Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Hidrojenli 9 araç geliştirdiler, şimdi gözleri uluslararası yarışmada

Ankara Üniversitesi bünyesinde 20 yıldır hidrojenli araç geliştiren HİDROKET öğrenci topluluğu, bugüne kadar dokuz araç üretti. Bir hidrojen tüpüyle 100 kilometre menzile ve 120 km/saat hıza ulaşabilen araçlar geliştiren ekip, şimdi daha hafif ve enerji verimliliği yüksek onuncu aracını tasarlamaya hazırlanıyor. Hedef, 2028 yılında Shell Eco-marathon'a katılmak.

TEKNOLOJİ 08.11.2026 15:00 Beyza Kum Okuma Süresi: 6 dk
Hidrojenli 9 araç geliştirdiler, şimdi gözleri uluslararası yarışmada
Paylaş:
N

Ankara Üniversitesi bünyesinde 2006 yılından bu yana hidrojen yakıt hücreli araçlar geliştiren HİDROKET öğrenci topluluğu, bugüne kadar dokuz araç üretti. Tek kişilik, enerji verimliliğine odaklanan modellerden iki kişilik şehir içi kullanım aracına uzanan çalışmalarını sürdüren ekip, şimdi daha hafif, daha aerodinamik ve daha az enerji tüketen onuncu aracını geliştirmeye hazırlanıyor. Hedef, 2028 yılında Shell Eco-marathon'a katılarak Türkiye'yi uluslararası arenada temsil etmek.

EIF 2026'da geliştirdikleri araçları sergileyen HİDROKET ekibi, Enerji Haber'in sorularını yanıtlayarak hidrojen teknolojisindeki çalışmalarını, araçların teknik özelliklerini, yerli üretim hedeflerini ve karşılaştıkları güçlükleri anlattı. Öğrenciler, en yeni araçlarının 120 km/s hıza ulaşabildiğini ve bir hidrojen tüpüyle 100 kilometre menzil sağlayabildiğini belirtti. Ancak tasarım ve mühendislik alanında ilerleme kaydeden gençlerin önündeki en önemli sorunlardan biri, geliştirdikleri parçaları üretebilecek ekipmanlara ve gerekli malzemelere ulaşabilmek.

20 YILDA DOKUZ ARAÇ: HİDROKET NASIL GELİŞTİ?

2006 yılında çalışmalarına başlayan HİDROKET, geçen 20 yılda dokuz hidrojenli araç geliştirdi. EIF 2026'da sergilenen üç araçtan ikisi, 2012–2019 döneminde geliştirilen tek kişilik ve enerji verimliliği odaklı modellerden oluşuyor. Ekibin en yeni aracı ise iki kişilik olması, şehir içi kullanıma yönelik geliştirilmesi ve önceki araçlara göre daha hızlı ve dayanıklı olmasıyla ayrılıyor.

HİDROKET ekibi, araçların geliştirilmesinde yürüttükleri mühendislik çalışmalarını şu şekilde anlattı:

“Kabuk ve şasi üretiminden elektronik devre tasarımı ve baskısına kadar mekanik ve elektronik her alanda çalışmalar gerçekleştirdik. Ancak aracımızın en önemli özelliği hidrojenle çalışmasıdır; bu sebeple hidrojen sisteminin daha verimli hâle getirilmesi ve üretilen enerjinin artırılması üzerine araştırma ve üretimler yaptık.”

HİDROJEN YAKIT HÜCRESİ İKİ MOTORA GÜÇ SAĞLIYOR

HİDROKET'in geliştirdiği araçta elektrik, hidrojen yakıt hücresi aracılığıyla üretiliyor. Yüksek basınçlı tüplerde depolanan hidrojen, havadaki oksijenle elektrokimyasal tepkimeye girerek elektrik enerjisi oluşturuyor.

Öğrenciler, sistemin teknik özelliklerini ve çalışma prensibini şöyle anlattı:

“Aracımızdaki hidrojen sisteminde, hidrojen tüpünden alınan gaz havadaki oksijen ile elektrokimyasal tepkimeye girer. Bu tepkime sonucunda açığa çıkan enerji ile elektrik üretiyoruz. Ürettiğimiz bu elektrik enerjisini yakıt hücresi kontrol kartı üzerinden motorlarımızın kontrol kartına aktararak motorlarımızı çalıştırıyoruz. Yakıt hücremiz 1000W enerji üretiyor, motorlarımız 500W enerji ile çalışıyor ve aracımızda iki adet motor bulunuyor; bu üretilen enerji bize fazlasıyla yetiyor. Ayrıca harici tahrik bataryamız da olduğu için yoğun güç tüketen durumlarda bataryadan da destek alabiliyoruz. Hidrojeni 1.6 L hacme sahip tüplerimizde yüksek basınçta depoluyoruz; bu sayede küçük bir tüp ile yüksek enerjiler elde edebiliyoruz.”

web_1794083515388

BİR TÜPLE 100 KİLOMETRE MENZİL, 120 KM/S HIZ

HİDROKET ekibi, geliştirdikleri hidrojenli aracın menzilini, hızını ve enerji verimliliğini şu sözlerle açıkladı:

“Aracımız bahsettiğimiz bir adet tüp ile 100 km mesafe kat etmektedir. Araç hızlarımız kullanılan motorlara göre değişmekte olup, en yeni aracımız 120 km/s hıza ulaşabilmektedir. Enerji verimliliği kısmında motorlarımız %97 verimliliklere kadar ulaşabilmekte, hidrojen sistemi içerisinde ise %35 verimlilikle çalışıyor ve bunu daha da artırmaya çalışıyoruz.”

ŞİMDİ SIRADA KENDİ MOTORLARINI ÜRETMEK VAR

Ekip, hidrojenli araçların tasarım ve üretim süreçlerinde mümkün olduğunca kendi geliştirdikleri sistemleri kullanmaya odaklanıyor.

Öğrenciler, araçların üretim aşamalarını ve yerli mühendislik hedeflerini şöyle anlattı:

“Araçlarımızın üretimine kabuk tasarımı ile başlıyoruz. Kabuk ve şasi üretildikten sonra fren, tekerlek ve direksiyon gibi alt sistemler tamamlanıyor ve ardından elektronik sistemin entegrasyonuna geçiyoruz. Araçtaki motorlar dışındaki tüm sistemleri ve parçaları kendimiz üretmeye, hatta motorları da kendimiz yapmaya hazırlanıyoruz. Açıkçası bir araçta veya herhangi bir projede kullanılacak tüm sistemlerde kendimizi geliştiriyor ve tecrübe ediniyoruz; iş hayatına atılmadan önce bunları deneme fırsatı buluyoruz.”

ONUNCU ARAÇTA HEDEF ENERJİ KAYIPLARINI AZALTMAK

Bugüne kadar dokuz hidrojenli araç geliştiren HİDROKET, mevcut araçların enerji verimliliğini henüz hedeflediği seviyeye ulaştıramadı. Ekip, onuncu araçta enerji kayıplarını azaltarak daha uzun menzile ulaşmayı ve Shell Eco-marathon'da Türkiye'yi temsil etmeyi amaçlıyor.

HİDROKET ekibi, yeni aracın teknik hedeflerini ve üretim takvimini şu sözlerle anlattı:

“Bugüne kadar dokuz araç geliştirdik ancak enerji verimliliğinde henüz hedeflediğimiz seviyeye ulaşamadık. Onuncu aracımızla Shell Eco-marathon’a katılarak ülkemizi temsil etmeyi hedefliyoruz. Bunun için daha hafif ve aerodinamik açıdan daha verimli bir araç tasarlamak istiyoruz. Amacımız, daha az enerji tüketerek daha uzun mesafeler katetmek. Bu doğrultuda hava direncini, mekanik sürtünmeden kaynaklanan kayıpları ve elektronik sistemlerdeki enerji kayıplarını azaltmaya odaklanacağız. Gerekli desteği sağlayabilirsek 2027 yılında tasarım ve üretim çalışmalarına başlayıp aracımızı 2028 yılının ortalarında tamamlamayı ve yarışmaya katılmayı planlıyoruz.”

TASARIMLAR HAZIR, ÜRETİMDE TEDARİK ENGELİ VAR

Hidrojenli araç geliştiren öğrencilerin karşılaştığı en önemli güçlüklerden biri, tasarladıkları parçaları üretebilmek için gerekli malzeme ve teknik altyapıya ulaşmak.

Üretim sürecinde yaşadıkları sorunları anlatan öğrenciler, şunları söyledi:

“Teknik kısımda artık teknolojinin gelişmesiyle birlikte çok büyük bir teknik sorun yaşamıyoruz, her şeyi kendimiz yaparken araştırarak öğreniyoruz. Fakat üretim kısmında parça tedariği konusunda sorun yaşıyoruz; bazen kendi tasarladığımız ürünleri üretemiyoruz. Bazen maddi sıkıntılar yaşanıyor, bazen tedarik edemiyoruz, bazen de gerekli malzemeler elimizde olmuyor. Bu tarz durumlarda bize destek veren firma ve kuruluşlardan destek alıyoruz.”

Özellikle elektronik devreler için gerekli entegre bileşenlerin bulunamaması, hassas devrelerin atölye ortamında basılamaması ve büyük mekanik parçaların işlenememesi, öğrencilerin karşılaştığı somut üretim sorunları arasında yer alıyor.

WhatsApp Image 2026-11-08 at 14.57.21

ÜRETİMDE MESLEK LİSESİ DE DEVREDE

Hidrojenli araçların geliştirilmesinde Başkent OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile yürütülen iş birliği önemli yer tutuyor. Üniversite öğrencileri, mekanik parça üretiminde meslek lisesinin desteğinden yararlanırken farklı eğitim kademelerindeki gençler aynı mühendislik projesinde birlikte çalışma fırsatı buluyor.

Öğrenciler, bu iş birliğini şu sözlerle anlattı:

“En büyük ortağımız Başkent OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi; şu an mekanik alandaki parça üretiminde her zaman yanımızdalar ve öğrencilerle birlikte çalışıyoruz. Bu süreçte çok şey öğrendik, öğrettik; bu yolda çalıştık, çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz!”

SERİ ÜRETİM İÇİN NE GEREKİYOR?

Hidrojenli araç teknolojisini araştırma ve yarışma projelerinin ötesine taşımayı amaçlayan öğrenciler, seri üretim için gerekli koşulları ve uzun vadeli hedeflerini şöyle anlattı:

“Şu an bu araçları sanayi aşamasına taşıyıp seri üretime geçirmek çok mümkün durmuyor. Gerekli ar-ge çalışmalarını tamamlayarak önümüzdeki 5 sene içerisinde seri üretimin mümkün olacağına inanıyoruz. Bunun için araba tasarımlarında en verimli gövde için kalıp üretilmeli, sonrasında aracın mekanik ve elektronik alt sistemlerinin üretimi başlamalıdır. Bunun için de bir fabrika altyapısı kurulmalı ve ekonomik destek sağlanmalıdır.”

HİDROJENLİ ARAÇLARIN AVANTAJI, EN BÜYÜK ENGELİ

Hidrojen yakıt hücreli araçların bataryalı elektrikli araçlardan hangi yönleriyle ayrıldığını değerlendiren öğrenciler, özellikle yakıt ikmal süresine ve yüksek basınçlı hidrojen depolama teknolojisine dikkat çekti.

Öğrenciler, hidrojenli araçların çevresel etkileri ve karşılaştıkları teknik güçlükler hakkında şu değerlendirmede bulundu:

“Hidrojenli sistemler elektrikli sistemlere göre doğaya çok daha az zarar veriyor, hatta sıfır emisyon sunuyor. Elektrikli arabalar kullanım sırasında karbon salınımı yapmasa bile, ömürleri bittiğinde bataryaların imha süreci fosil yakıtlardan bile daha fazla çevre zararına yol açabiliyor; bu durumu hidrojen sistemlerinde yaşamıyoruz. Ayrıca uzun şarj sürelerini ortadan kaldırıyoruz; boş tüpü dolu tüple değiştirerek yolumuza devam edebiliyor veya tüp dolum süresini çok daha kısa tutabiliyoruz. Şu an önümüzdeki en büyük engel hidrojenin yüksek basınçta depolanmasıdır; bu sorun tamamen çözüldüğünde hiçbir engel kalmayacağına inanıyoruz.”

Ancak iki teknolojinin çevresel etkileri, yalnızca kullanım sırasındaki emisyonlarla değil, enerji üretiminden geri dönüşüme kadar bütün yaşam döngüsü dikkate alınarak değerlendiriliyor.

“BİR ŞEYİ BİZZAT YAPMADAN BİLİYORUM DİYEMEZSİN”

Hidrojenli araç geliştirme çalışmaları, üniversite öğrencilerine teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürme ve henüz meslek hayatına başlamadan gerçek mühendislik süreçlerinde deneyim kazanma fırsatı sunuyor.

HİDROKET'in kendisine kazandırdıklarını anlatan öğrenciler, şunları söyledi:

“HİDROKET bize en fazla ekip çalışması ve pratik deneyim kazandırdı. Derslerimizde teorik eğitimler alıyoruz ancak bunları birebir deneme şansımız olmuyor ve bize göre bir şeyi bizzat yapmadan 'biliyorum' diyemezsin. Biz burada sektöre atılmadan önce o bilgiye ve deneyime ulaşmış oluyoruz.”

2006 yılında başlayan çalışmalarını dokuzuncu araca taşıyan öğrenciler, şimdi onuncu araçla 2028 yılında Shell Eco-marathon'a katılarak Türkiye'yi temsil etmeyi hedefliyor. Bu hedefe ulaşmalarında mühendislik birikimlerinin yanı sıra üretim altyapısına erişim ve sanayi kuruluşlarından sağlanacak destek önemli rol oynayacak.

 

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi Muhabir: Beyza Kum
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Bakan Bayraktar açıkladı: Türkiye'den enerjiye 500 milyar dolarlık yatırım hamlesi!
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bakan Bayraktar açıkladı: Türkiye'den enerjiye 500 milyar dolarlık yatırım hamlesi!
WhatsApp
İhbar Hattı