Dünyanın enerji teknolojilerine ayırdığı milyarlarca dolarlık kamu kaynağında öncelikler değişiyor. Fosil yakıt teknolojilerinin payı gerilerken enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu sistemlere yönelik araştırmalar giderek daha fazla önem kazanıyor.
Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) güncellediği Enerji Teknolojileri Araştırma, Geliştirme ve Gösterim Bütçeleri veri tabanına göre küresel kamu enerji Ar-Ge ve gösterim bütçesi 2024 yılında yaklaşık 54,4 milyar dolara ulaştı.
Veriler, 2017'den itibaren devam eden uzun vadeli yükselişte Avrupa, ABD ve Çin'in belirleyici rol oynadığını ortaya koydu. Ancak son yıllarda harcamaların büyüme hızında yavaşlama yaşandı.
ENERJİ BÜTÇESİNİN YÜZDE 80'İ DÜŞÜK EMİSYONLU TEKNOLOJİLERE
IEA verilerine göre son yıllarda kamu enerji araştırma bütçelerinin yaklaşık beşte dördü düşük emisyonlu teknolojilere ayrıldı.
Bu yatırımların kapsamına enerji verimliliği, güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir kaynaklar, nükleer enerji, hidrojen, yakıt hücreleri, elektrik şebekeleri ve enerji depolama teknolojileri giriyor.
Araştırma bütçelerindeki değişim, ülkelerin enerji güvenliğini güçlendirme ve emisyonları azaltma hedeflerinin teknoloji politikalarına da yansıdığını gösteriyor.
54,4 MİLYAR DOLARLIK HARCAMADA YÜZDE 2 DÜŞÜŞ
Küresel kamu enerji Ar-Ge harcamalarında uzun vadeli yükseliş eğilimi sürse de 2024 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 2'lik gerileme kaydedildi.
IEA'nın 2026 değerlendirmesine göre 2025 yılına ilişkin kamu enerji Ar-Ge harcaması tahmini ise yaklaşık 55 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.
Büyümedeki yavaşlamada Avrupa Birliği'nin 2023 yılındaki büyük ölçekli teknoloji gösterim taahhütleri ve ABD'deki federal bütçe kesintileri etkili oldu.
ENERJİ VERİMLİLİĞİ EN BÜYÜK PAYI ALAN ALANLARDAN BİRİ
Enerji teknolojilerine ayrılan kaynakların dağılımında son 50 yılda önemli değişiklikler yaşandı.
1974 yılında kamu enerji araştırma bütçelerinde nükleer teknolojilerin payı yaklaşık yüzde 76 seviyesindeydi.
İlerleyen yıllarda bu oran gerilerken enerji verimliliği birçok dönemde en büyük harcama kategorisi haline geldi.
IEA üyesi ülkelerde enerji verimliliğine ayrılan payın yakın dönemde yaklaşık yüzde 30 seviyesine kadar çıkabildiği belirtildi.
Yenilenebilir enerji ve hidrojen teknolojilerinin payı artarken fosil yakıtlara yönelik araştırmaların bütçedeki ağırlığı azaldı.
ENERJİ ARAŞTIRMALARINA AYRILAN KAYNAK 1970'LERİN GERİSİNDE
Kamu enerji araştırmalarına ayrılan bütçeler büyüse de ekonomiye oranlandığında farklı bir tablo ortaya çıkıyor.
IEA üyesi ülkelerde kamu enerji Ar-Ge harcamaları gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 0,05'ine karşılık geliyor.
Bu oran, 1970'lerdeki petrol krizlerinin ardından ulaşılan yüzde 0,1 seviyesinin yaklaşık yarısında bulunuyor.
Veriler, enerji teknolojilerine ayrılan kamu kaynaklarının ekonomik büyüklüğe oranla geçmişteki bazı dönemlerin gerisinde kaldığını gösteriyor.
BATARYALAR VE KRİTİK MİNERALLER ARAŞTIRMALARDA ÖNE ÇIKIYOR
Enerji teknolojilerindeki dönüşüm, araştırma alanlarının yeniden sınıflandırılmasına da yol açtı.
IEA'nın güncel veri sistemine 2025'ten itibaren kritik mineraller ve endüstriyel elektrifikasyon gibi yeni kategoriler eklendi.
Batarya teknolojileri, hidrojen sistemleri ve karbon yakalama çalışmalarına yönelik harcamaların sınıflandırılması da ayrıntılandırıldı.
Bu değişiklikler, ülkelerin enerji araştırmalarındaki yeni önceliklerinin daha kapsamlı izlenmesini sağlayacak.
IEA'NIN VERİLERİ 50 YILI AŞKIN DÖNEMİ KAPSIYOR
Uluslararası Enerji Ajansının güncellediği veri tabanı, üye ülkelerin 1974 yılına kadar uzanan kamu enerji araştırma bütçelerini içeriyor.
Ulusal yönetimlerden alınan verilerle oluşturulan sistem, farklı enerji teknolojilerine ayrılan kaynakların yıllar içerisindeki değişimini ortaya koyuyor.
Mayıs ve ekim aylarında güncellenen veri tabanı sayesinde ülkelerin enerji teknolojilerine yönelik yatırım öncelikleri karşılaştırılabiliyor.
2025 yılına ait verilerin ise sonraki güncellemelerle daha kesin hale gelmesi bekleniyor.