2026 Dünya Kupası, bu kez yalnızca sahadaki mücadeleyle değil, çevre etkisiyle de gündemde. Klimalı stadyumlar, takımların ve taraftarların uzun mesafeli seyahatleri ile FIFA yönetiminin uçuş trafiği, turnuvanın karbon ayak izine ilişkin tartışmaları büyüttü.
KLİMALI STADYUM
Brezilya-Japonya maçının yayınında stadyumun kapalı yapısı ve 26 dereceye ayarlanan klima sistemiyle ilgili aktarılan bilgiler, organizasyonun enerji tüketimini yeniden gündeme taşıdı.
Sıcak hava koşullarında büyük kapasiteli stadyumların soğutulması, seyirci konforu açısından avantaj sağlasa da elektrik tüketimi ve çevresel maliyet bakımından soru işaretlerini artırıyor. Bu sebeple 2026 Dünya Kupası, “spor organizasyonları ne kadar sürdürülebilir?” tartışmasının merkezine yerleşti.
UÇUŞ TRAFİĞİ KARBON İZİNİ BÜYÜTÜYOR
Turnuvanın ABD, Kanada ve Meksika’ya yayılması; takımlar, taraftarlar, medya mensupları ve yöneticiler için yoğun bir ulaşım trafiği oluşturuyor. Maçların farklı şehirlerde oynanması, özellikle hava yolu seyahatlerinin karbon salımındaki payını ön plana çıkarıyor.
BBC Verify ve BBC Sport’un incelemesine göre, FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun maçları takip ettiği şehirlerle ilişkilendirilen özel jetin turnuva sürecinde 27 uçuş yaptığı aktarıldı. Haberde bu uçuşların iklim etkisinin, ortalama 78 kişinin bir yıllık karbon etkisine yakın olduğu hesaplandı.
2026 DÜNYA KUPASI İÇİN REKOR KARBON UYARISI
Küresel Sorumluluk İçin Bilim İnsanları tarafından yayımlanan çalışmada, 2026 Dünya Kupası’nın karbon ayak izinin en az 9 milyon ton CO2 eşdeğerine ulaşabileceği tahmin edildi. Raporda bu seviyenin, önceki finallere göre ciddi bir artış anlamına geldiği ve turnuvayı en kirletici Dünya Kupası hâline getirebileceği belirtildi.
Kuruluşun değerlendirmesine göre bu miktar, son yıllardaki Dünya Kupası ortalamalarının neredeyse iki katına yaklaşan bir tablo ortaya koyuyor. Ulaşım kaynaklı salımlar ise eleştirilerin en güçlü başlıklarından biri olarak ön plana çıkıyor.
FIFA RESMİ STRATEJİSİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
FIFA ise resmi kaynaklarında 2026 Dünya Kupası için hazırlanan Sürdürülebilirlik ve İnsan Hakları Stratejisi’ne dikkat çekiyor. Kurum, bu stratejinin turnuvaya bağlı sosyal, çevresel, yönetişim ve ekonomik etkileri yönetmek için hazırlandığını belirtiyor.
FIFA’nın iklim stratejisinde 2030’a kadar karbon emisyonlarını yüzde 50 azaltma ve 2040 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma hedefi de bulunuyor.
AĞAÇ DİKME VE ATIK AZALTMA ADIMLARI YETERLİ Mİ?
FIFA, çevresel miras kapsamında Kuzey Amerika’daki ev sahibi şehirlerde ağaçlandırma ve yeniden yeşillendirme projelerini de aktarıyor. Kurumun açıklamasına göre Arbor Day Foundation iş birliğiyle 16 ev sahibi şehirde topluluk temelli dikim projeleri yürütülüyor ve toplamda 1 milyon ağaç hedefleniyor.
Ancak çevre uzmanlarına göre ağaçlandırma, geri dönüşüm ve gıda atığını azaltma gibi projeler önemli olsa da turnuvanın ulaşım ve enerji kaynaklı büyük karbon yükünü tek başına dengelemeye yetmeyebilir.
FUTBOLUN ÇEVRE SINAVI
2026 Dünya Kupası, futbolun yalnızca sportif ve ekonomik gücünü değil, iklim krizi karşısındaki sorumluluğunu da tartışmaya açtı. Klimalı stadyumlar, uzun mesafeli uçuşlar ve dev organizasyon maliyeti, gelecekteki turnuvalar için daha sıkı çevre planlaması gerektiğini gösteriyor.
FIFA sürdürülebilirlik hedeflerini savunurken, uzmanlar büyük spor organizasyonlarında asıl meselenin yalnızca “telafi projeleri” değil, organizasyonun en baştan daha düşük karbonlu şekilde planlanması olduğunu vurguluyor.