Devlet Su İşleri’ne (DSİ), hidroelektrik santrallere yönelik yeni yaptırım yetkileri veren kanun değişikliği yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle, işletme talimat ve programlarına uymayan ya da denetimlerde tespit edilen eksiklikleri gidermeyen HES’ler için para cezası ve fesih süreci uygulanabilecek.
DÜZENLEME RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANDI
Resmî Gazete’nin 20 Haziran 2026 tarihli sayısında yayımlanan düzenleme, 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanuna ek madde olarak eklendi.
Kanun değişikliği, Mart ayında TBMM Başkanlığına sunulan “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” içinde bulunuyordu.
Teklif görüşmeleri sırasında maddede değişikliğe gidildi. İlk halinden farklı olarak, şirketlere doğrudan fesih uygulanması yerine önce ihtar verilmesi, ardından süre tanınması ve gerekli durumlarda enerji üretimine yönelik su kullanımının durdurulması hükme bağlandı.
CAN VE MAL GÜVENLİĞİ RİSKİNDE İHTAR SÜRECİ BAŞLAYACAK
Düzenlemeye göre, 6446 sayılı Kanun kapsamındaki hidroelektrik enerji üretim tesislerinde veya tesisten kaynaklı olarak memba ya da mansapta can ve mal güvenliği açısından risk oluşturan bir durum tespit edilirse üretim lisansı sahibi şirkete ihtar gönderilecek.
Şirkete gerekli önlemleri alması için süre verilecek. Bu süre içinde önlem alınmaması halinde tesiste enerji üretimine yönelik su kullanımı durdurulacak ve ilave süre tanınacak.
İlave süre içinde de gerekli önlemler alınmazsa şirketle imzalanan su kullanım hakkı anlaşması derhal feshedilecek. Risk oluşturan durumların ortadan kaldırılması için yapılacak masraflar ise ilgili şirketten tahsil edilecek.
İŞLETME PROGRAMINA UYMAYAN TESİSLERE PARA CEZASI
DSİ tarafından belirlenen işletme talimat ve programlarına uyulmaması halinde de şirketler için yaptırım süreci işletilecek.
Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi tarafından dengeleme güç piyasası kapsamında verilen talimatlara göre yapılan işletme halleri bu kapsamın dışında tutulacak.
DSİ sorumluluk sahasında bulunan tesis bölümlerinde yapılan denetim veya yıllık muayenelerde eksiklik tespit edilmesi halinde de şirkete bu eksiklikleri gidermesi için süre verilecek.
Verilen süre içinde işletme programına uyulmaması ya da eksikliklerin giderilmemesi durumunda idari para cezası uygulanacak. Ceza tutarı, tesisin hidrolik kurulu gücüne göre megavat başına 50 bin TL ile 100 bin TL arasında belirlenecek. Toplam ceza ise 250 bin TL’den az, 5 milyon TL’den fazla olamayacak.
YÜKÜMLÜLÜKLER YERİNE GETİRİLMEZSE FESİH UYGULANACAK
İdari para cezasının ardından en geç üç ayın sonunda ihtar edilen hususlar yerine getirilmezse ceza iki katına çıkarılacak. Bu aşamada şirkete üç ayı geçmemek üzere ek süre tanınacak.
Ek süre içinde de yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde DSİ, su kullanım hakkı anlaşmasını feshedebilecek.
Ayrıca idari para cezasını gerektiren durumların, cezanın uygulandığı tarihten itibaren bir yıl içinde tekrarlanması halinde ceza tutarı ile alt ve üst sınırlar iki kat olarak uygulanacak.
Maddenin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar, DSİ’nin bağlı olduğu Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek.
SEKTÖR FESİH YETKİSİNİN ÇIKARILMASINI İSTİYORDU
Düzenleme, hidroelektrik sektörü tarafından yakından takip ediliyordu. HESİAD tarafından Mayıs ayında düzenlenen yıllık basın toplantısında da söz konusu madde gündeme gelmişti.
Toplantıda konuşan HESİAD Yönetim Kurulu Üyesi Altuğ Bilgin, DSİ’nin hidroelektrik santrallerinden bir yıl önce yapılan yağış tahminlerine dayalı olarak işletme programlarında onaylı kotların 10-15 metre altında çalışmasını istediğini belirtmişti.
Bilgin, bu uygulamanın barajların depolama hacmini sınırladığını, enerjiye ihtiyaç olmayan zamanlarda üretime neden olduğunu ve düşük kotta çalışma nedeniyle aynı sudan daha az enerji üretildiğini ifade etmişti. Bilgin’e göre bu durum yüzde 20’ye varan verim kaybına yol açabiliyor.
HESİAD’ın beklentisinin ise fesih yetkisinin kanun taslağından çıkarılması, yaptırımın para cezasına çevrilmesi ve tekrar halinde su kullanım hakkı anlaşmasının 10 günden bir aya kadar geçici olarak askıya alınması olduğu belirtilmişti.