Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

SMR’lar için yerli sanayi ekosistemi kurulacak

IC Nükleer Teknoloji, Türkiye’de SMR ve 4. nesil reaktör teknolojileri etrafında yerli tedarik zinciri ve sanayi ekosistemi kurmayı hedefliyor.

NÜKLEER 01.07.2026 15:09 Beyza Kum 153 okuma Okuma Süresi: 4 dk
SMR’lar için yerli sanayi ekosistemi kurulacak
Paylaş:
N

IC Nükleer Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Murad Bayar, Türkiye’nin nükleer enerji hedeflerinin yalnızca kurulu güç artışı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, nükleer teknolojiler etrafında yerli tedarik zinciri, mühendislik kapasitesi ve sanayi ekosistemi kurulmasının önemine dikkat çekti.

IC Holding’in “prestij sponsoru” olduğu 12. Nükleer Santraller Zirvesi’nde konuşan Bayar, Türkiye’nin nükleer enerji vizyonunu, küçük modüler reaktörleri ve 4. nesil reaktör teknolojilerine yönelik çalışmaları değerlendirdi.

NÜKLEER ENERJİDE KÜRESEL DÖNÜŞÜM

Bayar, nükleer enerjinin artık yalnızca elektrik üretimi ya da kurulu güç hedefleriyle sınırlı bir başlık olmadığını ifade etti.

Enerji arz güvenliği, düşük karbonlu baz yük ihtiyacı, sanayinin karbonsuzlaşması, veri merkezi ekonomisi, proses ısısı, yerli tedarik zinciri ve ileri mühendislik gibi başlıkların nükleer enerjiyi stratejik bir alan haline getirdiğini belirtti.

Bayar’a göre enerji güvenliği, iklim hedefleri ve artan elektrik talebi, nükleer enerjiyi yeniden küresel gündemin merkezine taşıdı.

“NÜKLEER YENİLENEBİLİRİN ALTERNATİFİ DEĞİL”

COP28’de küresel nükleer kapasitenin 2050’ye kadar üç katına çıkarılmasına yönelik deklarasyona dikkat çeken Bayar, COP29’da Türkiye’nin de aralarında bulunduğu yeni ülkelerin bu sürece katılmasının nükleerin iklim diplomasisindeki ağırlığını artırdığını söyledi.

Bayar, dünyada yaklaşık 500 GW seviyesindeki nükleer kapasitenin üç katına çıkarılması hedefinin, yaklaşık 1000 GW ilave nükleer kapasite ve trilyon doların üzerinde yatırım ihtiyacı anlamına geldiğini belirtti.

Bayar, “Nükleer enerji, yenilenebilir enerjinin alternatifi değil, düşük karbonlu ve güvenli enerji sisteminin tamamlayıcı unsuru olarak konumlanıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

thumbs_b_c_c5555f3cbb044b28844cce43fdea4118

TÜRKİYE İÇİN 20 GW NÜKLEER HEDEFİ

Türkiye’nin nükleer enerji vizyonunun yalnızca kapasite artışı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Bayar, Türkiye’de 2050’ye kadar 20 GW nükleer kapasiteye ulaşma hedefinin ortaya konduğunu hatırlattı.

Büyük konvansiyonel reaktörlere ek olarak 5 bin MW’lık küçük modüler reaktör hedefinin de gündemde olduğunu belirten Bayar, bu ölçeğin Türkiye için yalnızca yeni kapasite değil, aynı zamanda teknoloji geliştirme, mühendislik, regülasyon, insan kaynağı ve sanayi entegrasyonu açısından büyük bir dönüşüm anlamına geldiğini söyledi.

“SADECE TEKNOLOJİ SATIN ALIRSAK MÜŞTERİ KALIRIZ”

Bayar, Türkiye’nin nükleer enerji alanında yalnızca hazır teknoloji satın alan bir ülke konumunda kalmaması gerektiğini belirtti.

Doğru teknoloji ortaklıklarının kurulması, mühendislik ve tedarik zinciri kapasitesinin geliştirilmesi, regülasyon süreçlerine hazırlıklı ilerlenmesi ve akademi-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi halinde Türkiye’nin bu alanda teknoloji geliştiren ülkelerden biri olabileceğini ifade etti.

IC NÜKLEER TEKNOLOJİ’NİN ODAĞI SMR VE 4. NESİL REAKTÖRLER

IC Nükleer Teknoloji’nin nükleer enerji alanında edindiği saha, mühendislik ve büyük ölçekli proje disiplinini yeni nesil nükleer teknolojilere taşımayı hedeflediğini belirten Bayar, şirketin odağında küçük modüler reaktörler ve 4. nesil gelişmiş reaktör teknolojileri bulunduğunu söyledi.

Bayar, hedeflerinin Türkiye’de yalnızca bir SMR yatırımı yapmak olmadığını, SMR teknolojisinin geliştirilmesi, lisanslanması, tedarik zincirinin oluşturulması, yerlileştirilmesi ve ticari uygulama alanlarına taşınması için uzun vadeli bir teknoloji platformu kurmak olduğunu ifade etti.

ARC CLEAN TECHNOLOGY İLE STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ

Bayar, IC’nin bu vizyon doğrultusunda ARC Clean Technology ile sodyum soğutmalı 4. nesil reaktör teknolojileri alanında stratejik bir iş birliği süreci başlattığını açıkladı.

Söz konusu iş birliğinin Türkiye ve bölgede gelişmiş SMR’ların devreye alınmasına yönelik teknik, ekonomik ve düzenleyici fizibilite çalışmalarını kapsadığı belirtildi.

Bayar, SMR pazarının henüz “al, kur, çalıştır” seviyesinde ticarileşmediğini belirterek, ARC ile yürütülen iş birliğinin nükleer teknolojiyi birlikte geliştirme süreci olarak görülmesi gerektiğini kaydetti.

“SMR’LAR YENİ BİR SANAYİ EKOSİSTEMİ”

SMR teknolojilerinin yalnızca yeni elektrik üretim kapasitesi anlamına gelmediğini belirten Bayar, bu alanda gelişmenin geniş bir mühendislik ve sanayi ekosistemi kurmak anlamına geldiğini söyledi.

Bayar’a göre her bir SMR uygulamasının arkasında nükleer ada, türbin-jeneratör sistemi, ısı değiştiriciler, pompalar, vanalar, kontrol ve otomasyon sistemleri, elektrik ekipmanları, inşaat ve montaj işleri, test altyapısı, kalite güvence, dokümantasyon ve lisanslama süreçlerinden oluşan çok katmanlı bir tedarik zinciri bulunuyor.

Bu nedenle SMR teknolojilerinde maliyet ve zaman avantajının ancak güçlü, tekrarlanabilir ve yerli tedarik zinciriyle mümkün olabileceği ifade ediliyor.

VERİ MERKEZLERİ VE SANAYİ İÇİN YENİ ENERJİ MODELİ

Bayar, SMR’ların özellikle kesintisiz, güvenilir, düşük karbonlu ve yerinde enerji ihtiyacı duyan sektörler için önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.

Büyük ölçekli veri merkezleri, demir-çelik tesisleri, enerji yoğun sanayi kuruluşları, proses ısısı ihtiyacı olan üretim tesisleri, organize sanayi bölgeleri, petrokimya tesisleri, maden sahaları, deniz suyunun arıtılması ve şebeke kapasitesi sınırlı bölgeler SMR’ların potansiyel uygulama alanları arasında gösterildi.

TÜRKİYE’DE 10, BÖLGEDE 20 REAKTÖR POTANSİYELİ

Bayar, uzun vadeli iş planlarında Türkiye’de 10 reaktöre, bölgede ise 20 reaktöre kadar gidebilecek bir uygulama potansiyeli üzerinde çalıştıklarını açıkladı.

Sonraki uygulamalarda kilovat başına yaklaşık 3 bin dolar seviyesinde rekabetçi bir maliyet yapısına yaklaşmayı hedeflediklerini belirten Bayar, 100 MW sınıfı bir reaktör için bu rakamın yaklaşık 300 milyon dolarlık bir büyüklüğe işaret ettiğini ifade etti.

Ancak maliyetlerin teknoloji olgunluğu, lisanslama, tedarik zinciri, lokasyon ve uygulama modeline göre değişebileceği vurgulandı.

TÜRKİYE İÇİN BÜYÜK FIRSAT

IC Nükleer Teknoloji’nin açıklamaları, Türkiye’nin nükleer enerji vizyonunda yeni nesil reaktör teknolojilerinin giderek daha güçlü bir başlık haline geldiğini gösteriyor.

SMR ve 4. nesil reaktör teknolojileri; enerji arz güvenliği, sanayinin karbonsuzlaşması, veri merkezlerinin enerji ihtiyacı, yerli tedarik zinciri ve ileri mühendislik kapasitesi açısından Türkiye için stratejik bir fırsat olarak değerlendiriliyor.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Rosatom duyurdu: Zaporijya’da 24 saatte 60 saldırı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Rosatom duyurdu: Zaporijya’da 24 saatte 60 saldırı
WhatsApp
İhbar Hattı