Küresel enerji dalgalanmaları sırasında hükümetlerin uyguladığı destek tedbirlerinin, fosil yakıt tüketimini teşvik ederek iklim hedefleri üzerinde olumsuz etki oluşturduğu bildirildi. Alman Ekonomi Araştırma Enstitüsü’nün (Ifo) yayımladığı analizde, enerji desteklerinin uzun vadede petrol ve doğal gazdan çıkışı zorlaştırabileceği belirtildi.
ENERJİ DESTEKLERİ FOSİL YAKIT TÜKETİMİNİ TEŞVİK EDİYOR
Alman Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo), Avrupa Ekonomik ve Mali Politika Araştırma Ağı (EconPol Europe) işbirliğiyle enerji desteklerinin etkilerine ilişkin yeni bir analiz yayımladı.
“Örtülü Bir Sigorta Olarak Enerji Krizi Destekleri: Fosil Yakıt İthalat Bağımlılığı ve Politika Tasarımı” başlıklı çalışmada, hükümetlerin enerji fiyatlarındaki artışlara karşı uyguladığı desteklerin fosil yakıt tüketimini artırıcı sonuçlar doğurabildiği ifade edildi.
Analize göre bu tür destekler, kısa vadede hane halkı ve işletmeler üzerindeki mali baskıyı azaltırken, uzun vadede fosil yakıtlara bağımlılığı sürdürebiliyor.
ELEKTRİK VERGİLERİNİN DÜŞÜRÜLMESİ ALTERNATİF OLABİLİR
Çalışmada, elektrik vergilerinin azaltılmasının daha iklim dostu bir politika seçeneği olabileceği belirtildi.
Bu yöntemle elektriğin petrol ve doğal gaza göre daha uygun hale gelebileceği, böylece hane halkına dolaylı bir rahatlama sağlanırken fosil yakıt tüketiminin teşvik edilmesinin önüne geçilebileceği vurgulandı.
Analizde, elektrik tabanlı teknolojilerin desteklenmesinin enerji dönüşümü açısından daha kalıcı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekildi.
AB ENERJİDE İTHALATA BAĞIMLI
Ifo’nun çalışması, Avrupa’nın fosil yakıt ithalatına olan bağımlılığını da ortaya koydu.
Avrupa Birliği, enerji ihtiyacının ortalama yüzde 57’sini ithalat yoluyla karşılıyor. Bu tablo, enerji fiyatlarındaki küresel dalgalanmaların Avrupa ekonomileri üzerindeki etkisini artırıyor.
Çalışmada, ithal fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması için destek politikalarının tüketimi teşvik eden değil, tasarrufu ve dönüşümü hızlandıran şekilde tasarlanması gerektiği vurgulandı.
DESTEKLER UZUN VADEDE ALIŞKANLIK OLUŞTURABİLİR
Analizde, hükümet sübvansiyonlarının uzun vadeli etkileri ülkeler bazında karşılaştırıldı. Etkiler, karbondioksit tonu başına avro cinsinden hesaplandı.
Çalışmada destek programlarının ilerleyen dönemlerde beklenti oluşturabileceğine dikkat çekilerek: “Yardım programları, petrol fiyatları yeniden yükseldiğinde herkesin devlete güvenmeye devam etmesine yol açan bir alışkanlık oluşturuyor. Neticede bu destekler, finansmanı vergi mükelleflerince karşılanan bir sigorta poliçesi işlevi görerek yerli ve elektrik tabanlı enerji teknolojilerine geçişi engelliyor” değerlendirmesine yer verildi.
ENERJİ TASARRUFU ÖNE ÇIKARILMALI
Uzmanlara göre gelecekte yaşanabilecek enerji fiyat şoklarında destek mekanizmaları, tüketimi artırmak yerine enerji tasarrufunu teşvik edecek şekilde planlanmalı.
Ifo araştırmacısı Andreas Peichl, Ukrayna’daki savaşın tetiklediği enerji fiyat artışları döneminde Almanya’nın büyük ölçekli destek sağladığını belirtti.
Peichl, “Ukrayna'daki savaşın tetiklediği enerji krizinde Almanya, toplamda 187 milyar avroya varan kaynak sağladı. Bu tutarın yaklaşık 71 milyar avroluk kısmı petrol ve doğal gaz tüketicilerine yönelik doğrudan yardımlar için ayrıldı” ifadelerini kullandı.
VERGİ İNDİRİMLERİ YÜKSEK TÜKETİMİ DESTEKLEYEBİLİR
Potsdam İklim Etkisi Araştırma Enstitüsünden Matthias Kalkuhl ise benzin, motorin ve gaz üzerindeki vergi indirimlerinin tüketim davranışları üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Kalkuhl, “Hükümetlerin benzin, motorin veya gaz üzerindeki vergileri düşürmesi, her şeyden önce yüksek tüketime sahip hane halkı ve işletmelere yarıyor. Bu durum, aynı zamanda aslında tasarrufu teşvik etmesi beklenen fiyat şokunun etkisini de hafifletiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Kalkuhl, bu tür önlemlerin ilerleyen süreçte fosil yakıtlara yönelik daha yüksek vergilerle yeniden finanse edilmesinin öneminin altını çizdi.
ENERJİ POLİTİKASINDA KALICI DÖNÜŞÜM
Analiz, enerji desteklerinin yalnızca kısa vadeli fiyat rahatlaması üzerinden değil, uzun vadeli dönüşüm hedefleriyle birlikte ele alınması gerektiğini gözler önüne serdi.
Uzmanlara göre desteklerin elektrikli teknolojilere geçişi, enerji verimliliğini ve tasarrufu güçlendirecek şekilde tasarlanması, hem ithal fosil yakıt bağımlılığının azaltılması hem de iklim hedefleri açısından kritik önem taşıyor.