Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol, enerji sistemlerinin hızla büyüdüğü ve dönüştüğü bir dönemde mühendislerin üstlendiği role dikkati çekti. Mühendislik ve teknoloji yayını The Engineer için bir görüş yazısı kaleme alan Birol, ülkelerin mühendis yetiştirmek ve bu insan kaynağını enerji sektörüne çekmek için daha fazla çaba göstermesi gerektiğini belirtti.
Birol’un “It’s time engineers got the credit they deserve” (Mühendislerin hak ettikleri değeri görme zamanı) başlıklı yazısında mühendisler, modern dünyayı inşa eden ve ekonomiler ile günlük yaşamın temelindeki sistemleri ayakta tutan güç olarak tanımlanıyor.
ENERJİ SİSTEMLERİ BÜYÜYOR, İNSAN KAYNAĞI YETİŞMİYOR
Birol, elektrik üretiminden şebekelere, yenilenebilir enerji tesislerinden nükleer santrallere kadar büyüyen enerji altyapısının yeterli sayıda mühendis ve teknik çalışan olmadan kurulamayacağının altını çizdi
Dünyanın birçok bölgesinde yetişen mühendis sayısının sektörün ihtiyacını karşılamakta zorlandığını söyleyen Birol, bu açığın kapatılmaması halinde geleceğin enerji sistemlerinin temellerinin zayıflayabileceği uyarısında bulundu.
Birol’un değerlendirmesine göre ülkelerin yalnızca enerji teknolojilerine ve yeni tesislere yatırım yapması yeterli değil. Bu sistemleri tasarlayacak, kuracak, işletecek ve geliştirecek insan kaynağının da enerji politikalarının bir parçası olarak planlanması gerekiyor.
Yazının yayımlandığını duyuran İstanbul Teknik Üniversitesi de Birol’un mühendisleri, enerji dönüşümü ve günümüzün küresel sorunlarının çözümünde önemli sorumluluklar üstlenen “sessiz güçler” olarak nitelendirdiğini aktardı.
ENERJİ İSTİHDAMI 76 MİLYON KİŞİYE ULAŞTI
IEA’nın Dünya Enerji İstihdamı 2025 raporuna göre küresel enerji sektöründeki istihdam, 2024 yılında yüzde 2,2 artarak 76 milyon kişiye ulaştı. Enerji istihdamındaki büyüme, aynı dönemde dünya ekonomisinin genelindeki istihdam artışının yaklaşık iki katı seviyesinde gerçekleşti.
Elektrik sektörü, son yıllarda oluşturulan enerji işlerinin dörtte üçünü karşılayarak yakıt tedarikini geçti ve enerji alanındaki en büyük istihdam kolu haline geldi. Güneş enerjisi yatırımları büyümede belirleyici olurken nükleer enerji, elektrik şebekeleri ve depolama alanlarında da çalışan ihtiyacı arttı.
Elektrikli araç ve batarya üretimindeki istihdam ise yalnızca 2024 yılında yaklaşık 800 bin kişilik artış gösterdi.
KURULUŞLARIN YARIDAN FAZLASI ÇALIŞAN BULAMIYOR
IEA’nın araştırmasına katılan 700 enerji şirketi, sendika ve eğitim kuruluşunun yarıdan fazlası, nitelikli çalışan istihdamında ciddi sorun yaşadığını bildirdi.
Elektrikçiler, boru tesisatçıları, enerji nakil hattı çalışanları, tesis operatörleri ve nükleer mühendisler, eleman açığının en fazla hissedildiği meslekler arasında gösterildi. Bu mesleklerdeki çalışan sayısı 2019’dan bu yana 2,5 milyon artmasına rağmen sektörün ihtiyacı karşılanamadı.
Gelişmiş ekonomilerde yaşlanan iş gücü de sorunu büyütüyor. Bu ülkelerde 25 yaşın altındaki her yeni çalışana karşılık 2,4 enerji çalışanı emeklilik yaşına yaklaşıyor. Nükleer enerji ve şebeke alanlarında emekli olanların sayısı sektöre yeni katılanların üzerinde bulunuyor.
2030’A KADAR YÜZDE 40 ARTIŞ GEREKİYOR
IEA’ya göre enerji sektöründeki çalışan açığının 2030’a kadar daha fazla büyümemesi için sektöre katılan yeni nitelikli çalışan sayısının yüzde 40 artırılması gerekiyor. Bunun için dünya genelinde mesleki eğitim ve insan kaynağı çalışmalarına her yıl ilave 2,6 milyar dolar yatırım yapılması hedefleniyor.
Fatih Birol, enerji altyapısının ihtiyaç duyduğu iş gücünün yetiştirilmesi konusunda hükümetler, sektör temsilcileri ve eğitim kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti.
Birol, IEA’nın istihdam raporuna ilişkin değerlendirmesinde, “Dünyanın ihtiyaç duyduğu enerji altyapısını inşa edebilmesi, yeterli sayıda nitelikli çalışanın bulunmasına bağlı. Hükümetler, sektör ve eğitim kurumları iş gücü ve beceri açığını kapatmak için bir araya gelmeli” ifadelerini kullandı.
Birol, gerekli adımların atılmaması halinde çalışan açığının yatırımları yavaşlatabileceği, proje maliyetlerini artırabileceği ve enerji güvenliğini zayıflatabileceği uyarısını yaptı.
EĞİTİM İLE ENERJİ POLİTİKASI UYUŞMUYOR
IEA’nın Haziran 2026’da yayımladığı “Nitelikli Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği İş Gücünün Sağlanması” raporu da insan kaynağındaki büyümenin enerji dönüşümünün gerisinde kaldığını gösterdi.
Raporda enerji alanındaki mesleklerin yeterince cazip bulunmaması, eğitim programlarının sınırlı kalması, mesleki eğitime erişimde yaşanan sorunlar ve sektörün ihtiyaçlarıyla eğitim programları arasındaki uyumsuzluk başlıca engeller arasında sıralandı.
IEA, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarının yalnızca finansman ve teknolojiyle gerçekleştirilemeyeceğini, enerji politikaları ile iş gücü planlamasının birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti.
BİROL DA MÜHENDİSLİK EĞİTİMİ ALDI
İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümünden 1983 yılında mezun olan Fatih Birol, Viyana Teknik Üniversitesinde enerji ekonomisi eğitimi aldı. Birol, 1995 yılında katıldığı IEA’da baş ekonomistlik ve Dünya Enerji Görünümü çalışmalarının yöneticiliğini üstlendi. 2015’ten bu yana kurumun icra direktörlüğünü yürütüyor.
Birol’un değerlendirmeleri, enerji dönüşümünde teknoloji ve yatırım kadar, bu dönüşümü sahada gerçekleştirecek mühendis ve teknik çalışanların da belirleyici olacağını ortaya koyuyor.