Türkiye'nin yerli petrol ve doğal gaz üretimini artırmaya yönelik çalışmaları devam ediyor. Gabar'daki petrol sahasında yürütülen faaliyetlerden yakın zamanda yeni bir keşif haberi gelebileceği belirtilirken Karadeniz'deki doğal gaz üretiminin de 2028 yılına kadar dört katına çıkarılması hedefleniyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Moskova'da düzenlenen Rusya Enerji Haftası kapsamında Anadolu Ajansının sorularını yanıtlayarak Türkiye'nin petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerini, enerji arz güvenliğini ve nükleer enerji yatırımlarını değerlendirdi.
GABAR'DA YENİ KEŞİF BEKLENTİSİ
Türkiye'nin hem karada hem de denizlerde petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Bayraktar, Gabar'daki üretim çalışmalarının bu süreçte önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Gabar'da yeni gelişmeler yaşanabileceğine işaret eden Bayraktar, "Gabar'dan inşallah yakın zamanda yeni bir müjde verebiliriz." dedi.
Bayraktar, Türkiye'nin kendi enerji kaynaklarını geliştirmeye devam ederken tedarikçi ülkeleri ve enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye yönelik politikalar izlediğinin altını çizdi.
KARADENİZ'DE DOĞAL GAZ ÜRETİMİ DÖRT KATINA ÇIKACAK
Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'nda 2023 yılında başlayan üretimin artırılmasına yönelik çalışmalar da sürüyor.
Bayraktar, Karadeniz'deki yıllık doğal gaz üretiminin 7,5 milyar metreküpe ulaşacağını belirterek üretimin mevcut aşamada iki katına, 2028'de ise dört katına çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı.
Türkiye'nin enerji ihtiyacını karşılamak için yerli kaynakların geliştirilmesine önem verdiklerini ifade eden Bayraktar, yenilenebilir enerji, nükleer enerji, yerli kömür, petrol ve doğal gazın birlikte değerlendirildiği bir enerji politikası izlediklerini vurguladı.
BORU HATLARINDA TAM KAPASİTE HEDEFİ
Enerji arz güvenliğinde kaynak çeşitliliğinin yanı sıra alternatif tedarik güzergahlarının da önem taşıdığını belirten Bayraktar, ABD ile yapılan uzun vadeli sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) anlaşmalarına dikkat çekti.
Bu anlaşmaların boru hatlarında yaşanabilecek sorunlara karşı alternatif tedarik imkanları sunduğunu ifade eden Bayraktar, Türkiye'nin mevcut enerji altyapısının bölgesel arz güvenliğine de katkı sağlayabileceğini belirtti.
Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP), Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Irak-Türkiye petrol boru hatlarının tam kapasiteyle kullanılmasının önemine değinen Bayraktar, bunun hem üretici hem de tüketici ülkeler açısından fayda sağlayacağını söyledi.
RUSYA İLE DOĞAL GAZ İŞ BİRLİĞİNDE 40 YIL
Türkiye ile Rusya arasındaki doğal gaz iş birliğinin 40. yılına ulaşıldığını hatırlatan Bayraktar, iki ülke arasındaki ilk doğal gaz anlaşmasının 14 Şubat 1986'da imzalandığını belirtti.
Rusya'nın bugüne kadar Türkiye'ye 600 milyar metreküpün üzerinde doğal gaz sağladığını aktaran Bayraktar, Rusya'nın petrol, doğal gaz ve petrol ürünleri bakımından önemli bir tedarikçi olduğunun altını çizdi.
Gazprom ile yapılan görüşmelerde doğal gaz altyapısı ve bölgesel arz güvenliğine ilişkin yeni iş birliği imkanlarının ele alındığını belirten Bayraktar, ABD ile Rusya arasındaki dizel tedarikine yönelik anlaşmanın da Türkiye açısından önem taşıdığını söyledi.
Türkiye'nin Rusya'dan önemli miktarda dizel tedarik ettiğine dikkat çeken Bayraktar, bu alandaki ticaret imkanlarının enerji arz güvenliğine katkı sağlayacağını belirtti.
AKKUYU'DA İLK REAKTÖRÜN DEVREYE ALINMASI HEDEFLENİYOR
Rusya ile yürütülen nükleer enerji iş birliğine ilişkin de açıklamalarda bulunan Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin ilk reaktöründe elektrik üretimine yaklaşıldığını bildirdi.
Akkuyu'da dört reaktörün aynı anda inşa edildiğini belirten Bayraktar, "Orada şimdi ilk reaktörde artık elektrik üretimine çok yaklaştık. Önümüzdeki birkaç ay içerisinde hedefimiz bu reaktörü devreye almak" dedi.
Bayraktar, Rus yetkililerle Sinop ve Trakya'da planlanan nükleer santral projelerini de görüştüklerini açıkladı.
Türkiye'nin elektrik talebinin nüfus artışı, ekonomik büyüme ve şehirleşmenin yanı sıra yapay zeka, veri merkezleri, elektrikli araçlar ve soğutma ihtiyacı nedeniyle yükseldiğini söyleyen Bayraktar, bu talebin karşılanmasında nükleer enerjinin önemli rol oynayacağını ifade etti.
Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 kapsamında temiz enerji hedeflerinin de gündemde olacağını vurguladı.
ENERJİ GÜVENLİĞİNDE YENİ RİSKLER
Küresel enerji piyasalarında yaşanan gelişmeleri değerlendiren Bayraktar, jeopolitik krizlerin yalnızca enerji altyapısını değil, uluslararası enerji toplantılarını da etkilediğini belirtti.
Suudi Arabistan'da katıldığı 25. Dünya Petrol Kongresi sırasında yaşanan saldırılara değinen Bayraktar, güvenlik sorunları nedeniyle çok sayıda katılımcının kongreye ulaşamadığını anlattı.
Bayraktar, "Sadece enerji altyapısı hedef haline gelmedi, artık enerji toplantıları da konferansları da hedef haline geldi" dedi.
Rusya-Ukrayna çatışması, Orta Doğu'daki gelişmeler, ticaret savaşları ve tedarik zincirindeki sorunların enerji piyasalarında art arda krizlere neden olduğunu ifade eden Bayraktar, Türkiye'nin bu risklere karşı uzun vadeli enerji politikalarını sürdürdüğünü belirtti.
Türkiye'nin enerji arz güvenliğinde herhangi bir sorun yaşamadığını vurgulayan Bayraktar, bölgedeki çatışmaların sona ermesini temenni etti.