Bilim insanları, 71 ülke ve 100 bölgeyi kapsayan kapsamlı bir analizde, daha önce tahmin edilenden üç kat daha fazla iklime dayanıklı mercan resifi tespit etti. Araştırma, bu resiflerin çoğunun henüz koruma alanları kapsamına girmediğini gözler önümne seriyor.
MERCANLAR İKLİM KRİZİNİN ETKİLERİYLE KARŞI KARŞIYA
2023–2025 yıllarında, tarihi olarak güçlü bir El Nino nedeniyle okyanus sıcaklıkları rekor seviyelere ulaşırken, mercanlar aşırı ısı stresine maruz kaldı. Bu durum, dünya genelinde mercan alanlarının yaklaşık %84’ünü etkileyerek dördüncü küresel mercan ağarması olayını oluşturdu.
Ağarma, mercanların renklerini veren alglerin ayrılması sonucu meydana geliyor ve sık yaşandığında mercanların hastalıklara karşı direncini azaltıyor, iyileşme ve üreme kapasitelerini sınırlıyor.
DAYANIKLI MERCANLARIN %61’İ BEŞ ÜLKEDE
Analize göre 165 bin 922 kilometrekarelik iklim değişikliğine dayanıklı mercan alanlarının %61’i Bahamalar, Küba, Avustralya, Endonezya ve Filipinler’de bulunuyor. Bu alanlar, biyoçeşitlilik ve deniz ekosistemleri için kritik öneme sahip.
Emily Darling, WCS Mercan Resifleri Direktörü, “Mercanlar çoğu zaman kurtarılamayacak ekosistemler olarak görülüyordu. Araştırmamız, iklim krizine dayanabilecek resiflerin üç kat daha fazla olduğunu gösteriyor” dedi.
ÇOĞU KORUMA ALANI DIŞINDA
Belirlenen dayanıklı resiflerin yalnızca %28’i koruma alanları kapsamına giriyor. Geri kalan yaklaşık 119 bin 605 kilometrekarelik alan, su kirliliği, aşırı balıkçılık ve kıyı geliştirme gibi tehditlere karşı korunmasız durumda.
Bilim insanları, bu alanların 2030’a kadar küresel biyoçeşitlilik hedefleri kapsamında koruma planlarına dahil edilmesi gerektiğini vurguluyor.
MERCANLAR EKOSİSTEMİN KRİTİK PARÇASI
Mercan resifleri, deniz canlılarının en az %25’ini destekleyerek küresel deniz biyoçeşitliliğinin sürdürülmesinde hayati rol oynuyor. Ayrıca karbon depolama kapasitesi sayesinde “denizlerin yağmur ormanları” olarak nitelendiriliyor.
En güncel raporlara göre, 2009’dan bu yana dünya mercanlarının yaklaşık %14’ü kaybedildi.