Küresel elektrik üretiminde rüzgar ve güneş enerjisinin payı nisanda yüzde 22’ye ulaşarak ilk kez gaz santrallerinden yapılan üretimi geride bıraktı. Ember’in analizine göre, temiz enerji kaynaklarındaki yükseliş, dünya elektrik üretiminde dikkat çeken yeni bir eşik meydana getirdi.
RÜZGAR VE GÜNEŞTEN REKOR ÜRETİM
Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember’in aylık elektrik tüketim verilerine dayalı analizine göre, rüzgar ve güneş enerjisinin küresel elektrik üretimindeki payı nisanda yüzde 22 oldu.
Aynı dönemde gaz santrallerinin payı ise yüzde 20 seviyesinde gerçekleşti. Bu şekilde rüzgar ve güneş, küresel elektrik üretiminde ilk kez gazı geride bıraktı.
531 TERAVATSAATLİK ÜRETİM
Nisanda rüzgar ve güneşten elektrik üretimi 531 teravatsaatle rekor seviyeye çıktı. Gazdan elektrik üretimi ise 477 teravatsaatte kaldı.
Beş yıl önce gazdan elektrik üretimi yine 476 teravatsaat seviyesindeydi. Ancak aynı dönemde rüzgar ve güneşten üretim yalnızca 245 teravatsaat olarak kaydedilmişti.
ENERJİ KRİZİNDE YENİ EŞİK
Orta Doğu’daki savaşın tetiklediği enerji krizinin ilk tam ayında, fosil yakıt piyasalarında dalgalanma yaşanırken rüzgar ve güneşten rekor üretim dikkat çekti.
Rapora göre bu tablo, temiz enerji kaynaklarının uzun vadeli yükselişinin sürdüğünü ve küresel elektrik üretiminde dönüşümün hızlandığını gözler önüne seriyor.
“GAZLA REKABET EDEMEZ HALE GELİYOR”
Ember Küresel Elektrik Analisti Kostantsa Rangelova, birçok ülkenin rüzgar ve güneş enerjisine yöneldiğini belirterek, bu kaynakların ucuz, yerli ve güvenilir olduğunu vurguladı.
Rangelova, enerji krizinin ithal gaza kıyasla yenilenebilir kaynakların ekonomik avantajını daha da güçlendirdiğinin altını çizdi.
Rangelova, “Enerji krizi, aynı zamanda bu kaynakların yaygınlaştırılmasını hızlandırma konusunda siyasi aciliyeti de artırdı. Birçok ithalatçı ülke için, sıvılaştırılmış doğal gazla üretilen elektrik, rüzgar ve güneş enerjisiyle rekabet edemez hale geliyor” değerlendirmesinde bulundu.