Türkiye, enerji dönüşümünün en kritik başlıklarından biri olan bataryalı enerji depolama alanında Avrupa Birliği ülkelerinin önüne geçti. Ember verilerine göre 2022’den bu yana Türkiye’de 33 gigavatın (GW) üzerinde batarya kapasitesi için onay verildi. Bu rakam, Türkiye’yi Avrupa’nın en büyük batarya yatırım havuzuna sahip ülkelerinden biri haline getirdi.
221 GW BAŞVURU, 33 GW ONAYLI DEV HAVUZ
Batarya yatırımlarındaki hızlı yükselişin arkasında 2022’de yürürlüğe giren düzenleme yer alıyor. Yeni rüzgar ve güneş santrallerine ihalesiz kapasite tahsisi sağlanırken, santral gücü kadar batarya kurulumu zorunlu hale getirildi.
Bu model yatırımcı ilgisini hızla artırdı. Toplam 221 GW’lık başvuru yapılırken, bunun 33 GW’lık kısmı onaylandı. Bu kapasite, Almanya ve İtalya gibi ülkelerdeki 12-13 GW seviyesinin oldukça üzerine çıktı.
AVRUPA’YA GÖRE DAHA YÜKSEK ORAN
Türkiye’nin mevcut rüzgar ve güneş kurulu gücü yaklaşık 40 GW seviyesinde bulunuyor. Onaylanan batarya projeleri ise bu kapasitenin %83’üne ulaştı. Avrupa’da bu oranı aşabilen tek ülke %89 ile Romanya olurken, Almanya ve Hollanda gibi ülkeler oldukça geride kaldı.
BATARYALAR ENERJİ DENGESİNİ DEĞİŞTİRİYOR
Batarya depolama sistemleri, rüzgar ve güneş gibi değişken üretim kaynaklarının verimliliğini artırıyor. Elektriğin ihtiyaç anında kullanılmak üzere depolanmasını sağlayan bu sistemler, arz dengesini korurken fosil yakıt bağımlılığını da azaltıyor.
Son 10 yılda güneş ve batarya maliyetlerinde yaklaşık %90’lık düşüş yaşanması, bu teknolojilerin yaygınlaşmasını hızlandıran en önemli etkenlerden biri oldu.
KAPASİTE YÜKSEK, SÜRE SINIRLI
Türkiye’nin batarya kapasitesi dikkat çekici seviyelere ulaşsa da depolama süresi tarafında sınırlı bir yapı öne çıkıyor. Onaylanan projelerin büyük bölümü yaklaşık 1 saatlik depolama süresine sahip. Toplam 37 gigavatsaatlik kapasite, ortalama 1,1 saatlik kullanım süresine işaret ediyor.
Küresel ölçekte ise bu süre daha yüksek. Dünya genelinde ortalama depolama süresi 2,5 saat seviyesinde bulunuyor.
KÖMÜR PAYI HALA YÜKSEK
Türkiye, elektrik üretiminin yaklaşık %20’sini rüzgar ve güneşten karşılarken kömürün payı %34 seviyesinde bulunuyor. Buna rağmen yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması hedefi devam ediyor.
2035 yılına kadar rüzgar ve güneş kurulu gücünün 120 GW’a çıkarılması planlanırken, mevcut artış hızının hedefin gerisinde kaldığı görülüyor. Geçtiğimiz yıl devreye giren 6,5 GW’lık kapasite, hedeflenen 8 GW seviyesinin altında kaldı.