Jeotermal Enerji Derneği (JED), YEKDEM süresini tamamlamış jeotermal santraller için ayrılan 100 MW’lık hibrit kapasitenin sektörün ihtiyacını karşılamadığını açıkladı. Dernek, jeotermal santrallere kurulu güçlerinin en az yüzde 20’si oranında hibrit kapasite tahsis edilmesini istedi.
JED’DEN HİBRİT KAPASİTE ÇAĞRISI
Jeotermal sektöründe hibrit kapasite konusu yeniden gündeme geldi. Jeotermal Enerji Derneği, EPDK tarafından YEKDEM süresini tamamlayan jeotermal santraller için tahsis edilen 100 MW’lık kapasitenin sınırlı kaldığını belirtti.
Türkiye’nin yaklaşık 1.800 MW seviyesindeki jeotermal elektrik üretim kapasitesi dikkate alındığında, sektör temsilcileri yatırım ihtiyacını karşılayabilecek hibrit kapasitenin yaklaşık 360 MW olması gerektiğini ifade ediyor.
SANTRALLER ÜRETTİĞİ ENERJİNİN BİR BÖLÜMÜNÜ KENDİSİ KULLANIYOR
JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, jeotermal santrallerin diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından farklı olarak baz yük üretim yaptığını ve yıl boyunca yüksek kapasite faktörüyle çalıştığını söyledi.
Kındap, jeotermal tesislerin ürettikleri elektriğin yüzde 20 ila yüzde 25’ini kendi işletme süreçlerinde kullandığını belirtti.
Kındap, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Yatırımcılarımızın öz tüketimlerini karşılayabilmeleri için kurulu güçlerinin en az yüzde 20’si kadar hibrit güneş veya rüzgâr santrali kurabilmelerinin önünün açılması gerekiyor.”
YEKDEM’DEN ÇIKAN SANTRALLER İÇİN YENİ SÜREÇ
EPDK’nın düzenlemesine göre hibrit kapasite tahsislerinden yalnızca YEKDEM süresini tamamlayan jeotermal santraller yararlanabilecek.
2025 yılı sonunda YEKDEM’den çıkan jeotermal santral kapasitesinin 620 MW’a ulaşacağı, 2026 yılı sonunda ise bu rakamın 833 MW’a yükseleceği belirtiliyor.
Sektör temsilcileri, bu büyüklük dikkate alındığında 100 MW’lık kapasitenin yatırımcılar açısından yetersiz kalabileceğini ifade ediyor.
KAPASİTE FAKTÖRÜ ŞARTI SEKTÖRDE ENDİŞE YARATTI
Mevcut uygulamada hibrit kapasite tahsisi yapılırken son beş yıllık ortalama kapasite faktörü dikkate alınacak.
Ali Kındap, jeotermal sahaların farklı rezervuar özelliklerine sahip olduğunu, bu nedenle kapasite faktörlerinin değişkenlik gösterebildiğini söyledi. Kındap’a göre, yüksek öz tüketimi bulunan bazı santraller bu şart nedeniyle tahsislerden yararlanamayabilir.
SEKTÖR 360 MW HİBRİT KAPASİTE İSTİYOR
Jeotermal sektörünün talebi, toplam kurulu gücün yüzde 20’sine karşılık gelen yaklaşık 360 MW hibrit kapasitenin yatırımcılara açılması yönünde.
Sektör temsilcileri, hibrit santral yatırımlarının işletme maliyetlerini düşürebileceğini ve jeotermal kaynakların daha sürdürülebilir kullanılmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor.