Sıfır Atık Vakfı ile VakıfBank, Türkiye’nin sıfır atık ve döngüsel ekonomi dönüşümünü desteklemek amacıyla stratejik işbirliği protokolü imzaladı. İşbirliği kapsamında ilk aşamada 10 milyar liralık finansman hacmine ulaşılması ve 500’ün üzerinde firmanın desteklenmesi hedefleniyor.
İstanbul Finans Merkezi VakıfBank Genel Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen programda, işbirliği protokolünün yanı sıra Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi de tanıtıldı.
SIFIR ATIK YATIRIMLARINA FİNANSMAN DESTEĞİ
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, programda yaptığı konuşmada finans sektörünün kaynakların verimli kullanılması, israfın azaltılması ve atıkların ekonomik değere dönüştürülmesinde üstleneceği role değindi.
Sıfır atığın yalnızca bir çevre politikası olmadığını belirten Ağırbaş, “Enerjiyi, suyu, ham maddeyi ve emeği daha verimli kullanmak, daha az kaynakla fazla değer üretmek ve atığı yeniden ekonomiye kazandırmaktır. Daha da önemlisi bu dünya bize gelecek nesillere aktarmamız gereken büyük bir mirastır.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan tarafından 2017’de başlatılan Sıfır Atık Hareketi’nin Türkiye’nin 81 iline ve dünyanın 193 ülkesine ulaştığını ifade eden Ağırbaş, İstanbul’u sıfır atık çalışmalarının merkezi yapmak istediklerini söyledi.
YEREL PROJELERİN ÖNÜNDEKİ FİNANSMAN ENGELLERİ
Çevre ve iklim çalışmalarının finansmandan ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Ağırbaş, doğru finansal temellere ve döngüsel ekonomi modellerine dayanmayan çalışmaların kalıcı olamayacağını belirtti.
İklim değişikliği ve küresel ısınmanın küresel sorunlar olduğunu dile getiren Ağırbaş, çözümlerin şehirlerin ve bölgelerin kültürel yapısına göre değişebileceğini ifade etti. Bu nedenle çalışmaların yerelden başlatılması gerektiğini söyledi.
Şehirlerde sıfır atık dönüşümü konusunda güçlü bir istek bulunduğunu belirten Ağırbaş; yüksek ilk yatırım maliyetleri, uzun geri dönüş süreleri, teminat ve eş finansman ihtiyacı ile proje hazırlama kapasitesindeki eksikliklerin yatırımların önündeki engeller arasında yer aldığını kaydetti.
BANKALARA YENİ FİNANSMAN MODELLERİ ÇAĞRISI
Finans sektörünü dönüşümü yönlendiren, kolaylaştıran ve hızlandıran bir paydaş olarak gördüklerini söyleyen Ağırbaş, sıfır atık yatırımlarının işletmelerin maliyetlerini düşürdüğünü, verimliliği artırdığını ve rekabet gücünü yükselttiğini ifade etti.
Ağırbaş, suyun yeniden kullanılmasının üretim güvenliğini güçlendirdiğini, enerji verimliliğine yatırım yapan KOBİ’lerin rekabet gücünün arttığını, tarımsal atıkları enerji veya gübreye dönüştüren girişimlerin ise ekonomiye değer kattığını söyledi.
Bankacılık sektöründen KOBİ’lerin temiz üretim yatırımları, yerel yönetimlerin geri kazanım altyapıları, kompost ve biyogaz tesisleri ile su ve enerji verimliliği alanlarında yeni finansman modelleri geliştirmesini beklediklerini belirten Ağırbaş, şu çağrıda bulundu:
“Sıfır atık ve döngüsel ekonomi finansmanını Türkiye'nin ekonomik dönüşümünün temel başlıklarından biri olarak ele alalım.”
Ağırbaş, şehirlerin ihtiyaçlarına uygun finansman modellerinin birlikte geliştirilmesi ve sahadaki proje fikirlerinin teknik ve mali açıdan hazırlanmış, ölçülebilir ve finanse edilebilir yatırımlara dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
90 MİLYON TON ATIK EKONOMİYE KAZANDIRILDI
VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, Sıfır Atık Hareketi’nin ülke sınırlarını aşarak küresel ölçekte karşılık bulan bir dönüşüm anlayışına ulaştığını belirtti.
Türkiye’de 2017’de yüzde 13 seviyesinde bulunan geri kazanım oranının 2025 itibarıyla yüzde 37,5’in üzerine çıktığını açıklayan Arslan, çalışmaların başladığı tarihten 2025 sonuna kadar yaklaşık 90 milyon ton geri kazanılabilir atığın yeniden ekonomiye kazandırıldığını söyledi.
Arslan, geri kazanım oranının 2035’te yüzde 60’a, 2053’te ise yüzde 70’e yükseltilmesinin hedeflendiğini aktardı.
SÜRDÜRÜLEBİLİR FİNANSMANIN PAYI YÜZDE 38’E ÇIKTI
VakıfBank’ın yılın ilk yarısında uluslararası piyasalardan toplam 7,1 milyar dolarlık yeni kaynak sağladığını belirten Arslan, sürdürülebilir finansmanın toplam uluslararası finansman içindeki payının yüzde 38’e ulaştığını ifade etti.
Mayısta 18 ülkeden 44 bankanın katılımıyla 1,2 milyar dolarlık sürdürülebilir temalı sendikasyon kredisine imza attıklarını söyleyen Arslan, Hazine ve Maliye Bakanlığının karşı garantisi ve Dünya Bankası Grubu üyesi IBRD’nin kısmi garantisiyle uluslararası finans kuruluşlarından 1,5 milyar avroluk uzun vadeli kaynak sağlandığını bildirdi.
Kaynağın önemli bir bölümünün kadın ve genç girişimciler ile sürdürülebilirlik ve yeşil enerji alanlarını kapsadığını belirten Arslan, Asya Altyapı Yatırım Bankasından alınan 300 milyon dolarla enerji ve dönüşüm finansmanı programının hayata geçirildiğini söyledi. Arslan ayrıca MIGA garantisi altında küresel bir banka aracılığıyla 250 milyon dolarlık yeni kaynak temin edildiğini kaydetti.
DÖNGÜSEL EKONOMİDEN 350 MİLYAR LİRALIK KATMA DEĞER BEKLENTİSİ
Arslan, 2025-2028 Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında döngüsel ekonomiye geçişin yılda 210 milyar liradan 350 milyar liraya kadar katma değer oluşturmasının öngörüldüğünü söyledi. Bu dönüşümün 100 binden fazla yeni istihdama katkı sağlaması bekleniyor.
Üretim teknolojilerinin yenilenmesi ve atık yönetiminin geliştirilmesi için yıllık 110 milyar ila 180 milyar lira kaynağa ihtiyaç duyulacağının tahmin edildiğini aktaran Arslan, döngüsel ekonominin yüksek finansman ihtiyacına ve önemli bir ekonomik değer üretme kapasitesine sahip olduğunu belirtti.
VakıfBank’ın geliştirdiği altı finansman alanıyla sorumlu ham maddeden sürdürülebilir üretime, toplama ve ayrıştırmadan geri kazanım ve yeniden işlemeye, yeniden üretimden kullanım ve dağıtıma kadar döngüsel ekonominin bütün aşamalarını desteklemeyi amaçladığını söyledi.
KOBİ’LERE 50 MİLYON LİRAYA KADAR YATIRIM KREDİSİ
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2024’te Türkiye’de 120 milyon ton atık oluştuğunu belirten Arslan, bunun 24,4 milyon tonunun imalat sanayisinden kaynaklandığını aktardı.
Türkiye’de 400’ün üzerinde organize sanayi bölgesi bulunduğunu hatırlatan Arslan, döngüsel ekonominin sanayinin üretim merkezlerine taşınması ve firmaların yatırım ihtiyaçlarının uygun finansman araçlarıyla karşılanması gerektiğini söyledi.
Finansman paketi kapsamında işletme sermayesi ihtiyaçları için 10 milyon liraya ve 24 aya kadar, yatırım kredilerinde ise 50 milyon liraya ve 60 aya kadar finansman sunulacak. Büyük ölçekli projelerde tutar ve vadenin artırılabileceği belirtildi.
500’DEN FAZLA FİRMAYA ULAŞILACAK
Programın ilk aşamasında 10 milyar liralık finansman hacmine ulaşılması ve 500’ün üzerinde firmanın döngüsel ekonomi dönüşümüne katılması hedefleniyor.
Ayrıca 3 milyar liralık Kredi Garanti Fonu desteğiyle KOBİ’lerin dönüşüm yatırımlarında finansmana erişiminin kolaylaştırılması planlanıyor. İhtiyaçların gelişmesine bağlı olarak yeni sektörleri, yatırım alanlarını ve farklı sürdürülebilirlik temalarını kapsayan finansman modelleri de pakete eklenecek.
Konuşmaların ardından Samed Ağırbaş ile Osman Arslan işbirliği protokolünü imzaladı ve birbirlerine hediye takdim etti.