Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, dünya genelindeki nehir sistemlerinde çözünmüş oksijen seviyelerinin uzun vadeli düşüş eğiliminde olduğunu gözler önüne serdi.
Araştırmada, 1985-2023 yılları arasında 21 bin 439 nehir kesimine ilişkin veriler incelendi. Elde edilen bulgulara göre, incelenen nehirlerin yüzde 78,8’inde çözünmüş oksijen kaybı yaşandığı belirlendi.
NEHİRLERDE OKSİJEN SEVİYESİ DÜŞÜYOR
Çözünmüş oksijen, nehirlerdeki canlı yaşamı için kritik öneme sahip göstergeler arasında yer alıyor. Oksijen seviyesindeki düşüş, balıklar ve diğer su canlıları başta olmak üzere tatlı su ekosistemleri üzerinde ciddi baskı oluşturabiliyor.
Araştırma, nehirlerdeki oksijen kaybının uzun vadeli bir eğilim haline geldiğini gösterirken, bu durumun su kalitesi ve biyolojik çeşitlilik açısından önemli riskler taşıdığına dikkat çekiyor.
İKLİM ISINMASI TEMEL ETKENLER ARASINDA
Araştırmaya göre, nehirlerde çözünmüş oksijen seviyesinin azalmasında iklim ısınması temel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Sıcaklık artışları, suyun oksijen tutma kapasitesini azaltırken, sıcak hava dalgaları da tatlı su habitatları üzerindeki baskıyı artırıyor.
Uzmanlar, bu sürecin özellikle sıcak bölgelerde daha belirgin hale gelebileceğini belirtiyor.
TROPİKAL NEHİRLER DAHA YÜKSEK RİSK ALTINDA
Araştırmada, tropikal bölgelerdeki nehirlerin oksijen kaybı açısından en yüksek risk taşıyan alanlar arasında yer aldığı saptandı. Bu bölgelerde artan sıcaklıklar, su ekosistemlerinde oksijen dengesini daha hızlı bozabiliyor.
Bilim insanları, tatlı su habitatlarının korunması için sıcaklık artışları ve sıcak hava dalgalarının etkilerine karşı acil çevresel stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
TATLI SU EKOSİSTEMLERİ İÇİN UYARI
Nehirlerde oksijen seviyesinin düşmesi, yalnızca su canlılarını değil, su kaynaklarına bağlı ekosistemleri ve insan faaliyetlerini de etkileyebilecek bir sorun olarak değerlendiriliyor.
Araştırma, iklim değişikliğinin tatlı su kaynakları üzerindeki etkilerine karşı daha güçlü izleme, koruma ve uyum politikalarının önemini bir kez daha gündeme taşıdı.