Hürmüz Boğazı kaynaklı tedarik riskleri, Avrupa’nın enerji arz güvenliği kaygıları ve Rusya-Ukrayna savaşı sonrası şekillenen yeni küresel denklem, Türkiye’nin enerji alanında son yıllarda kurduğu altyapının önemini artırdı. Ankara’nın boru hatları, LNG, FSRU, doğal gaz depolama ve hidrokarbon arama kapasitesine yönelik yatırımları, ülkeyi yalnızca enerji geçiş güzergahı değil, bölgesel akışı yöneten daha güçlü bir aktör haline getirdi.
MİLLİ ENERJİ HAMLESİ
Bu dönüşümün temelinde, 2016’da Berat Albayrak döneminde şekillenen ve 2017’de kamuoyuna sunulan Milli Enerji ve Maden Politikası bulunuyor. Arz güvenliği, yerlileştirme ve öngörülebilir piyasa başlıkları üzerine kurulan politika, Türkiye’nin enerji stratejisinde uzun vadeli bir yön değişikliğinin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Ankara kulislerinde “Albayrak Doktrini” olarak anılan bu yaklaşımın, bugün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar döneminde 2053 vizyonuyla sürdürüldüğü belirtiliyor.
SONDAJ FİLOSU TÜRKİYE’NİN ELİNİ GÜÇLENDİRDİ
Yerli sondaj filosunun kurulması, bu stratejik dönüşümün en görünür adımlarından biri oldu. Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han sondaj gemileriyle Türkiye, denizlerde kendi arama kapasitesini oluşturan ülkeler arasına girdi. Bu süreç, yalnızca teknik kapasite artışı değil, enerji bağımsızlığı hedefinin sahadaki karşılığı olarak ön plana çıktı.
ARZ GÜVENLİĞİNDE DEPOLAMA VE LNG ETKİSİ
Türkiye’nin doğal gaz depolama kapasitesini artırması, LNG ve FSRU altyapısını güçlendirmesi de kriz dönemlerinde öne çıkan başlıklar arasında bulundu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre yer altı doğal gaz depolama kapasitesi 2025 sonunda 6,3 milyar metreküpe yükselirken, gazlaştırma kapasitesinin 200 milyon metreküpün üzerine çıkarılması amaçlanıyor. Bu altyapı, küresel piyasalardaki dalgalanmalara karşı Türkiye’nin manevra alanını genişletiyor.
GÜNEYDOĞU’DA PETROL ÜRETİMİ YÜKSELİYOR
Türkiye’nin enerji dönüşümünde dikkat çeken alanlardan biri de Güneydoğu’daki petrol üretimi oldu. Özellikle Gabar sahasında yükselen üretim, yerli petrol arzının güçlenmesinde önemli rol oynuyor. Bakanlık verilerine göre Türkiye’nin yurt içi petrol üretimi 2025’te yüzde 26 artışla 47,9 milyon varile çıktı. Bu tablo, enerji çevrelerinde Güneydoğu için kullanılan “Yeni Teksas” benzetmesini de daha görünür hale getirdi.
GÖZLER 22 MAYIS’TAKİ ZİRVEDE
Türkiye’nin enerji ve doğal kaynak vizyonu, 22 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul’da düzenlenecek 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde uluslararası ölçekte yeniden gündeme taşınacak. Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’ndeki zirvenin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın ev sahipliğinde yapılması ve açılışına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılması tahmin ediliyor.