Hidroelektrik Santralleri Sanayi İş İnsanları Derneği (HESİAD) Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, jeopolitik gelişmelerin enerji arzı ve fiyatlar üzerindeki etkisinin arttığı bir dönemde, alternatif kaynak olarak öne çıkan hidroelektrik santrallerinin (HES) daha adil bir fiyatlama mekanizmasına ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
TÜRKİYE’NİN ELEKTRİK KURULU GÜCÜ 125 BİN 78 MEGAVAT
İstanbul’da basın mensuplarıyla bir araya gelen Güven, mart itibarıyla Türkiye’nin elektrik kurulu gücünün 125 bin 78 megavata yükseldiğini belirterek, HES’lerin payının 32 bin megavatı aştığını belirtti. Ancak, ülkenin bu alanda daha yüksek bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.
HES’LERİN KRİTİK ROLÜ: DOĞAL GAZ BAĞIMLILIĞIYLA MÜCADELE
Güven, hidroelektrik sektörünün Türkiye'nin elektrik üretiminde baz ve dengeleyici kapasite olarak kritik rol oynadığını belirterek, “HES'ler doğal gaz bağımlılığını tamamen ikame edebiliyor. Üretim değeri olarak sistem güvenliği ve esnekliğine büyük katkımız var ve bunun piyasada özel olarak fiyatlanması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
POMPALI DEPOLAMALI HES’LERİN ROLÜNE VURGU
Türkiye’nin depolama yatırımlarının öne çıktığı mevcut dönemde, pompaj depolamalı HES’lerin dışa bağımlılığın azaltılmasına daha yüksek katkı sağlayacağını ve kuraklıkla mücadelede kritik rol oynayacağını anlatan Güven, "Yurt dışında güneş santrallerinin ağırlıklı olduğu ülkelerde yatırımı hayata geçirilen ve enerji güvenliğine büyük katkı sağlayan pompaj depolamalı HES’lerle alakalı mevzuatların hızlıca hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu.
ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİNDE HES’LERİN ÖNEMİ
Güven, ABD/İsrail-İran savaşı nedeniyle enerji fiyatlarının yukarı yönlü baskılandığı bir dönemde HES’lerin arz güvenliğini sağlamak noktasında öne çıktığını belirtti. "Türkiye'nin enerji arz güvenliğinde en önemli kalemlerden biri olan doğal gaz ithalatının yüzde 12 seviyesinde kalmasının en büyük destekçisi HES'ler oldu" dedi.
PİYASA FİYATLARININ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Son dönemde oluşan piyasa takas fiyatlarının mevcut yatırımların sürdürülebilirliğini zorlaştırdığına ve yeni projelerin hayata geçirilmesini geciktirdiğine değinen Güven, bu sorunun çözümü için dengeli bir fiyatlama mekanizması oluşturulması ve tüm üretim kaynakları açısından adil bir piyasa yapısının tesis edilmesi gerektiğini belirtti.
GERÇEK MALİYETLERİ YANSITAN FİYATLAMA
Güven, ayrıca piyasa fiyatlarının gerçek maliyetleri yansıtması, su kullanım planlamasının iyileştirilmesi, ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun artırılması, regülasyonlarda öngörülebilirliğin sağlanması ve depolama mevzuatının tamamlanması gerektiğinin altını çizdi.
GELİR-GİDER UYUMSUZLUĞU SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ TEHDİT EDİYOR
Güven, mevcut durumda gelirlerin değişken ve öngörülemez olmasına karşın maliyetlerin büyük ölçüde sabit olduğunu vurgulayarak, “Gelir-gider arasındaki yapısal hale gelen uyumsuzluğun ortadan kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz. Giderlerimiz sabit kurulu güç üzerinden olurken gelirin tahmin edilemez ve değişken olması hidroelektrik santrallerinin sürdürülebilirliğini ciddi anlamda tehdit etmekte” değerlendirmesinde bulundu.