolama ihtiyacı oldu. Türkiye’nin 2035 güneş ve rüzgar hedefleri doğrultusunda şebeke açısından yaklaşık 7-8 GWh’lik depolama kapasitesinin şimdiden öngörüldüğünü belirten Koyaş, şunları dile getirdi:

“Yenilenebilir enerjinin elektrik sistemindeki payı yükseldikçe bu ihtiyaç da artacak. Depolama yatırımlarının geleceğini yalnızca şebekenin teknik ihtiyacının belirlemeyecek. Elektrik piyasasında fiyat esnekliğinin artması, negatif fiyatların devreye girmesi ve tavan fiyatlara ilişkin düzenlemeler, yatırımcıların gelir modellerini de değiştirebilir. Birçok yatırımcı depolama işine girecektir. Şebekenin ihtiyacı olan 7-8 gigavatsaatin yanında bir de bunları düşünürsek ben Türkiye’de 10-12 civarında bir yatırım olabileceğini düşünüyorum.” 

BATARYA FİYATLARINDA BU YIL YÖN DEĞİŞTİ

Batarya maliyetlerinde son yıllarda görülen düşüş eğilimi bu yıl tersine döndü. Koyaş, fiyatlardaki hareketin arkasında büyük ölçüde küresel piyasalardaki gelişmeler olduğunu söyledi.

Özellikle Çin’de hızla artan siparişler maliyetleri yukarı taşırken, lityum ham maddesinde yaşanan darboğazın da fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi. Uzmanlara göre hücre, BMS ve konteyner gibi batarya sisteminin farklı bileşenlerinde üretim kapasitelerinin sınırlarına yaklaşılması da bu tabloyu etkiliyor.

Son 4-5 yılda genel eğilimin aşağı yönlü olduğunu hatırlatan Koyaş, “Bu sene maliyet arttı. Önümüzdeki senelerde bu büyük projeler hayata geçtikçe biraz daha ucuzlayacağını düşünüyorum.” dedi. Koyaş, talebin dengelenmesiyle birlikte batarya maliyetlerinin yeniden daha istikrarlı bir seyir izlemesini beklediğini söyledi.

SODYUM GELİŞİYOR, LİTYUM LİDERLİĞİNİ KORUYOR

Enerji depolamada alternatif teknolojiler arasında öne çıkan sodyum iyon bataryalar gelişimini sürdürse de büyük ölçekli projelerde ağırlık hala lityumdan yana. Koyaş, özellikle şebeke ölçekli yatırımların büyük bölümünde bugün lityum bataryaların tercih edildiğine dikkat çekti.

Sodyum iyon teknolojisinin geleceğini ise büyük ölçüde maliyetlerin belirlemesi bekleniyor. Rekabetçi seviyelere ulaşması halinde sodyum bataryaların pazardan daha fazla pay alabileceğini değerlendiren Koyaş, kısa vadede dengelerin değişmesini beklemediğini “Minimum 3-5 yıl daha lityum bataryaları pazar lideri olarak göreceğiz” sözleriyle aktardı.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi Muhabir: Beyza Kum
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Kurum: “Asıl savunma hattı doğamız ve iklimimiz olmalı”
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Kurum: “Asıl savunma hattı doğamız ve iklimimiz olmalı”
WhatsApp
İhbar Hattı