Hürmüz Boğazı’nda yaşanan ticaret aksaklıkları nedeniyle küresel enerji arzında 3 aydan uzun süredir devam eden kriz, fosil yakıtlara bağımlılığın ekonomik ve stratejik risklerini yeniden gündeme taşıdı. Gözler ise Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılacak COP31 İklim Zirvesi’ne çevrildi.
“FOSİL YAKIT BAĞIMLILIĞI GÜVENLİK SORUNU”
Almanya’nın eski İklim Özel Elçisi ve Tufts Üniversitesi Fletcher Okulu Kıdemli Araştırmacısı Jennifer Morgan, Paris Anlaşması’nın etkilerine rağmen dünyanın halen 2,6 dereceye varabilecek bir küresel ısınma patikasında ilerlediğini belirtti.
Morgan, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki krizin petrol ve gaz bağımlılığının ekonomik, enerji ve iklim güvenliği açısından ciddi riskler oluşturduğunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
“TEMİZ ENERJİYE GEÇİŞ BİR ZORUNLULUK”
Morgan, fosil yakıtların pahalı, güvensiz ve kirletici olduğunu vurgulayarak yenilenebilir enerjinin ise daha ucuz ve erişilebilir hale geldiğini ifade etti. Bu dönüşümün artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu söyledi.
COP31 TÜRKİYE İÇİN BÜYÜK FIRSAT
COP31’in Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olmasının önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Morgan, zirvenin elektrifikasyon ve temiz enerji dönüşümünü hızlandırmak için büyük bir fırsat sunduğunu vurguladı.
Türkiye ve Avustralya’nın COP31’de eş başkanlık yürütmesinin küresel iklim politikaları açısından önemli bir rol oynayacağını ifade eden Morgan, kömürden çıkış gibi adımların sürecin güvenilirliğini artıracağını dile getirdi.
ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE YENİ DÖNEM
Morgan, dünyanın artık tek bir ülkenin değil; Çin, Avrupa Birliği, orta ölçekli güçler ve yükselen ekonomilerin birlikte hareket ettiği yeni bir “iklim koalisyonu” dönemine girdiğini söyledi.
Bu süreçte şebeke altyapısının güçlendirilmesi, temiz enerjiye erişimin artırılması ve adil dönüşüm mekanizmalarının kritik rol oynayacağını vurguladı.
ALMANYA’YA ELEŞTİRİ
Almanya’nın mevcut iklim politikalarını da değerlendiren Morgan, ülkenin yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşma yolunda yeterince hızlı ilerlemediğini ifade etti.
Türkiye ile Almanya arasında temiz enerji ve iklim değişikliğiyle mücadelede iş birliği potansiyelinin ise oldukça yüksek olduğunu söyledi.