Dünyanın en büyük kömür üreticileri arasında bulunan Güney Afrika Cumhuriyeti, elektrik üretiminde kömüre yüksek oranda bağımlı yapısını sürdürürken, bu durum hava kirliliği ve halk sağlığına ilişkin endişeleri artırıyor.
KÖMÜR, ELEKTRİK ÜRETİMİNİN MERKEZİNDE
Yaklaşık 235 milyon tonluk yıllık üretimiyle dünyanın 7’nci büyük kömür üreticisi olan Güney Afrika’da, elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 80’i kömür yakıtlı termik santrallerden karşılanıyor.
Ülkede üretilen kömürün yaklaşık üçte biri ihraç edilirken, kalan bölümün büyük kısmı başta ulusal elektrik şirketi Eskom’un termik santralleri olmak üzere iç piyasada kullanılıyor.

ENERJİ GÜVENLİĞİ İÇİN STRATEJİK KAYNAK
Güney Afrika Madenler Konseyinin 2025 verilerine göre ülke, küresel kömür üretiminin yaklaşık yüzde 2,5’ini tek başına karşılıyor.
İşsizliğin yüzde 30’un üzerinde seyrettiği 63 milyon nüfuslu ülkede kömür madenciliği yaklaşık 100 bin kişiye istihdam sağlıyor. Sektörün ekonomik büyüklüğü ise Kovid-19 salgını sonrası gerilese de yıllık 11-12 milyar dolar bandında gidiyor.
Güney Afrika Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Konseyinin verilerine göre, ülkede 2024 yılında toplam elektrik üretimi 221,2 teravatsaat oldu. Bunun 177,9 teravatsaatlik bölümü kömürden sağlandı.
Bu tablo, kömürün Güney Afrika için yalnızca enerji arzında değil; istihdam, sanayi üretimi ve ihracat açısından da stratejik bir kaynak olmayı sürdürdüğünü gösteriyor.

HAVA KİRLİLİĞİ SAĞLIK RİSKLERİNİ YÜKSELTİYOR
Kömürün enerji güvenliği ve ekonomi açısından taşıdığı önem, çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Madencilik faaliyetleri ve kömürle çalışan termik santrallerin yoğunlaştığı Mpumalanga eyaletindeki Highveld bölgesi, uzun süredir ülkenin hava kirliliği açısından en riskli alanları arasında gösteriliyor.
Güney Afrika hükümetinin Mart 2025’te yayımladığı plana göre bölgede solunabilir partikül madde, azot oksit ve kükürt dioksit yoğunluğu yüksek seviyelerde seyrediyor.
JOHANNESBURG’A KADAR UZANAN KİRLİLİK
Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezinin nisan ayında yayımladığı rapora göre, Highveld bölgesinden kaynaklanan yoğun hava kirliliği Johannesburg ve Pretorya üzerinde birikiyor.
Bu durum, ülke nüfusunun yaklaşık dörtte birine ev sahipliği yapan Gauteng çevresini doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, hava kirliliğinin solunum yolu hastalıkları, kalp damar rahatsızlıkları ve erken ölüm risklerini artırabileceğinin altını çiziyor.

KENTTE ‘ÇÜRÜK YUMURTA’ KOKUSU ŞİKAYETİ
Yerel basına göre, su ve çöp kriziyle mücadele eden Johannesburg’da son aylarda “çürük yumurta kokusu” olarak tarif edilen ağır koku da gündeme geldi.
Orman, Balıkçılık ve Çevre Bakanı Willie Aucamp, kentte hissedilen kokunun birkaç yüz kilometre uzaklıktaki Highveld bölgesinde yürütülen madencilik ve sanayi faaliyetlerinden kaynaklanan hidrojen sülfür emisyonlarıyla ilişkilendirildiğini duyurdu.
İsviçre merkezli IQAir verilerine göre Johannesburg, 2024’te azot dioksit ortalaması bakımından Afrika’nın hava kirliliği en yüksek ikinci büyükşehri oldu. Kent, dünya sıralamasında ise 9’uncu basamakta bulundu.