Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK), Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) sürecinde üniversitelerin bilimsel katkısını artırmak amacıyla başlattığı çalışmaya yoğun ilgi gösterildi.
YÖK tarafından yapılan açıklamaya göre, ulusal ve uluslararası yükseköğretim kurumlarından 2 bin 767 farklı katılımcı, COP31 kapsamında proje, araştırma, işbirliği ve etkinlik önerileriyle başvuru yaptı.
Toplam 3 bin 373 başvurunun 1670’i Araştırma, Teknoloji ve İnovasyon, 867’si Etkinlik, Panel ve Çalıştay, 490’ı COP31 Öncesi Hazırlık ve Farkındalık, 180’i Uluslararası Akademik İşbirliği, 166’sı ise Üniversite-Sanayi ve İnovasyon İşbirliği alanlarında gerçekleşti.
COP31’İN ÖNCELİKLİ KONULARI ELE ALINACAK
Başvuruların değerlendirilmesinde COP31’in 10 öncelikli teması dikkate alınacak.
Bu kapsamda sıfır atık, okyanuslar ve denizler, gıda güvenliği, iklim dirençli şehirler, iklim eylemini güçlendirmek, gençlik ve eğitim, yeşil sanayileşme, temiz enerji dönüşümü, Rio Sinerjisi ile dinamik ve dayanıklı sağlık sistemleri başlıkları ön plana çıkıyor.
YÖK, değerlendirme sürecinin ardından üniversitelerin bilimsel bilgi birikimi, projeleri ve çözüm önerilerinin COP31 kapsamında görünür hale getirilmesi için çalışmalarını sürdürecek.
“208 ÜNİVERSİTENİN TAMAMINI SÜRECE DAHİL ETTİK”
YÖK Başkanı Erol Özvar, Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarının bilimsel kapasitesini COP31 sürecine dahil ettiklerini belirtti.
Özvar, Türkiye’deki 208 üniversitenin tamamının sürece dahil edildiğini ifade ederek, 2 bin 767 farklı katılımcıdan gelen 3 bin 373 başvurunun akademik çevrelerdeki ilgiyi gösterdiğini vurguladı.
COP31’in, Türkiye’deki üniversitelerin yanı sıra uluslararası akademik çevrelerin de katkı sunduğu güçlü bir bilim ve işbirliği platformuna dönüştürülmesinin hedeflendiğini belirten Özvar, üniversitelerden gelen proje, araştırma ve teknoloji önerilerinin uygulanabilir iklim çözümlerine dönüşmesi için önemli bir zemin oluşturacağını kaydetti.
AKADEMİK ALANLAR İKLİM ÇÖZÜMLERİ İÇİN BİR ARAYA GELECEK
İklim değişikliğiyle mücadelenin farklı bilim alanlarının ortak katkısını gerektirdiğini vurgulayan Özvar, mühendislik ve doğa bilimlerinden sosyal bilimlere, sağlık bilimlerinden hukuka kadar farklı disiplinlerin birlikte çalışmasının önemine dikkat çekti.
Türkiye’nin uluslararası akademik ağlarının da COP31 sürecinde kullanılacağını belirten Özvar, COP-SCIENCE platformuyla farklı ülkelerden üniversiteler, araştırma merkezleri ve bilim insanlarının ortak çalışmalar geliştirmesinin amaçlandığını vurguladı.