Paylaş:
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Silvikültür Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülen Özalp, Muğla’nın Seydikemer ilçesi ile Antalya, Balıkesir ve Çanakkale’de süren orman yangınlarına ilişkin Manşet Haber’in sorularını yanıtladı. Yangınların çıkış nedenleri, müdahale kapasitesi ve risk altındaki bölgeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Özalp, özellikle Ege ve Akdeniz’e yoğunlaşılması gerektiğini söyledi.
DOĞAL NEDEN YOKSA İNSAN İHMALİ ÖNE ÇIKIYOR
Bir orman yangınının başlayabilmesi için tutuşturucu bir unsur gerektiğini belirten Prof. Dr. Gülen Özalp, en bilinen doğal nedenlerin yıldırım ve volkanik patlama olduğunu söyledi. Özalp, “Bölgede yıldırım veya volkanik patlama olmadığına göre bu yangınların tamamen doğal yollarla kendiliğinden çıktığını söylemek güçtür.” ifadeleriyle insan kaynaklı ihtimallerin araştırılması gerektiğini vurguladı.CAM ATIKLAR YANGIN RİSKİNİ ARTIRABİLİR
Ormanlık alanlara bırakılan cam atıklara dikkat çeken Özalp, “Cam, doğanın kendi yapısında bulunmayan, insan eliyle çevreye bırakılan bir materyaldir.” dedi.
Cam parçalarının mercek etkisiyle güneş ışığını bir noktada yoğunlaştırarak kuru otları tutuşturabileceği ve yangın riskini artırabileceği biliniyor. Özalp, yangınların yalnızca hava sıcaklıklarıyla açıklanamayacağını kaydetti.YANGIN RİSKİ EGE VE AKDENİZ’DE YOĞUNLAŞIYOR
Prof. Dr. Gülen Özalp, önümüzdeki dönemde orman yangını riskinin özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde yüksek seyredeceğini belirtti. Karadeniz’de de yangın çıkabileceğini ifade eden Özalp, bölgenin iklim yapısı ve nem oranı nedeniyle oluşabilecek yangınların Ege ve Akdeniz’deki kadar geniş çaplı tahribata yol açma ihtimalinin daha düşük olduğunu söyledi.
Çıralı ve reçineli ağaçların kolay tutuşarak alevlerin hızla yayılmasına neden olabileceğini vurgulayan Özalp, “Sıcaklık, kuraklık ve düşük nem yangın riskini artıran temel unsurlardır.” dedi. Riskli ormanlık alanlardaki kuru ot, dal ve diğer yanıcı materyallerin azaltılması gerektiğini söyleyen Özalp, koruyucu tedbirlerin yangın başlamadan devreye alınması gerektiğinin altını çizdi.ORMANA BAKIŞ VATANDAŞIN TUTUMUNU ETKİLİYOR
Ormanların inşaat, turizm ve eğlence gibi alanlarda ilk gözden çıkarılacak yerler olarak görülmesinin toplumdaki koruma bilincini zayıflattığını belirten Prof. Dr. Gülen Özalp, piknik ve dinlenme amaçlı kullanımın da hoyratça yapılmaması gerektiğini söyledi.
Kamu yönetiminin ormanlara yaklaşımının vatandaşın tutumunu doğrudan etkilediğini vurgulayan Özalp, ormanların farklı amaçlarla kullanılabilecek alanlar değil, korunması gereken vazgeçilmez doğal varlıklar olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.ERKEN MÜDAHALE YANGININ BOYUTUNU BELİRLİYOR
Yangın çıktıktan sonra zaman kaybedilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Gülen Özalp, “Yangın çıktıktan sonra ise önemli olan mümkün olduğunca hızlı ve erken müdahale edilmesidir.” ifadelerini kullandı. Müdahalenin gecikmesinin alevlerin yerleşim alanlarına ulaşmasına ve söndürme çalışmalarının zorlaşmasına yol açabileceğini dile getirdi.
Özalp, Ege ve Akdeniz’de devriye, denetim ve erken müdahale kapasitesinin artırılması gerektiğini belirterek, yangınla mücadelenin yalnızca söndürme aşamasında değil, koruma politikaları ve ormanların kullanım biçimi üzerinden de ele alınması gerektiğini vurguladı.