Küresel ekonomide yapay zeka ve bulut bilişim hizmetlerinin yükselişi, veri merkezlerini stratejik bir altyapı bileşenine dönüştürürken enerji talebinde de hızlı bir artışa yol açıyor.
Türkiye Elektrik Sanayi Birliği (TESAB) tarafından hazırlanan rapor, veri merkezlerinin küresel ölçekte hem enerji tüketimi hem de yatırım hacmi açısından hızlı bir büyüme sürecine girdiğini gözler önüne serdi.
ENERJİ TÜKETİMİ KATLANARAK ARTIYOR
Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, küresel veri merkezi kapasitesi 2020’de 60 gigavattan 2024’te 97 gigavata yükseldi.
Mevcut eğilimin sürmesi halinde kapasitenin 2030’da 226 gigavata, 2035’te ise 277 gigavata ulaşması bekleniyor.
Elektrik tüketiminin ise yapay zekâ uygulamalarının etkisiyle 2035’e kadar 1750 teravatsaat seviyesine çıkabileceği öngörülüyor.
YAPAY ZEKÂ ETKİSİ BELİRLEYİCİ OLDU
Rapora göre yapay zekâ kullanımının yaygınlaşması, veri merkezlerinin enerji ihtiyacını hızla artıran en önemli faktör olarak ön plana çıkıyor.
Küresel elektrik tüketimi 2020’de 269 teravatsaat seviyesindeyken, 2024’te 416 teravatsaate yükseldi. 2030’a kadar bu rakamın 1000 teravatsaate yaklaşması bekleniyor.
TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK FIRSAT
Raporda Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasındaki konumunun veri merkezi yatırımları için önemli bir avantaj sunduğu belirtildi.
Güçlü enerji altyapısı ve şebeke kapasitesinin Türkiye’yi bölgesel veri merkezi üssü olma yolunda öne çıkarabileceği ifade edildi.
ENERJİ POLİTİKALARININ MERKEZİNDE
TESAB, veri merkezlerinin yalnızca dijital dönüşüm değil aynı zamanda enerji politikalarının da merkezinde yer almaya başladığını vurguladı.
Sektörde sürdürülebilir büyüme için yenilenebilir enerji entegrasyonu ve şebeke verimliliğinin artırılması gerektiği kaydedildi.
STRATEJİK SEKTÖR VURGUSU
TESAB Başkanı ve EÜAŞ Genel Müdürü Zafer Benli, veri merkezlerinin enerji güvenliği ve küresel rekabet açısından kritik bir alan haline geldiğini belirtti.