Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı merkezli gelişmeler, küresel enerji sistemlerinin kırılganlığını yeniden gündeme taşıdı. Uluslararası yetkililer, fosil yakıtlara dayalı merkezi yapıların sürdürülebilir olmadığını vurgulayarak çözümün yenilenebilir ve dağıtık sistemlerde olduğunu vurguladı.
“FOSİL YAKIT TEMELLİ SİSTEM YAPISAL KRİZDE”
Francesco La Camera, Antalya Diplomasi Forumu kapsamında yaptığı değerlendirmede, yaşananların geçici bir arz sorunu değil, yapısal bir kriz olduğunun altını çizdi. La Camera, enerji güvenliğinin fosil yakıtlarla sağlanamayacağını vurgulayarak, yeni kurulan elektrik kapasitesinin büyük bölümünün yenilenebilir kaynaklardan oluştuğuna dikkat çekti.
YENİLENEBİLİR ENERJİYE GEÇİŞ HIZLANIYOR
Krizin enerji dönüşümünü hızlandırdığını ifade eden La Camera, çözümün daha fazla yenilenebilir yatırım ve dağıtık sistemlerin yaygınlaşması olduğunu söyledi. Bölgesel iş birliklerinin önemine değinen La Camera, farklı coğrafyalarda yatırım süreçlerinin hız kazandığını vurguladı.
“ENERJİ GÜVENLİĞİ YENİLENEBİLİRDE”
Selwin Hart, mevcut krizin özellikle fosil yakıt ithalatına bağımlı ülkeler için önemli bir uyarı olduğunu belirtti. Hart, enerji güvenliği ve bağımsızlığının en güvenli yolunun yenilenebilir kaynaklardan geçtiğinin altını çizdi.
JEOPOLİTİK RİSKLERE KARŞI ALTERNATİF
Hart, yenilenebilir enerji kaynaklarının jeopolitik krizlerden etkilenmediğini vurgulayarak, “Rüzgara ya da güneşe ambargo uygulanamaz” değerlendirmesinde bulundu.
COP31 GÜNDEMİ: DÖNÜŞÜM VE VERİMLİLİK
La Camera, Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde yenilenebilir kapasitenin artırılması ve enerji verimliliğinin iki katına çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Zirvede fosil yakıtlardan çıkış ve elektrifikasyon hedeflerinin öne çıkması bekleniyor.