Türkiye’de evsel atıkların en az yarısını organik atıklar oluşturuyor. Yemek ve mutfak artıkları cam, metal, kağıt ve plastikle aynı konteynere atıldığında yalnızca kendileri çöpe dönüşmüyor; geri kazanılabilecek diğer malzemeleri de kirleterek dönüşüm sürecini zorlaştırıyor, maliyetleri artırıyor. Organik atığın kaynağında işlenmesi ise hem taşıma yükünü azaltıyor hem de toprağın ihtiyaç duyduğu organik maddenin yeniden kazanılmasını sağlıyor.
Bu soruna yönelik geliştirilen kapalı sistemlerden biri, mutfak ve yemek atıklarını 24 saatlik işlemden geçirerek hacmini büyük ölçüde azaltıyor. Oscar Şirketler Grubu Kurucusu ve Yöneticisi Aydın Cömert’in verdiği bilgiye göre makineye giren 10 kilogram organik atıktan yaklaşık 1,5 ila 2 kilogram ürün elde ediliyor.
Cömert, Enerji Haber’e sistemin çıkış noktasını, “Bir organik atığı diğer malzemelerle karıştırdığınızda yalnızca onu değil, geri dönüştürülebilecek atıkların tamamını çöp haline getiriyorsunuz. Oysa hiçbir atık çöp değildir; doğru yerde ayrıştırıldığında doğaya veya ekonomiye yeniden kazandırılabilir” sözleriyle anlattı.
YEMEK VE ORGANİK ATIKLAR 24 SAATTE KOMPOSTA DÖNÜŞÜYOR
Sebze ve meyve artıkları, ekmek, yemek, çorba ve makarnanın yanı sıra yumurta kabukları, çay ve kahve atıkları, yumurta viyolu, karton ve mukavva parçacıkları, çim atıkları, kuru yapraklar, balık kılçıkları, parlak kaplaması bulunmayan gazete kağıtları, peçeteler ve kağıt havluların da sistemde değerlendirilebildiğini belirten Cömert, geliştirdikleri makinenin bu malzemeleri mikroorganizmalar ve oksijen yardımıyla işlediğini söyledi.
Cömert, “Atığı makineye koyuyorsunuz, 24 saat sonra faydalı bir ürün elde ediyorsunuz. 10 kilogram atık attığınızda yaklaşık 1,5 ila 2 kilogram kompost çıkıyor. Sistem kendi mikroorganizma yapısını koruduğu için her işlemde yeniden maya veya enzim eklemek gerekmiyor” dedi.
Makinedeki işlemin doğada aylar, hatta yıllar içinde gerçekleşen organik madde oluşumunu endüstriyel ortamda taklit ettiğini anlatan Cömert, doğal sürecin kontrollü koşullarda çok daha kısa sürede tamamlandığını ifade etti.

‘’DOĞANIN YAPTIĞI İŞİ DAHA KISA SÜREDE GERÇEKLEŞTİRİYORUZ’’
Cömert, sistemin çalışma biçimini, “Bizim yaptığımız işi doğa zaten kendiliğinden yapıyor. Malzemeler sekiz aydan birkaç yıla kadar uzayan sürelerde çürüyor, gazını atıyor ve geriye organik madde kalıyor. Biz doğadaki torf ve humus oluşumunu endüstriyel biçimde taklit ederek süreyi kısaltıyoruz” sözleriyle açıkladı.
Mutfak organik atıklarında bulunan minerallerin kompost aracılığıyla toprağa geri kazandırıldığını vurgulayan Cömert, elde edilen ürünün katı olarak veya kompost çayı hazırlanarak kullanılabildiğini kaydetti.
ORGANİK ATIK DİĞER MALZEMELERİ DE ÇÖPE DÖNÜŞTÜRÜYOR
Organik atıkların cam, metal, karton ve ahşapla aynı konteynere atılmasının geri dönüştürülebilecek malzemeleri kirlettiğini belirten Cömert, “Kartonu, ahşabı, camı ve metali geri dönüştürmeden önce yeniden ayırmanız gerekiyor. Ancak bunları sıvı ve yemek artıklarıyla karıştırdığınızda malzemeyi kontamine ediyorsunuz. Organik atığı kaynağında değerlendirirsek diğer atıkların tamamını daha kolay geri dönüştürebiliriz” diye konuştu.
BELEDİYELER BU SİSTEME DAHİL OLMALI
Organik atıkların taşınması sırasında araç, personel ve yakıt maliyeti oluştuğuna dikkat çeken Cömert, kompost sistemlerinin özellikle hallerde, pazarlarda ve toplu yemek üretim ve tüketim merkezlerinde kullanılabileceğini söyledi.
Ankara Hali’nde günlük 30 ila 60 ton arasında organik atık oluşabildiğini belirten Cömert, “Bu atığı kamyona yüklüyor, şoför ve personel kullanıyor, mazot harcayarak Sincan’daki tesise taşıyoruz. Biz ise atığın çıktığı yerde işlenmesini ve kullanılabilir bir ürüne dönüşmesini öneriyoruz. Toplumsal maliyeti düşürdüğü için belediyelerin ve kamunun bu işe el atması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

KOMPOST TOPRAĞIN GÜBRE VE SU İHTİYACINI AZALTABİLİR
Kompostun iyi bir toprak düzenleyici olması yanında, toprağa organik madde kazandırarak bitki gelişimini ve tarımsal verimi desteklediğini de söyleyen Cömert, “Kompost toprağın çatlamasını önlemeye, suyu tutmaya ve kök gelişimini hızlandırmaya yardımcı oluyor. Kışın toprağın daha ılık, yazın daha serin kalmasını sağlıyor. Tarımda ve çiçekçilikte daha az su kullanma imkânı oluşturuyor” değerlendirmesinde bulundu.
Kompostun yalnızca gübre olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Cömert, toprağın gübre kadar organik maddeye de ihtiyaç duyduğunu, organik madde yetersizliğinin bitki gelişimini ve ürün verimini olumsuz etkilediğini ifade etti.
‘’DOĞADAN ALDIĞIMIZI DOĞAYA GERİ VERMELİYİZ’’
Organik atığın işlenerek doğrudan kullanılabilir bir ürüne dönüştürülmesini “ileri dönüşüm” olarak tanımlayan Cömert, “Geri dönüşümde atıktan sanayi için ham madde elde edilir. İleri dönüşümde ise atıktan doğrudan kullanılabilir bir ürün çıkar. Kompost da bunun örneğidir. Toplumsal yarar için kompost yapmalı, doğadan aldığımızı yeniden doğaya vermeliyiz” dedi.