Türkiye'nin rüzgâr enerjisinde 2035 yılı için belirlediği 48 bin megavatlık kapasite hedefine ulaşması, yeni yatırımların hayata geçirilmesine bağlı. Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, hedefe ulaşmak için yaklaşık 26,5 gigavatlık ilave yatırıma ve yıllık 3,2 milyar dolarlık finansmana ihtiyaç olduğunu belirtti.
TÜREB'in COP31 öncesinde düzenlediği basın toplantısında sektörün mevcut kapasitesi, yatırım finansmanı, deniz üstü rüzgâr projeleri ve izin süreçleri değerlendirildi. Birlik, Antalya'da düzenlenecek iklim zirvesinin uluslararası finansman olanaklarının geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
RÜZGÂR ENERJİSİNDE YILLIK 3,2 MİLYAR DOLARLIK İHTİYAÇ
TÜREB Başkanı İbrahim Erden, Türkiye'nin 2035 yılına kadar rüzgâr enerjisinde 48 gigavatlık kurulu güce ulaşmayı hedeflediğini söyledi.
Bu hedef için yaklaşık 26,5 gigavatlık ilave yatırım gerektiğini belirten Erden, her yıl ortalama 3,2-3,3 gigavat yeni kapasitenin devreye alınması gerektiğini kaydetti.
Erden, söz konusu yatırımların yıllık yaklaşık 3,2 milyar dolarlık finansman ihtiyacı oluşturduğunu açıkladı.
Mevcut proje stokunun 25-26 bin megavat seviyesinde bulunduğunu belirten Erden, depolamalı projeler, kapasite artışları ve Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yatırımlarının toplam büyüklüğünün yaklaşık 25-26 milyar avroya karşılık geldiğini ifade etti.
TÜRKİYE'NİN RÜZGÂR KAPASİTESİ 16 BİN MEGAVATI AŞTI
Türkiye'nin rüzgâr enerjisindeki mevcut durumunu değerlendiren Erden, geçen yıl 2 bin megavatın üzerinde yeni kurulum gerçekleştirildiğini söyledi.
Türkiye'nin bu performansla Avrupa'da en fazla rüzgâr enerjisi kapasitesi kuran ikinci ülke olduğunu belirten Erden, mekanik kurulu gücün 16 bin megavatı aştığını bildirdi.
Elektriksel kurulu gücün ise 15 bin 500-15 bin 600 megavat seviyelerinde bulunduğunu aktardı.
Erden ayrıca Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yüzde 13'ten fazlasının rüzgâr enerjisinden karşılandığını ifade etti.
COP31 RÜZGÂR YATIRIMLARINA FİNANSMAN SAĞLAYABİLİR
Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'in enerji yatırımları açısından uluslararası finans kuruluşlarını bir araya getireceğini belirten TÜREB yönetimi, zirvenin yeni finansman anlaşmalarına zemin hazırlayabileceğini değerlendirdi.
TÜREB Başkan Yardımcısı Çağrı Güven, “COP31 finansman için önemli bir katalizör olacak. Bankalar büyük montanlı kredi anlaşmalarını ve niyet mektuplarını bu platformda açıklamayı planlıyor” dedi.
TÜREB Başkanı Erden ise COP31'in Mavi ve Yeşil Bölge alanlarında etkinlikler düzenleyeceklerini belirtti.
Küresel Rüzgâr Enerjisi Konseyi iş birliğiyle yapılması planlanan resepsiyona 13 ülkenin enerji bakanı ile Avrupa Birliği Enerji Komiserinin davet edildiği açıklandı.
DENİZ ÜSTÜ RÜZGÂR İHALESİ 2027'DE BEKLENİYOR
Türkiye'nin deniz üstü rüzgâr enerjisi çalışmalarında da yeni bir aşamaya geçilmesi hedefleniyor.
İbrahim Erden, 2022 yılından bu yana sürdürülen hazırlıkların ardından şartname taslağının tamamlandığını belirtti.
İlk deniz üstü rüzgâr ihalesinin 2027 yılının birinci veya ikinci çeyreğinde yapılmasının beklendiğini ifade eden Erden, ihale kapsamında 1000 megavatlık kapasitenin planlandığını söyledi.
TÜREB Başkan Yardımcısı Ufuk Yaman ise şartnameye ilişkin görüşlerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına iletildiğini, nihai metnin COP31 döneminde açıklanmasının beklendiğini aktardı.
RÜZGÂR PROJELERİNDE İZİN SÜRESİ 30 AYA GERİLEDİ
Rüzgâr yatırımlarının hayata geçirilmesinde izin süreçlerinin önemine değinen TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı, mevzuat değişikliklerinin ardından süreçlerde hızlanma yaşandığını ifade etti.
Arıcı, EPDK verilerine göre daha önce ortalama 5,4 yıl süren izin süreçlerinin 30 aya kadar gerilediğini belirtti.
Sektörün hedefinin bu süreyi 18 aya indirmek olduğunu söyledi.
İbrahim Erden de yatırımlarda yaşanan gecikmelerin ekonomik kayıplara neden olduğuna işaret ederek 100 megavatlık bir santralin altı ay gecikmesinin yaklaşık 5 milyon dolar, bir yıl gecikmesinin ise 10 milyon dolar kayıp oluşturabileceğini ifade etti.
RÜZGÂR EKİPMANI İHRACATININ YARISI AVRUPA'YA
Türkiye'nin rüzgâr enerjisi ekipmanı ihracatında Avrupa pazarının önemli bir yere sahip olduğunu belirten Erden, ihracatın yaklaşık yüzde 50'sinin Avrupa ülkelerine gerçekleştirildiğini söyledi.
Avrupa Birliği'nin “Made in EU” yaklaşımına ilişkin gelişmeleri takip ettiklerini aktaran Erden, Türkiye'nin Avrupa rüzgâr enerjisi tedarik zincirindeki konumunun korunması için ilgili bakanlıklar ve WindEurope nezdinde çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.
Erden, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya pazarlarının da Türkiye'deki rüzgâr enerjisi sanayisi açısından fırsatlar sunduğunu belirtti.
ELEKTRİK ŞEBEKESİNE 25 MİLYAR DOLARA YAKIN YATIRIM
Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımlarının artmasıyla birlikte elektrik iletim altyapısının geliştirilmesi de sektörün öncelikleri arasında yer alıyor.
Erden, TEİAŞ için Dünya Bankası ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında 24-25 milyar dolarlık şebeke yatırımı öngörüldüğünü aktardı.
Türkiye'nin 2035 yılına kadar rüzgâr ve güneşte toplam 120 bin megavatlık kurulu güce ulaşmayı hedeflediğini hatırlatan Erden, elektrik talebinin yıllık ortalama yüzde 3 büyüdüğünü belirtti.
TÜREB'e göre hedeflenen kapasite artışının sağlanabilmesi için finansman olanaklarının genişletilmesi, izin süreçlerinin kısaltılması ve şebeke yatırımlarının zamanında tamamlanması gerekiyor.