Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Veri merkezlerinde yüksek gerilim için yeni güvenlik çerçevesi

Schneider Electric, yapay zeka veri merkezlerinde gündeme gelen 800 VDC güç mimarilerindeki ark parlaması risklerini analiz etti. Çalışmada risklerin birçok durumda AC sistemlerle karşılaştırılabilir düzeyde kaldığı belirtildi.

TEKNOLOJİ 11.08.2026 13:15 Beyza Kum 133 okuma Okuma Süresi: 3 dk
Veri merkezlerinde yüksek gerilim için yeni güvenlik çerçevesi
Paylaş:
N

Schneider Electric, yapay zeka veri merkezlerinde kullanımı gündeme gelen 800 VDC güç mimarilerindeki ark parlaması risklerinin değerlendirilmesi ve yönetilmesine yönelik araştırmasının sonuçlarını açıkladı.

Şirketin çalışmasında, hiper ölçekli veri merkezi işletmecilerinin tasarım yaklaşımlarından hareketle iki farklı 800 VDC mimarisi karşılaştırıldı. Analiz, ark parlamasının etkisinin sistem mimarisi, kapasitörlerin konumu ve arızanın giderilme yöntemine göre değişebildiğini gözler önüne serdi.

800 VDC SİSTEMLERDE RİSK YÖNETİLEBİLİR SEVİYEDE

Araştırmada, kapasitör etkisinin yüksek olduğu varsayımlarda 800 VDC sistemlerdeki ark parlaması riskinin yönetilebilir olduğu ifade edildi.

Risk seviyesinin birçok durumda yaygın alternatif akım sistemleriyle karşılaştırılabilir düzeyde kaldığı sonucuna ulaşıldı.

Yapay zeka veri merkezlerinde güç yoğunluğunun artmasıyla 800 VDC mimarileri öne çıkarken, bu altyapının 400 kilovat ve üzerindeki bilgi teknolojileri kabinlerini desteklemesi amaçlanıyor.

Daha yüksek çalışma gerilimleri ise arıza davranışı, koruma koordinasyonu ve güvenli çalışma uygulamalarının ayrıntılı olarak değerlendirilmesini gerektiriyor.

İKİ FARKLI 800 VDC MİMARİSİ İNCELENDİ

Çalışmada, kabin ve tesis seviyesindeki iki farklı 800 VDC mimarisi standartlara dayalı yöntemler, geçici durum simülasyonları ve sistem seviyesinde modellemeyle değerlendirildi.

Kabin seviyesindeki “sidecar” ya da güç kabini mimarisine ilişkin senaryoda, koruma cihazı bulunmadığı varsayımında maruz kalınan enerji seviyesinin santimetrekare başına 1,2 kalori olarak referans alınan kişisel koruyucu ekipman eşiğinin altında kaldığı tespit edildi.

Tesis seviyesindeki merkezi 800 VDC mimarisinde ise aşırı akım korumasının bulunmadığı durumda maruz kalınan enerji seviyesinin kabin seviyesindeki tasarımlardan daha yüksek olabileceği belirlendi.

KAPASİTÖR DEŞARJI İLK MİLİSANİYELERDE BELİRLEYİCİ

Analizde, ters akımı engelleyen diyotların farklı noktalarında meydana gelen arızaların geri besleme, tepe akımı ve ark parlaması üzerindeki etkileri de incelendi.

Arıza katkısının standart koruma cihazlarıyla süre bakımından sınırlandırılması halinde, ark parlaması enerjisinin çalışma ortamlarına uygun seviyelere indirilebildiği ve yaygın AC mimarileriyle karşılaştırılabilir hale gelebildiği ifade edildi.

Araştırmaya göre 800 VDC sistemlerde olayın ilk milisaniyelerinde kapasitör deşarjı ark parlaması üzerinde belirleyici rol oynuyor.

Sistem mimarisi, kapasitörlerin konumu, ters akımı engelleyen bileşenler ve milisaniye ölçeğinde çalışan koruma sistemleri de risk seviyesini doğrudan etkiliyor.

BASİTLEŞTİRİLMİŞ YÖNTEMLER RİSKİ YÜKSEK GÖSTEREBİLİYOR

ETAP’ın geçici durum simülasyonu ve güç sistemi analiz araçları kullanılarak gerçekleştirilen modellemelerde, DC sistemlerde uygulanan basitleştirilmiş ark parlaması analiz yöntemlerinin kapasitör etkisinin yüksek olduğu sistemlerde riski olduğundan fazla tahmin edebildiği sonucuna ulaşıldı.

Schneider Electric ayrıca 800 VDC sistemlerde bakım çalışmalarının güvenli biçimde gerçekleştirilmesine yönelik “live swap” teknolojileri üzerinde de testler yaptı.

Bu teknoloji, sistem çalışmaya devam ederken bazı güç bileşenlerinin değiştirilmesine imkan sağlıyor.

KUMAR: SEKTÖRÜN DAHA YÜKSEK GERİLİME GÜVENLİ GEÇİŞİNİ DESTEKLİYORUZ

Schneider Electric Güvenli Güç ve Veri Merkezlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Manish Kumar, 800 VDC güç dağıtımının veri merkezi tasarımında önemli bir değişimi temsil ettiğini belirtti.

Kumar: “Dünyanın önde gelen hiper ölçekli veri merkezi işletmecilerinden bazılarıyla yürüttüğümüz çalışmalar, mühendislere ve güvenlik profesyonellerine ark parlaması risklerini değerlendirmek için ilk pratik çerçevelerden birini sunuyor. Bu yaklaşım, arıza davranışını anlamak, güvenli çalışma uygulamalarını oluşturmak ve etkili koruma sistemleri tasarlamak için yapılandırılmış bir yöntem sağlıyor. Amacımız, sektörün daha yüksek gerilimli mimarilere güvenli ve emin adımlarla geçmesine yardımcı olmak” ifadelerini kullandı.

ETAP Üst Yöneticisi Tanuj Khandelwal da gerçek riskin doğru biçimde değerlendirilebilmesi için sistem topolojisi, arıza davranışı, koruma koordinasyonu, dönüştürücü tepkileri, anahtarlama mantığı ve aktif koruma sistemlerinin birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi Muhabir: Beyza Kum
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Yeşil taksonomi nedir?
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Yeşil taksonomi nedir?
WhatsApp
İhbar Hattı