Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

COP31’de elektrifikasyon hedefi depolamayı öne çıkarıyor

COP31’de elektrifikasyon hedefi büyürken enerji depolamanın sistemdeki rolü de genişliyor. Türkiye için ölçülebilir depolama hedeflerinden yerli teknolojiye ve DEKA modeline uzanan yeni bir yol haritası gündemde.

ENERJİ DEPOLAMA 05.10.2026 08:59 Beyza Kum Okuma Süresi: 4 dk
COP31’de elektrifikasyon hedefi depolamayı öne çıkarıyor
Paylaş:
N

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31’de, küresel nihai enerji tüketiminde elektriğin payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılması hedefleniyor. Güneş ve rüzgarın elektrik üretimindeki payının büyümesi ise bu hedefle birlikte enerji depolama ihtiyacını artırıyor. Üretilen yenilenebilir elektriğin ihtiyaç duyulan zamanda kullanılabilmesi için depolama kapasitesinin de elektrik sistemiyle birlikte büyümesi gerekiyor.

GlobalENCO Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve EDEDER Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya, Enerji Haber’e elektrifikasyon hedefinin depolamadan ayrı düşünülemeyeceğini söyledi. Kaya, Türkiye’nin COP31 döneminde depolama için ölçülebilir hedefler ortaya koyabileceğini ve Depolama Kaynak Alanları (DEKA) modelinin bu süreçte kullanılabileceğinin altını çizdi.

ELEKTRİFİKASYON, DEPOLAMA İLE BİRLİKTE PLANLANMALI

Güneş ve rüzgar kapasitesi büyüdükçe elektrik üretimi ile tüketimin aynı zamana denk gelmemesi, sistemde esneklik ihtiyacını artırıyor. Enerji depolama sistemleri, ihtiyaç olmadığı anda üretilen elektriğin saklanarak talebin arttığı saatlerde kullanılmasını sağlıyor. Bu da yenilenebilir enerjinin daha etkin kullanılmasının yanı sıra şebeke esnekliği ve arz güvenliği açısından önem taşıyor.

Kaya, elektrifikasyon ve depolama arasındaki ilişkiyi şu sözlerle anlattı:

“Elektrifikasyon hedefi varsa, onun yanında mutlaka bir depolama stratejisi de olmak zorunda. Depolama artık enerji dönüşümünün yardımcı teknolojisi değil, yeni elektrik sisteminin temel altyapılarından biridir.”

DEPOLAMADA HEDEF SADECE KURULU GÜÇ DEĞİL

Türkiye’nin COP31 Başkanlığı’nın depolama politikası açısından önemli bir fırsat olduğunun altını çizen Kaya, yol haritasının yalnızca kurulacak depolama tesislerinin güç kapasitesi üzerinden oluşturulmaması gerektiğine dikkat çekti.

Kaya, Türkiye’nin nasıl bir depolama stratejisi oluşturması gerektiğini şöyle anlattı:

“Türkiye’nin depolama yol haritasını yalnızca kurulu güç üzerinden tanımlamasını yeterli görmüyorum. Kaç MW depolama kuracağımız kadar, kaç MWh enerji depolayabileceğimiz, hangi bölgelerde hangi sürelerde depolamaya ihtiyaç duyduğumuz ve bu kapasitenin şebekeye hangi hizmetleri sağlayacağı da belirlenmeli. Bunun yanında yerli teknoloji, batarya yönetim sistemleri, güç elektroniği, yazılım, enerji yönetim sistemleri ve sistem entegrasyonu da yol haritasının parçası olmalı.”

Türkiye’nin yalnızca depolama tesisi kuran bir ülke olmaması gerektiğini vurgulayan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin hedefi sadece depolama tesisi kurmak değil, depolama teknolojisini geliştiren, üreten ve çevre ülkelere ihraç eden bir ekosistem oluşturmak olmalıdır. COP31 dönemini, Türkiye’nin 2030 ve 2035 depolama vizyonunu dünyaya açıkladığı bir dönüm noktasına çevirebiliriz.”

COP31’DE DEPOLAMAYA SOMUT HEDEF KONULMALI

Kaya, COP31 Eylem Gündemi içerisinde enerji depolamaya yönelik ayrıca ölçülebilir bir çerçeve oluşturulması gerektiğini kaydetti.

COP29’da 2030’a kadar küresel enerji depolama kapasitesinin 1.500 GW’a çıkarılması yönünde hedef ortaya konulduğunu hatırlatan Kaya, COP31’de bunun elektrifikasyon hedefiyle birlikte ele alınabileceğini vurguladı. Ölçümün yalnızca GW üzerinden yapılmasını yeterli görmeyen Kaya; MWh enerji kapasitesi, depolama süresi, yenilenebilir enerji entegrasyonuna katkı, şebekeye sağlanan esneklik ve harekete geçirilen yatırım miktarının da göstergeler arasında bulunması gerektiğini söyledi.

Kaya, COP31’de elektrifikasyon hedefinin yanında ölçülebilir bir depolama ve esneklik çerçevesi oluşturulmasının konferansın kalıcı çıktılarından biri olabileceğini değerlendirdi.

1 TRİLYON DOLARLIK PAZARDA TÜRKİYE İÇİN FIRSAT

COP30’da temiz enerji, şebeke modernizasyonu ve depolamayı kapsayan yaklaşık 1 trilyon dolarlık kümülatif yatırım planına dikkat çeken Kaya, Türkiye’nin bu büyüyen pazarda yalnızca teknoloji satın alan bir ülke olmaması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye burada sadece teknolojiyi satın alan ve depolama tesisi kuran bir ülke olmamalı. Hücre teknolojisinden batarya paketlemeye, BMS ve EMS yazılımlarından güç elektroniğine, sistem entegrasyonundan mühendislik hizmetlerine kadar değer zincirinin mümkün olan en büyük bölümünü Türkiye’de oluşturmalıyız. Bunun için uzun vadeli ve öngörülebilir bir iç pazar, Ar-Ge destekleri, yerli üretimi teşvik eden mekanizmalar ve uluslararası pazarlara açılabilecek şirketlerin finansmana erişimi önemli.”

Türkiye’nin mühendislik altyapısı, yenilenebilir enerji potansiyeli ve coğrafi konumunun bu alanda avantaj sağladığını kaydeden Kaya, doğru sanayi politikalarıyla Türkiye’nin enerji depolamada bölgesel bir teknoloji, üretim ve ihracat merkezine dönüşebileceğinin altını çizdi.

COP31’DE DEPOLAMA İÇİN DEKA FORMÜLÜ

Kaya’nın Türkiye için öne çıkardığı politika araçlarından biri de Depolama Kaynak Alanları (DEKA) modeli oldu.

Yenilenebilir enerjide uygulanan YEKA modeline benzer bir yaklaşımın depolama yatırımları için geliştirilebileceğini belirten Kaya, DEKA’nın yalnızca kapasite tahsis eden bir mekanizma olarak tasarlanmaması gerektiğini söyledi.

Kaya’ya göre model; yerli teknoloji, yatırım, Ar-Ge, finansman, şebeke ihtiyacı ve bölgesel depolama gereksinimini aynı yapı altında buluşturabilir. Böyle bir sistem bir taraftan yenilenebilir elektriğin şebekeye daha fazla entegre edilmesine katkı sağlarken diğer taraftan Türkiye’de depolama sanayisinin gelişmesini destekleyebilir.

DEKA’nın COP31 açısından da uluslararası ölçekte sunulabilecek somut bir model olabileceğini ifade eden Kaya, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Enerji dönüşümünün yeni aşamasında mesele yalnızca üretmek değil; üretilen temiz enerjiyi doğru zamanda, doğru yerde ve en verimli biçimde yönetebilmektir. Depolama da tam olarak bunun anahtarıdır.”

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi Muhabir: Beyza Kum
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Elektriğin enerji sistemlerindeki payı yüzde 35'e çıkacak
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Elektriğin enerji sistemlerindeki payı yüzde 35'e çıkacak
WhatsApp
İhbar Hattı