Uluslararası Enerji Ajansı, Hürmüz Boğazı üzerinden petrol ve akaryakıt ihracatında toparlanma işaretleri görüldüğünü bildirdi. Sevkiyatlardaki artış petrol fiyatlarını aşağı çekerken, bölgede güvenlik ve tedarik risklerinin sürdüğü vurgulandı.
Hürmüz Boğazı üzerinden petrol ve akaryakıt sevkiyatının yeniden artmaya başladığına yönelik işaretler, küresel enerji piyasalarında rahatlama yarattı. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, ihracat akışındaki toparlanma beklentisi petrol fiyatlarının son haftalarda önemli ölçüde gerilemesinde etkili oldu.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA TOPARLANMA SİNYALİ
IEA’nın son aylık Petrol Piyasası Raporu’na göre, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatında kademeli bir toparlanma görülüyor. ABD ile İran arasında haziran ortasında sağlanan geçici uzlaşı da piyasadaki tansiyonu düşüren gelişmeler arasında yer aldı.
Ancak kurum, tam bir iyileşmenin kısa sürede gerçekleşmeyeceğine dikkat çekti. Tanker trafiğinin yeniden normale dönmesi, tedarik zincirlerinin onarılması ve deniz taşımacılığı güzergâhlarındaki güvenlik risklerinin giderilmesi gerekiyor.
PETROL FİYATLARINDA GERİLEME YAŞANDI
Boğaz üzerinden daha yüksek ihracat akışının mümkün olabileceğine yönelik beklenti, yaz aylarında artan enerji talebi öncesinde piyasalara bir miktar nefes aldırdı. Petrol fiyatlarında son haftalarda görülen düşüşte bu toparlanma beklentisi belirleyici oldu.
Buna karşın piyasa görünümü hâlâ belirsizliğini koruyor. Jeopolitik risklerin devam etmesi, nakliye güvenliği ve arz zincirindeki kırılganlıklar petrol fiyatlarının yeniden dalgalanabileceğine işaret ediyor.
TALEPTE SERT DÜŞÜŞ YAŞANDI
IEA’ya göre kriz, petrol talebinde de ciddi değişikliklere yol açtı. Son dört ayda birçok tüketici enerji kullanımını azaltırken, hükümetler özellikle Asya-Pasifik bölgesinde hane halkı ve işletmeleri korumak için çeşitli önlemler aldı.
Ajansın son tahminine göre, küresel petrol talebi 2026’nın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla günlük yaklaşık 5 milyon varil geriledi. Bu düşüş, enerji krizinin yalnızca arz değil, tüketim tarafında da güçlü etkiler oluşturduğunu gösterdi.
STOKLAR VE ALTERNATİF ROTALAR DEVREYE GİRDİ
Kriz sırasında petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş, piyasa oyuncularını stokları hızlı şekilde kullanmaya yöneltti. IEA’nın acil durum stoklarının devreye alınması da piyasaya ek arz sağladı.
Aynı dönemde bazı Körfez üreticileri Hürmüz Boğazı’nı baypas eden alternatif ihracat yollarına ağırlık verdi. ABD başta olmak üzere farklı tedarikçilerden ham petrol ihracatında artış yaşanırken, küresel rafinaj sistemi de Orta Doğu kaynaklı ham petrol ve rafine ürün kayıplarını telafi etmek için hızlı uyum sağladı.
ÇİN’İN İTHALATINDAKİ DÜŞÜŞ PİYASAYI RAHATLATTI
Küresel enerji piyasasındaki baskının azalmasında Çin’in ham petrol ithalatındaki sert düşüş de etkili oldu. Şubat-mayıs döneminde Çin’in ithalatında yaşanan gerileme, arz tarafındaki sıkışmanın daha ağır sonuçlara yol açmasını sınırladı.
IEA, Çin’in ithalatındaki düşüşün küresel piyasadaki genel baskıyı hafifleten önemli faktörlerden biri olduğunu belirtti.
GÜNEYDOĞU ASYA İÇİN ENERJİ GÜVENLİĞİ UYARISI
IEA’nın Güneydoğu Asya Enerji Görünümü raporu, Hürmüz Boğazı krizinin bölge ülkeleri açısından ciddi yapısal riskleri ortaya çıkardığını gösterdi. Bölgenin ham petrol ithalatında Orta Doğu’ya yüksek oranda bağımlı olması, enerji akışındaki her aksaklığın doğrudan ekonomik sonuçlar doğurmasına neden oluyor.
Rapora göre Orta Doğu, Güneydoğu Asya’nın ham petrol ithalatının büyük bölümünü karşılıyor. Bu nedenle Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatında yaşanan kesinti; petrokimya hammaddeleri, kimyasal ürünler ve LPG gibi temel alanlarda arz sıkıntısı riskini artırdı.
ENERJİ FATURASI DAHA DA ARTABİLİR
IEA, Güneydoğu Asya’nın enerji ithalat faturasının bu yıl 160 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini bildirdi. Mevcut politikalarla bu tutarın önümüzdeki yıllarda daha da artarak yüzyılın ortasına kadar 400 milyar dolara çıkabileceği öngörülüyor.
Bu tablo, bölge ülkeleri için enerji kaynaklarını çeşitlendirmenin ve ithalata bağımlılığı azaltmanın artık daha kritik hale geldiğini ortaya koyuyor.
YENİLENEBİLİR, VERİMLİLİK VE BÖLGESEL İŞBİRLİĞİ ÖNE ÇIKIYOR
IEA’ya göre ülkelerin yalnızca kısa vadeli önlemlerle yetinmemesi gerekiyor. Enerji kaynaklarının ve tedarik rotalarının çeşitlendirilmesi, enerji verimliliği, elektrifikasyon, yenilenebilir enerji yatırımları ve bölgesel işbirliği krizlere karşı dayanıklılığı artıracak başlıca adımlar arasında yer alıyor.
Raporda, Güneydoğu Asya’da elektrik talebinin genel enerji talebinden iki kat hızlı arttığına da dikkat çekildi. Artan klima kullanımı, sanayi üretimi ve elektrikli araçların yaygınlaşması, bölgenin elektrik altyapısına yönelik ihtiyacı daha da büyütüyor.
RİSKLER DEVAM EDİYOR
Petrol fiyatlarında düşüş yaşanması piyasada rahatlama oluştursa da Hürmüz Boğazı’ndaki risklerin tamamen ortadan kalkmadığı belirtiliyor. IEA, enerji piyasasındaki gelişmeleri yakından izlemeye devam edeceğini ve ihracatçı-ithalatçı ülkelerle temas halinde olacağını açıkladı.
Hürmüz Boğazı’ndaki enerji trafiğinin kalıcı biçimde normalleşmesi, yalnızca petrol fiyatları için değil, küresel enerji güvenliği açısından da belirleyici olacak.