Uluslararası çevre örgütü 350.org tarafından yayımlanan yeni rapor, fosil yakıtların “ucuz enerji” olduğu yönündeki algının ekonomik verilerle örtüşmediğini ortaya koydu. “Cebimiz Yanıyor” başlıklı çalışmada, fosil yakıt sisteminin küresel ekonomi ve hane halkı bütçeleri üzerinde çok yönlü maliyet oluşturduğu vurgulandı.
YILLIK MALİYET 12 TRİLYON DOLAR
Rapora göre, fosil yakıt üretimi ve tüketimi için sağlanan sübvansiyonlar, vergi muafiyetleri, hava kirliliği ve iklim hasarlarının toplam maliyeti yıllık yaklaşık 12 trilyon dolara ulaşıyor. Bu tutarın, küresel sıcaklık artışını 2°C ile sınırlamaya yönelik karbon fiyatlandırması hedeflerinin üzerinde olduğu belirtildi.
JEOPOLİTİK GERİLİMLER MALİYETİ ARTIRIYOR
Çalışmada, enerji piyasalarındaki jeopolitik gelişmelerin maliyetleri artırdığına dikkat çekildi. Özellikle küresel çatışma ortamlarında yükselen enerji fiyatlarının, tüketicilerden enerji şirketlerine büyük miktarda kaynak transferine yol açtığı ifade edildi.
HANELER ÜÇ AYRI KANALDAN ETKİLENİYOR
Raporda fosil yakıtların maliyetinin toplum tarafından üç farklı yolla ödendiği vurgulandı:
- Vergiler yoluyla: Kamu kaynaklarından sağlanan destekler geniş kesimlere eşit yansımıyor.
- Faturalar yoluyla: Artan enerji fiyatları yakıt, gıda ve ulaşım maliyetlerini yükseltiyor.
- İklim etkileri yoluyla: Kuraklık, sel ve aşırı hava olaylarının ekonomik yükü hanelere yansıyor.
“EKONOMİK GEREKÇE ZAYIFLIYOR”
Anne Jellema, fosil yakıtların ekonomik açıdan da sürdürülebilir olmadığını belirterek, kamu kaynaklarının temiz enerji yatırımlarına yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
HÜKÜMETLERE POLİTİKA ÇAĞRISI
Raporda, fosil yakıtların ekonomik etkilerini azaltmak için çeşitli politika önerileri sıralandı. Buna göre, beklenmedik kazanç vergileri uygulanması, sübvansiyonların kademeli kaldırılması, karbon fiyatlandırma mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kamu finansmanının temiz enerjiye yönlendirilmesi önerildi.
MALİYET ARTMAYA DEVAM EDEBİLİR
Çalışmada, mevcut politikaların sürmesi halinde fosil yakıtların oluşturduğu ekonomik yükün artmaya devam edeceği ve bu durumun hem küresel ekonomi hem de hane halkı bütçeleri üzerinde baskıyı derinleştireceği belirtildi.