TSKB Ekonomik Araştırmalar tarafından hazırlanan “Teknolojik Dönüşümü Anlamak” raporu, teknolojik dönüşümün küresel yatırımlar üzerindeki etkisini gözler önüne serdi. Rapora göre temiz enerji ve kritik minerallerde sıfırdan yatırımlar 2020-2025 döneminde yıllık ortalama yüzde 17 büyürken, yapay zeka altyapısı ve yapay zeka ile ilgili teknolojilerde yıllık ortalama büyüme yüzde 47’ye ulaştı.
Yapay zeka altyapısı ve ilgili teknolojiler, ileri ve hassas teknolojiler, kritik mineraller, temiz enerji ve yarı iletkenleri kapsayan stratejik sektörlerde sıfırdan yatırımlar aynı dönemde yıllık ortalama yüzde 39 artarak 576 milyar dolara yükseldi. Bu sektörlerin toplam sıfırdan yatırımlar içindeki payı 2020’de yüzde 16 iken 2025’te yüzde 44’e çıktı.
YAPAY ZEKA YATIRIMLARI HIZLA BÜYÜDÜ
Stratejik sektörler arasında en hızlı yatırım artışı yarı iletkenler ve yapay zeka tarafında gerçekleşti. Yarı iletkenlerde sıfırdan yatırımlar 2020-2025 döneminde yıllık ortalama yüzde 54, yapay zeka altyapısı ve ilgili teknolojilerde yüzde 47 büyüdü. Temiz enerji ve kritik minerallerde ise yıllık ortalama artış yüzde 17 olarak kayıtlara geçti.
Raporda, temiz enerji teknolojilerinin 2023’e kadar stratejik sektörler içindeki payını artırdığı, ancak 2024 ve 2025’te yapay zeka yatırımlarında yaşanan hızlı yükseliş sebebiyle göreli konumunu kaybettiği belirtildi. Böylece temiz enerji yatırımları büyümeye devam etmesine rağmen stratejik yatırımlar içindeki ağırlığı yapay zekadaki daha güçlü artışın gerisinde kaldı.
YATIRIMLAR YÜKSEK GELİRLİ ÜLKELERDE DAHA YOĞUN
Teknoloji yatırımlarındaki dönüşümün bir diğer boyutunu coğrafi yoğunlaşma oluşturdu. Stratejik sektörlerdeki sıfırdan yatırımların yüzde 72’si yüksek gelirli ülkelere, yüzde 18’i ise orta-yüksek gelirli ülkelere yöneldi.
En büyük üç yatırımcı ülke veya ülke grubu toplam yatırımların yüzde 72’sini gerçekleştirirken, en fazla yatırım çeken üç ülkenin payı yüzde 56 oldu. Raporda bu yoğunlaşmada ölçek ekonomileri, tedarik zinciri entegrasyonu, teknolojik kabiliyetler, teşvik rejimleri ve yerel içerik politikaları gibi unsurların etkili olduğu aktarıldı.
ENERJİ SEKTÖRÜ YAPAY ZEKA KULLANIMINDA GERİDE KALDI
Yatırımlardaki hızlı değişime karşın yapay zekanın sektörlere yayılımında belirgin farklılıklar bulunuyor. Raporda aktarılan, 15 OECD ülkesinin verilerine dayanan çalışmaya göre yapay zekanın en yoğun kullanıldığı alan bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü olurken, profesyonel ve bilimsel faaliyetler de birçok ülkede üst sıralarda yer aldı.
Buna karşılık imalat ve enerji sektörlerinde yapay zeka kullanım oranlarının belirgin ölçüde düşük olduğu görüldü. Raporda ayrıca işletme büyüklüğü arttıkça yapay zeka kullanımının da yükseldiğine, insan sermayesi ve diğer dijital teknolojilerin kullanımının bu süreçte belirleyici olduğuna işaret edildi.
GÜNEŞ, RÜZGAR VE BATARYALAR DÖNÜŞÜMÜN PARÇASI
Raporda yeşil dönüşüm, yalnızca dijitalleşmeye bağlı bir süreç olarak ele alınmadı. Fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması, net sıfır hedefi ve üretim ile tüketimde enerji verimliliğinin artırılması, yeşil dönüşümün temel unsurları arasında gösterildi.
Güneş panelleri, rüzgar türbinleri, bataryalar, elektrikli araçlar, ısı pompaları ve elektrik kazanları da yeşil dönüşümün teknolojik boyutunu temsil eden teknolojiler arasında sıralandı. Rapora göre güneş ve rüzgar teknolojilerinin ilk kullanımları 1970’lere kadar uzansa da yaygınlaşmaları esas olarak son 20 yılda gerçekleşti.