Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Dünya nüfusunun yüzde 40’ı ozondan etkilendi

Copernicus Atmosfer İzleme Servisinin analizine göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ı bu yıl tehlikeli ozon kirliliğinden etkilendi. En yüksek maruziyet Asya’da görüldü.

İKLİM & ÇEVRE 30.09.2026 10:07 Sibel Eyüpoğlu Okuma Süresi: 2 dk
Dünya nüfusunun yüzde 40’ı ozondan etkilendi
Paylaş:
N

Dünya genelinde yaşanan aşırı sıcaklıklar ve artan hava kirliliği, yer seviyesindeki ozon yoğunluğunu yükseltti. Copernicus Atmosfer İzleme Servisi tarafından yayımlanan analiz, 2026’nın ilk sekiz ayında milyarlarca insanın sağlığa zararlı ozon seviyelerine maruz kaldığını ortaya koydu.

NÜFUSUN YALNIZCA YÜZDE 5’İ İYİ SEVİYEDE

Yer seviyesi ozonu, belirli kirleticilerin güneş ışığı ve yüksek sıcaklıkların etkisiyle kimyasal tepkimeye girmesi sonucunda oluşuyor. İnsan sağlığının yanı sıra ekosistemlere ve tarımsal ürün verimine de zarar veriyor.

Analize göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ı tehlikeli ozon kirliliğine maruz kaldı. Dünya Sağlık Örgütü kılavuzları kapsamında “iyi” kabul edilen ozon seviyelerinde yaşayanların oranı ise yalnızca yüzde 5 oldu.

EN FAZLA ASYA ETKİLENDİ

Ozon kirliliğinden en fazla etkilenen bölge Asya oldu. Sanayi ve ulaşım kaynaklı kirliliğin yanı sıra doğal emisyonların da etkisiyle kıta nüfusunun yüzde 60’ı aşırı yüksek ozon seviyeleriyle karşılaştı.

Avrupa nüfusunun yüzde 50’si “kötü” veya “çok kötü” ozon seviyelerine maruz kaldı. Kıtada art arda yaşanan sıcak hava dalgalarının yaz aylarındaki ozon yoğunluğunu artırdığı belirtildi.

Kuzey Amerika’da ise nüfusun üçte ikisinden fazlası “kötü” veya “aşırı kötü” ozon seviyeleriyle karşılaştı. Bu tabloda 2026 yılında meydana gelen orman yangınlarının etkili olduğu bildirildi.

HAVA KİRLİLİĞİ SINIRLARI AŞIYOR

ECMWF Genel Direktörü Florian Pappenberger, orman yangını dumanı, ozon ve çöl tozunun binlerce kilometre yol alarak farklı bölgelerde yaşayan insanları etkileyebildiğini belirtti.

Pappenberger, “Uluslararası toplum Birleşmiş Milletler iklim zirvesi COP31'e hazırlanırken bu bulgular, iklim değişikliği, hava kalitesi ve halk sağlığının birbiriyle derinden bağlantılı sorunlar olduğunu ve küresel ölçekte koordineli eylem gerektirdiğini zamanında hatırlatıyor.” ifadelerini kullandı.

CAMS Direktörü Laurence Rouil de hava kirliliğinin insan sağlığı, ekosistemler ve gıda üretimi üzerindeki etkilerine işaret ederek küresel ölçekte kanıta dayalı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Enerjisa Üretim’in 84 MW’lık Gaia RES santrali Muğla’da üretime başladı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Enerjisa Üretim’in 84 MW’lık Gaia RES santrali Muğla’da üretime başladı
WhatsApp
İhbar Hattı